

Lara

Mathias

Milo

Lewis

Dr. Naert

Dr. Pascal

Christine

Lois
Alain

Hannah
Kız (Girl), on beş yaşındaki Lara’nın hikayesini merkezine alır. Lara, profesyonel bir balerin olma hayaliyle prestijli bir dans akademisine kabul edilir. Ancak bu sadece fiziksel bir yetenek sınavı değil, aynı zamanda Lara’nın trans bir birey olarak kimliğini inşa etme sürecindeki en zorlu dönemecidir. Bir yandan ergenliğin getirdiği değişimlerle, diğer yandan balenin katı ve kusursuz beden disipliniyle mücadele ederken, geçirmeyi planladığı cinsiyet uyum operasyonu için sabırsızlanmaktadır.
Lara’nın bu yolculuğunda en büyük destekçisi, ona sonsuz şefkatle yaklaşan babasıdır. Ancak dış dünyadaki anlayışa rağmen, Lara’nın asıl savaşı kendi sabırsızlığı ve bedeniyle olan uyumsuzluğudur. Hormon tedavisinin yavaşlığı ve balenin vücuduna yüklediği ağır stres, onu hem ruhsal hem de fiziksel olarak sınırlarına kadar iter. Film, bir genç kızın kendi gerçekliğini kucaklama çabasını, hiçbir süslemede bulunmadan, tüm çıplaklığıyla ve sarsıcı bir dürüstlükle ele alır.
Victor Polster, Lara karakterindeki performansıyla sinema dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Polster, aslında profesyonel bir dansçı olması sayesinde bale sahnelerindeki disiplini ve karakterin iç dünyasındaki sessiz ama yakıcı acıyı muazzam bir hassasiyetle yansıtıyor. Bu rol, ona Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Oyuncu ödülünü kazandırdı.
Arieh Worthalter, Lara’nın babası Mathias rolünde, modern sinemanın en etkileyici baba figürlerinden birini çiziyor. Sabırlı, anlayışlı ve kızının her adımında yanında olan bu baba karakteri, filmin duygusal dengesini sağlıyor. Diğer oyuncular ise bir bale akademisinin rekabetçi ve bazen acımasız olabilen atmosferini başarıyla tamamlıyor.
Yönetmen Lukas Dhont, ilk uzun metrajlı filmi olan Kız ile sinemaya oldukça cesur ve vizyoner bir giriş yaptı. Dhont’un kamerası, Lara’nın bedenine ve hislerine o kadar yakın duruyor ki, izleyici olarak onun her bir parmak ucundaki acıyı hissedebiliyorsunuz. Film, dramatik yapısını büyük çatışmalardan ziyade, karakterin içsel huzursuzluğu üzerine kuruyor. Minimalist yaklaşımı, gerçekçi atmosferi ve görsel diliyle Kız, son yılların en çok konuşulan yabancı film örneklerinden biri haline geldi.
Kimlik arayışı, büyüme sancıları ve bedensel dönüşüm temalarına ilgi duyan izleyiciler için Kız sarsıcı bir deneyim sunacaktır. Eğer karakterin psikolojik derinliğine odaklanan, yüzeysel olmayan bir dram arıyorsanız, bu yapım sizi derinden etkileyecek. Bale dünyasının disiplinini ve arka planını merak edenler ile modern Avrupa sinemasının yeni yeteneklerini keşfetmek isteyen her sinemasever bu filme bir şans vermelidir.
Film, trans bir bireyin yaşadığı süreci "mağduriyet" üzerinden değil, büyük bir irade ve tutku üzerinden anlatıyor. Lara’nın baleye duyduğu sevda ile bedenini dönüştürme arzusu arasındaki paralellik, izleyiciye empati kurmanın ötesinde bir deneyim yaşatıyor. Özellikle final sahneleriyle uzun süre hafızalardan silinmeyecek, tartışılacak ve düşündürecek bir güce sahip.
Kimlik ve Beden: Kişinin hissettiği kimlik ile sahip olduğu biyolojik beden arasındaki çatışma.
Sabır ve Disiplin: Hem bale sanatının hem de tıbbi dönüşüm sürecinin gerektirdiği ağır bedeller.
Baba-Evlat İlişkisi: Koşulsuz sevgi ve anlayışın iyileştirici gücü.
Lara’nın azmini ve büyüme hikayesini sevdiyseniz, bir başka dans temalı başyapıt olan Billy Elliot’ı veya kimlik arayışını şiirsel bir dille anlatan Moonlight filmini izleyebilirsiniz. Ayrıca, bir gencin kendini bulma sürecindeki zorlukları benzer bir hassasiyetle işleyen Tomboy veya And Then We Danced, bu sanat filmi deneyimini pekiştirecek nitelikli önerilerdir.
Yönetmen Lukas Dhont, filmin senaryosunu, profesyonel bir balerin olmak isteyen trans bir genç kızın gerçek hayat hikayesinden esinlenerek yazmıştır.
Başrol oyuncusu Victor Polster, çekimler sırasında henüz 15 yaşındaydı ve film için hem oyunculuk hem de profesyonel düzeyde bale eğitimi aldı.
Film, Cannes Film Festivali’nde en iyi ilk filme verilen "Altın Kamera" (Caméra d'Or) ödülünü kazanmıştır.
Evet, başrol oyuncusu Victor Polster gerçek bir balettir; filmdeki tüm dans ve çalışma sahneleri herhangi bir dublör kullanılmadan çekilmiştir.
Evet, hikayenin temel ilham kaynağı, yönetmen Dhont'un 15 yaşındayken gazete haberinde okuduğu ve sonradan yakın dostluk kurduğu balerin Nora Monsecour'dur.
Film genel olarak büyük bir beğeni alsa da, bazı kesimler trans bir karakterin trans olmayan bir oyuncu tarafından canlandırılmasını ve finalin sertliğini tartışmaya açmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...