
Rachel Keller (Naomi Watts) ve oğlu Aidan, Seattle'da yaşadıkları dehşet verici olayların ardından geçmişi arkada bırakmak umuduyla Oregon’un sakin kasabası Astoria’ya taşınırlar. Ancak huzurları uzun sürmez. Kasabada gizemli bir cinayet işlendiğinde ve olay yerinde tanıdık bir video kaset bulunduğunda, Rachel, Samara’nın geri döndüğünü ve intikamından kaçış olmadığını anlar.
Bu kez Samara, sadece bir kaset aracılığıyla öldürmekle kalmaz; doğrudan Aidan’ın bedenini ele geçirerek fiziksel dünyaya tamamen yerleşmeye çalışır. Rachel, oğlunu kurtarmak için Samara’nın trajik ve karanlık geçmişine dair daha derin sırlar bulmak üzere efsanenin doğduğu yere geri dönmek ve bu laneti sonsuza dek bitirmenin bir yolunu bulmak zorundadır.
Naomi Watts (Rachel Keller): Oğlunu korumak için her şeyi göze alan, çaresizlik ile cesaret arasında gidip gelen anne rolünde yine çok etkileyici.
David Dorfman (Aidan Keller): Ürkütücü derecede sakin ve olgun tavırlarıyla, Samara’nın etkisindeki çocuğu başarıyla canlandırıyor.
Sissy Spacek: Samara’nın biyolojik annesi Evelyn rolünde kısa ama filmin gizemini artıran sarsıcı bir performans sergiliyor.
Mary Elizabeth Winstead & Emily VanCamp: Kariyerlerinin başındaki iki aktris, filmin gerilim dozunu artıran yan karakterler olarak karşımıza çıkıyor.
Hideo Nakata Dokunuşu: Yönetmen Nakata, Amerikan tarzı "jump-scare" sahnelerinden ziyade, Japon korku sinemasına özgü o tekinsiz, yavaş yavaş yükselen ve insanın içine işleyen atmosferi başarıyla kuruyor.
Görsel Efektler: Özellikle "geyik saldırısı" sahnesi ve Samara’nın suyla olan ürpertici etkileşimleri, dönemi için oldukça iddialı ve akılda kalıcıdır.
Samara’nın Geçmişi: İlk filmde havada kalan pek çok soru işareti (Samara neden böyle oldu? Gerçek ailesi kimdi?) bu filmde yanıt buluyor.
Anne-Oğul Bağının Sınanması: Film, bir annenin "kendi çocuğu gibi görünen ama aslında olmayan" bir varlıkla mücadelesindeki psikolojik gerilimi iyi işliyor.
Kaçınılmazlık: Ne kadar uzağa giderseniz gidin, geçmişin ve travmaların sizi bulacağı gerçeği.
Annelik İçgüdüsü: Kötülüğe karşı durabilecek tek gücün bir annenin sevgisi ve koruma içgüdüsü olduğu.
Su ve Hafıza: Samara ile özdeşleşen suyun, hem yaşamın hem de ölümün (ve kederin) taşıyıcısı olması.
Film, vizyona girdiği hafta sonu Amerika'da 35 milyon dolarlık bir hasılatla bir numaraya yerleşerek büyük bir ticari başarı elde etmiştir. Eleştirmenler hikâyeyi ilk filmin gerisinde bulsa da, Hideo Nakata'nın yarattığı görsel dil ve Naomi Watts'ın performansı türün meraklıları tarafından takdirle karşılanmıştır.
Toplam 2 adet


Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...