

Ramo

Havar

Mamo

Davut

Haydar

Kadri

Cuma

Musto

Tuana

Berat
Doğu Anadolu’da, yüksek dağların arasındaki köylerinde huzur içinde yaşayan Altun ailesi, bölgede tırmanan terör ve çatışmalar nedeniyle kendilerini bir anda büyük bir kaosun ortasında bulur. Köylerini terk etmek zorunda kalan aile, iki farklı kader yoluna sapar: Bir grup, büyük umutlarla Avrupa’ya (Norveç) sığınmaya çalışırken; diğer grup ise İstanbul’un karmaşasında hayata tutunmaya gayret eder.
Ancak ne Avrupa'nın soğuk sokakları ne de İstanbul'un devasa binaları onlara aradıkları huzuru vermez. Film; töre cinayetlerinden kimlik arayışına, engelli olmanın zorluklarından mülteciliğe kadar pek çok toplumsal yarayı tek bir ailenin trajedisi üzerinden işler. Güneşi Gördüm, aslında sadece bir ailenin değil, güneşin doğduğu topraklardan göç etmek zorunda kalan binlerce insanın ortak ağıtıdır.
Filmin yönetmenliğini de üstlenen Mahsun Kırmızıgül, Ramo karakteriyle hikâyenin dramatik yükünü sırtlanırken; kadrodaki dev isimler filmin etkisini katlıyor. Demet Evgar, Altan Erkekli, Cemal Toktaş, Şerif Sezer ve Yıldız Kültür gibi usta oyuncular, karakterlerin yaşadığı çaresizliği ve umudu izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor.
Özellikle Cemal Toktaş'ın canlandırdığı Kadri karakterinin kimlik mücadelesi ve Demet Evgar'ın sergilediği güçlü performans, filmin editoryal olarak en çok konuşulan unsurları arasında yer alıyor. Oyuncuların bu denli geniş bir yelpazede, farklı coğrafyalara dağılmış karakterleri samimiyetle canlandırması, filmi bir "yıldızlar geçidi" haline getiriyor.
Vizyona girdiği dönemde büyük yankı uyandıran yapım, sinematografik açıdan Türkiye’nin en yüksek bütçeli ve profesyonel işlerinden biridir. Dağ sahnelerindeki sertlik ile Avrupa sahnelerindeki yabancılaşma duygusu arasındaki görsel zıtlık, yönetmenlik başarısını ortaya koyuyor. Dram filmi türünün tüm ağırlığını taşıyan yapım, yer yer kullanılan melodram unsurlarıyla izleyiciyi ağlatırken, bir yandan da sert toplumsal eleştiriler yapmaktan geri durmuyor.
Toplumsal gerçekçi hikâyelerden hoşlanan, Türkiye’nin yakın tarihindeki göç ve kimlik meselelerine ilgi duyan her izleyici bu filmi mutlaka görmeli. Eğer "Beyaz Melek" veya "New York'ta Beş Minare" gibi çok karakterli ve geniş kapsamlı yerli film örneklerini seviyorsanız, Güneşi Gördüm sizin için unutulmaz bir deneyim olacaktır. Duygusal yoğunluğu oldukça yüksek olduğu için mendillerinizi hazırlamanızda fayda var.
Film, izleyiciyi empati kurmaya zorlarken; önyargıların, törelerin ve savaşın insan hayatını nasıl birer enkaza çevirdiğini gösteriyor. 2025 yılındaki yenilenmiş gösterimleri, bu kült eseri günümüzün "mülteci ve göç" sorunlarıyla yeniden okumak adına harika bir fırsat sunuyor. Müzikleri, oyunculukları ve etkileyici finaliyle Güneşi Gördüm, Türk sinemasının en cesur projelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Zorunlu Göç: Köyden kente ve ülkeden ülkeye savrulan hayatların dramı.
Töre ve Modernite: Geleneksel baskılar ile modern dünyanın sunduğu özgürlükler arasındaki çatışma.
Kardeşlik ve Sadakat: Parçalanan bir ailenin birbirine olan uzak ama kopmaz bağları.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...