
Dram, Suç
Laleli’de demirlemiş bir kum kosterinde (gemi) geçen film, toplumdan izole olmuş dört denizcinin hikâyesini anlatır. Kaptan (Erkan Can), mürettebatın hem babası hem de mutlak otoritesidir. Bir gece, mürettebattan birinin parasını çaldırması ve ardından gelişen olaylar silsilesiyle gemiye kaçırılan bir seks işçisi kadın, gemideki tüm dengeleri altüst eder.
Kaptanın otoritesi altında uyuşturucu, alkol ve suçla örülü bir gece başlar. Ancak bu sıradan bir suç hikâyesi değildir; vicdanın sustuğu, ahlakın buharlaştığı ve şiddetin sessizce geminin her köşesine sızdığı bir çöküş öyküsüdür. Yönetmen Serdar Akar, gemiyi küçük bir Türkiye metaforuna dönüştürerek; otoriteyi, erkeklik krizlerini ve toplumsal çürümeyi en çıplak haliyle masaya yatırır.
Erkan Can’ın Devleşen Performansı: Can, "Kaptan" rolüyle Türk sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden birini yaratmıştır. Arka arkaya sıraladığı tiratları bugün bile ezbere bilinir.
Dilin Çiğliği: Film, sokak dilini ve argoyu sansürsüz, en doğal haliyle kullanarak o dönem için devrim niteliğinde bir gerçekçilik yakalamıştır.
Laleli’de Bir Azize ile Bağlantı: Film, aynı dönemde çekilen Laleli’de Bir Azize filmiyle kesişen bir hikâyeye sahiptir; bu yönüyle Türk sinemasında nadir görülen bir "paralel evren" örneğidir.
Atmosfer: Geminin paslı, karanlık ve dar koridorları, karakterlerin ruhsal sıkışmışlığını mükemmel bir şekilde yansıtır.
Türk Sinemasının Kırılma Noktasını Görmek İçin: 90'lı yılların sonunda sinemamızın nasıl kabuk değiştirdiğini anlamak için izlenmesi gereken ilk filmlerdendir.
Karakter Odaklı Dram Sevenlere: Sadece olay örgüsüne değil, insan psikolojisinin en karanlık noktalarına odaklanan yapımlardan hoşlananlar için.
Kült Diyaloglar: Sinema sohbetlerinde sık sık karşınıza çıkacak olan o meşhur repliklerin kaynağına inmek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...