

Perry Makepeace

Dima

Hector

Gail Perkins

Aubrey Longrigg

Luke

Billy Matlock

Tamara

Natasha

Niki
Hain, tatil için Fas’ta bulunan Oxford akademisyeni Perry ve başarılı bir avukat olan eşi Gail’in hikayesini odağına alıyor. Tatilleri sırasında Perry, Dima adında karizmatik ve gizemli bir Rus adamla tanışır. Ancak Dima sıradan bir turist değil, Rus mafyasının en üst düzey kara para aklayıcısıdır. Dima, ailesinin hayatının tehlikede olduğunu bildiği için Batı'ya sığınmak istemekte ve bunun için elindeki çok değerli bilgileri İngiliz istihbaratına ulaştırmak için Perry’den yardım talep eder.
Perry ve Gail, başlangıçta sadece insani bir yardım olarak gördükleri bu teklifin ardından, kendilerini MI6 ile Rus mafyası arasındaki ölümcül bir satranç oyununun tam ortasında bulurlar. Fas'tan Londra'ya, oradan da Alpler'in karlı zirvelerine uzanan bu tehlikeli yolculukta, kimin gerçekten güvenilir olduğu ve sadakatin sınırı sorgulanır. Film, bir yandan yüksek gerilimli bir kaçış hikayesi sunarken diğer yandan siyasetin ve finans dünyasının kirli arka odalarına ayna tutuyor.
Filmin başrollerinde, her biri karakterinin ağırlığını başarıyla taşıyan güçlü isimler yer alıyor. Perry rolünde izlediğimiz Ewan McGregor, naif ama vicdanlı bir akademisyenin içindeki cesareti keşfetme sürecini çok doğal bir şekilde yansıtıyor. Ona eşlik eden Naomie Harris, Gail karakteriyle hem eşine olan güvenini sorgulayan hem de kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan bir kadın portresi çiziyor.
Filmin en dikkat çekici performansı ise şüphesiz Dima rolündeki Stellan Skarsgård’dan geliyor. Skarsgård, gürültülü, korkutucu ama ailesi için her şeyi göze alan o kaotik Rus karakterini muazzam bir enerjiyle canlandırıyor. İngiliz istihbarat görevlisi Hector rolünde izlediğimiz Damian Lewis ise, sistemin dışına itilmiş ama görev bilinciyle hareket eden soğuk ve hesapçı tavrıyla editoryal bir derinlik sağlıyor.
Yönetmen Susanna White, ünlü casusluk romanları yazarı John le Carré’nin eserinden uyarlanan bu yapımda, klasik bir gerilim atmosferini modern bir sinema diliyle birleştiriyor. Film, aksiyon sahnelerinden ziyade karakterler arasındaki gerilime ve psikolojik savaşa odaklanıyor. Sinematografi, Fas’ın sıcak renklerinden Avrupa’nın soğuk ve gri tonlarına geçerek hikayenin ruh halindeki değişimi başarıyla destekliyor. Tempo, bir le Carré uyarlamasından beklendiği üzere, zekice kurgulanmış diyaloglarla beslenen ağırbaşlı ama sürükleyici bir çizgide ilerliyor.
Casusluk türündeki derinlikli hikayeleri, siyasi entrikaları ve "sıradan insanın olağanüstü durumlardaki sınavı" temasını sevenler için bu platform filmi harika bir seçenek. James Bond tarzı saf aksiyon yerine, daha gerçekçi ve ayakları yere basan casusluk dramalarını tercih eden izleyici profili bu yapımdan büyük keyif alacaktır.
Hain, sadece bir suç hikayesi değil, aynı zamanda ahlaki seçimler ve dürüstlük üzerine kurulu bir yapım. John le Carré’nin o meşhur "kimse göründüğü kadar masum değildir" temasını başarıyla işleyen film, izleyiciyi son ana kadar "Perry ve Gail bu işten nasıl sıyrılacak?" sorusuyla koltuğuna çiviliyor. Güçlü oyunculuklar ve uluslararası mekanların yarattığı atmosfer filmi benzerlerinden bir adım öne çıkarıyor.
Güven ve Sadakat: Hiç tanımadığınız birinin hayatı için kendi hayatınızı riske atıp atmayacağınızın sorgulanması.
Kirli Siyaset: Devlet çıkarlarının ve büyük sermayenin bireylerin hayatı üzerindeki ezici gücü.
Aile: Dima karakteri üzerinden, her ne kadar suçlu olsa da ailesini koruma içgüdüsünün kutsallığı.
Vicdan: Perry’nin akademik dünyasından çıkıp, sadece doğru olanı yapmak için verdiği kişisel mücadele.
Eğer bu tarzdaki casusluk hikayelerini sevdiyseniz, yine bir le Carré uyarlaması olan Tinker Tailor Soldier Spy (Köstebek) veya A Most Wanted Man (İnsan Avı) filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca gerilimin hiç düşmediği The Ghost Writer (Hayalet Yazar) da benzer bir atmosfer sunmaktadır.
Film, casusluk edebiyatının efsane ismi John le Carré’nin 2010 yılında yayımlanan aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Çekimler Fas, Londra, Paris, Alpler ve Bern dahil olmak üzere beş farklı ülkede ve çok sayıda şehirde gerçekleştirilerek uluslararası bir atmosfer yaratılmıştır.
Stellan Skarsgård, canlandırdığı Dima karakteri için yoğun bir Rus aksanı çalışması yapmıştır.
Hayır, film John le Carré’nin kurgusal bir casusluk romanına dayanmaktadır; ancak yazarın kendisi eski bir istihbaratçı olduğu için anlattığı dünyalar oldukça gerçekçidir.
Film bir aksiyon fırtınası değil, daha çok gerilim ve casusluk üzerine kurulu bir dramdır; ancak hikaye ilerledikçe gerginlik ve tehlike seviyesi artmaktadır.
Özellikle Stellan Skarsgård ve Ewan McGregor arasındaki kimya filmin temel taşını oluşturuyor ve hikayenin inandırıcılığını artırıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...