Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Belgesel
1977 yapımı bu ödüllü kısa belgesel, yirmi yaşındayken bir ağaca tırmanırken düşen ve boyundan aşağısı felç olan Mark Hicks'in ilham verici yaşam öyküsüne odaklanıyor. Hicks, ellerini kullanamamasına rağmen pes etmemiş ve fırçasını ağzıyla tutarak resim yapmaya başlamıştır. Film, sanatçının Los Angeles'taki California Eyalet Üniversitesi'ndeki ilk büyük sergisine hazırlık sürecini ve bu süreçte yaşadığı fiziksel ve zihinsel zorlukları dürüst bir dille izleyiciye aktarıyor.
Hicks'in eserleri, sadece bir engellinin başarısı olarak değil, sanatsal derinliği ve teknik becerisiyle de takdir toplamaktadır. Film, yerçekimini sadece fiziksel bir düşman olarak değil, insan ruhunun özgürleşmesi önündeki sembolik bir engel olarak ele alıyor. Sanatçının günlük rutininden hastane sahnelerine, tuvalleri üzerindeki titiz çalışmasından iç dünyasındaki fırtınalara kadar her anı kaydeden yapım, bir belgesel olmanın ötesinde bir yaşam manifestosu sunuyor.
Bu yapım gerçek bir hayat hikâyesini anlattığı için başrolde bizzat sanatçı Mark Hicks yer alıyor. Hicks'in kamera karşısındaki doğal tavrı, fırçayı ağzıyla kullanırken sergilediği inanılmaz konsantrasyon ve hayata karşı geliştirdiği bilgece bakış açısı izleyiciyi derinden etkiliyor. Ona bu yolculuğunda eşlik eden ailesi, öğretmenleri ve arkadaşları da belgeselde kendileri olarak yer alıyorlar.
Yönetmen John Joseph ve yapımcı Jan Stussy, Mark Hicks'in hayatındaki dramı sömürmeden, onun sanatsal dehasını ve bireysel iradesini merkeze koyan bir anlatım dili geliştirmişlerdir. Bu yaklaşım, yapıma bir biyografi niteliği kazandırırken, Mark'ın "engelli sanatçı" etiketinden sıyrılıp sadece "sanatçı" olarak anılmasını sağlıyor.
Gravity Is My Enemy, 1978 yılında "En İyi Kısa Belgesel" dalında Oscar kazanarak başarısını dünya çapında duyurmuştur. Filmin gücü, Mark Hicks'in resimlerinin barındırdığı çiğ gerçeklik ile sanatçının naif kişiliği arasındaki dengeden gelmektedir. Siyah-beyaz ve renkli sahnelerin kullanımı, sanatçının kısıtlı dünyası ile tuvallerindeki geniş evren arasındaki tezatı başarıyla vurguluyor. Yapım, bir insanın başına gelebilecek en ağır trajedilerden birinin nasıl bir yaratıcılık kaynağına dönüşebileceğini kanıtlıyor.
Sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücüne tanıklık etmek isteyen herkes bu belgeseli mutlaka izlemeli. Fiziksel engellerin bir engel değil, sadece farklı bir çalışma disiplini olduğunu görmek isteyenler ve gerçek bir azim öyküsü arayan izleyiciler yapımdan büyük ilham alacaktır. Ayrıca resim sanatına ilgi duyanlar ve insan psikolojisinin sınırlarını merak edenler için bu kısa ama yoğun belgesel benzersiz bir kaynak niteliğindedir.
Bu film, hayata dair şikayet ettiğimiz pek çok küçük sorunun, bir insanın yaşama tutunma arzusu yanında ne kadar önemsiz olduğunu hatırlatıyor. Mark Hicks'in fırça darbeleriyle yerçekimine meydan okuyuşu, izleyiciye kendi potansiyelini sorgulama cesareti veriyor. Sadece 26 dakika süren bu yapım, saatlerce süren pek çok dramadan daha derin bir iz bırakmayı başarıyor.
İrade ve Azim: Fiziksel imkansızlıkların sanatsal yaratıcılık önünde engel olamaması.
Sanatın Katarsisi: Acının ve kısıtlanmışlığın sanat yoluyla dışa vurulması ve iyileşme süreci.
Yerçekimi Metaforu: İnsanı aşağı çeken her türlü fiziksel ve ruhsal baskıya karşı verilen mücadele.
Eğer fiziksel engellere rağmen sanata tutunan insanların hikâyeleri ilginizi çekiyorsa, Daniel Day-Lewis'in başrolünde olduğu biyografi türündeki My Left Foot (Sol Ayağım) kesinlikle izlenmesi gereken bir diğer klasiktir. Ayrıca benzer bir azim temasını işleyen belgeseller arasından Who Are the DeBolts? da listenize eklenebilir.
Filmin başrolündeki Mark Hicks, ne yazık ki belgesel Oscar kazandıktan kısa bir süre sonra hayata gözlerini yummuştur. Bu durum, filmi onun için bir veda ve ölümsüz bir anıt haline getirmiştir. Yapım, o dönem engelli hakları ve engellilerin sanat dünyasındaki yeri konusunda büyük bir farkındalık yaratmış, pek çok eğitim kurumunda ders materyali olarak kullanılmıştır.
Mark, kaza sonrası ellerini kullanamadığı için özel bir aparat yardımıyla fırçayı ağzında tutarak, boyun ve kafa hareketleriyle son derece detaylı ve teknik açıdan kusursuz eserler üretiyordu.
Bu isim, Mark’ın felç kalmasına neden olan kazanın yerçekimi etkisiyle gerçekleşmesine ve sanatçının hayatı boyunca bu fiziksel kuvvete karşı her gün verdiği savaşa atıfta bulunur.
Gravity Is My Enemy, yaklaşık 26 dakikalık bir kısa belgeseldir ancak bu kısa sürede bir insanın tüm hayat felsefesini aktarmayı başarır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...