

Katherine G. Johnson

Dorothy Vaughan

Mary Jackson

Al Harrison

Vivian Mitchell

Paul Stafford

Jim Johnson

John Glenn

Joylette Johnson

Constance Johnson
1960’ların başında, Soğuk Savaş’ın en hararetli döneminde ABD ve Sovyetler Birliği arasında kıyasıya bir uzay yarışı yaşanmaktadır. NASA, astronot John Glenn’i yörüngeye göndererek bu yarışı kazanmanın yollarını ararken, kurumun geri planında "insan bilgisayarlar" olarak adlandırılan bir grup yetenekli matematikçi çalışmaktadır. Katherine Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson, NASA’nın Batı Bilgi İşlem biriminde çalışan, deha seviyesinde zekaya sahip üç siyahi kadındır.
O dönemde yürürlükte olan ayrımcı yasalar ve toplumsal ön yargılar nedeniyle, bu üç kadın hem ırksal hem de cinsiyet temelli ağır engellerle karşılaşırlar. Katherine, karmaşık yörünge hesaplamalarını yapmak için beyazların bulunduğu ana merkeze gönderildiğinde, sadece matematiksel problemlerle değil, her gün kilometrelerce yürümek zorunda kaldığı "renkli" tuvalet ayrımıyla da savaşır. Hidden Figures, bu üç kadının zekalarıyla duvarları yıkışını ve insanlığın yıldızlara ulaşmasını sağlayan o gizli imzayı gün yüzüne çıkarıyor.
Taraji P. Henson, matematik dehası Katherine Johnson rolünde, karakterin utangaç ama sarsılmaz kararlılığını muazzam bir içtenlikle yansıtıyor. Henson’ın canlandırdığı Katherine, izleyicide büyük bir hayranlık uyandırırken, Octavia Spencer, liderlik vasıflarıyla öne çıkan Dorothy Vaughan rolüyle filme güç ve denge katıyor. Janelle Monáe ise, NASA’nın ilk siyahi kadın mühendisi olma yolunda mahkemelere meydan okuyan Mary Jackson karakterine cesur ve enerjik bir ruh üflüyor.
Kevin Costner, NASA uzay programı direktörü Al Harrison rolüyle, liyakat ve adaleti her şeyin üstünde tutan rasyonel bir lider portresi çiziyor. Özellikle ayrımcı tabelaları balyozla yıktığı sahne, filmin en ikonik anlarından biri olarak hafızalara kazınıyor. Jim Parsons ve Kirsten Dunst ise dönemin katı toplumsal yapısını ve önyargılı sistemini temsil eden performanslarıyla hikayenin çatışma dozajını artırıyorlar.
Yönetmen Theodore Melfi, Hidden Figures ile hem eğitici hem de son derece eğlenceli olmayı başaran nadir bir dönem biyografisine imza atıyor. Film, ağır bir dramın içinde boğulmak yerine, zafer duygusunu ve umudu ön plana çıkaran parlak bir anlatım dilini tercih ediyor. Bir macera filmleri temposunda ilerleyen uzay yarışı sekansları, karakterlerin kişisel zaferleriyle harmanlandığında ortaya sürükleyici bir tempo çıkıyor. Görsel dilin canlılığı ve Pharrell Williams imzalı müzikler, filmin 1960'ların ruhunu yansıtan enerjik atmosferini destekliyor.
Bilim tarihine, kadın hakları mücadelelerine ve gerçek başarı hikayelerine ilgi duyan herkes bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "zayıf olanın zaferi" (underdog) temalı hikayelerden keyif alıyorsanız ve sistemin haksızlıklarına karşı zekanın kazandığı savaşları seviyorsanız, Hidden Figures sizin için harika bir motivasyon kaynağı olacaktır. Özellikle eğitim çağındaki gençler ve matematik tutkunları için ilham verici bir gerilim filmleri dozajında merak uyandırıcı bir yapım.
Bu film, tarihin gölgesinde kalmış kahramanlara hak ettikleri saygı duruşunu sunuyor. Uzay yolculuğunun sadece roketlerden ve astronotlardan ibaret olmadığını, asıl mucizenin kağıt ve kalemle yapılan o devasa hesaplamalarda gizli olduğunu gösteriyor. İnsan iradesinin, ayrımcı yasalar ve toplumsal barikatlar karşısında nasıl dimdik durabildiğini izlemek, izleyiciye büyük bir duygusal tatmin ve farkındalık kazandırıyor.
Zekanın Evrenselliği: Yeteneğin ve zekanın ırk veya cinsiyet tanımadığı gerçeği.
Sistemik Irkçılık: Yasalarla desteklenen ayrımcılığın bireylerin günlük hayatındaki engelleyici etkisi.
Kadın Dayanışması: Erkek egemen bir dünyada üç kadının birbirine destek olarak zirveye tırmanışı.
Azim ve Kararlılık: İmkansız görülen hedeflere ulaşmak için gösterilen sarsılmaz direnç.
Bu ilham verici başarı hikayesini sevdiyseniz, benzer şekilde dahi zihinlerin mücadelesini anlatan The Imitation Game (Yapay Oyun) veya kadın hakları mücadelesini odağına alan Suffragette (Diren!) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca NASA ve uzay temalı diğer güçlü yapımlar olan Apollo 13 veya First Man, benzer bir gerilim filmleri atmosferi ile sinema deneyiminizi zenginleştirecektir.
Katherine Johnson, film vizyona girdiğinde 98 yaşındaydı ve 2017 Oscar törenine bizzat katılarak sahnede onurlandırılmıştır. Film, Margot Lee Shetterly'nin aynı adlı kurgu dışı kitabından uyarlanmıştır. Gerçek hayatta Katherine Johnson, hesaplamaları o kadar güvenilirdi ki astronot John Glenn, elektronik bilgisayarların sonuçlarını onaylaması için bizzat Katherine’in rakamları kontrol etmesini istemiştir.
Evet, film gerçek bir hikayeye dayanmaktadır. Katherine Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson, NASA tarihinde ve uzay yarışında kilit roller oynamış gerçek bilim insanlarıdır.
Dorothy, bilgisayarların gelecekte kendi işlerini (insan bilgisayarların işini) elinden alacağını öngörmüş ve ekibini erkenden programlama dili olan Fortran'ı öğrenmeye teşvik ederek onları vazgeçilmez kılmıştır.
O dönemde bilgisayar teknolojisi yeni olduğu için hata payı yüksekti. Glenn, hayatını emanet ettiği yörünge hesaplamalarında makinelere değil, Katherine Johnson’ın hata kabul etmeyen matematiksel zekasına güvenmeyi tercih etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...