

Mert

-

Semra

-

Muazzez Hanım

Esat Bey

Kazım Bey

-

-

-
Genç bir psikiyatrist olan Mert, tayini çıktığı Anadolu'nun ücra bir kasabasında göreve başlar. Mesleki heyecanıyla hastalarıyla yakından ilgilenirken, gizemli bir şekilde hastaneye getirilen ve kimseyle konuşmayan Elif adlı bir genç kız dikkatini çeker. Elif’in durumu sadece tıbbi bir vakadan ibaret değildir; ailesinin ve kasaba halkının sakladığı derin, karanlık bir geçmişin izlerini taşımaktadır. Mert, hastasını iyileştirmeye çalışırken kendini açıklanamaz olayların ve kadim bir lanetin tam merkezinde bulur.
Kasabanın sisli atmosferi ve insanların suskunluğu, Mert’i rasyonel bilim ile doğaüstü gerçeklik arasında bir yol ayrımına sürükler. Korku filmi türünün yerel motiflerini başarıyla kullanan yapım, "Hannas" kavramı üzerinden insanın içine işleyen sinsi bir kötülüğü tasvir eder. Sırlar açığa çıktıkça, karanlıkta saklanan şeyin sadece bir ruh değil, bir ailenin kuşaklar boyu süregelen günahları olduğu anlaşılır.
Filmin başrolünde Mert karakterine hayat veren Furkan Andıç, rasyonel bir bilim insanının dehşet dolu bir gerçekle yüzleştiği anlardaki dönüşümünü başarıyla sergiliyor. Andıç'ın performansı, izleyicinin kasabadaki tekinsiz havayı onunla birlikte solumasını sağlıyor. Elif rolündeki Hazal Şenel ise az konuşan ama bakışlarıyla huzursuzluk veren karakteriyle filmin gizem dozunu yukarılara çekiyor.
Yardımcı kadroda yer alan deneyimli isimler, kasaba halkının o tekinsiz ve kapalı kutu halini oldukça doğal bir şekilde yansıtıyor. Oyuncuların yöresel ağızları ve geleneksel korku unsurlarına verdikleri tepkiler, hikâyenin inandırıcılığını artırırken gerilim seviyesini de sürekli canlı tutuyor.
Yönetmen koltuğunda oturan Kamil Aydın, Türk korku sinemasında sıkça başvurulan "cin" temasını, psikolojik bir derinlikle birleştirmeyi tercih etmiş. Görsel efektlerden ziyade atmosfer yaratımına önem veren film, karanlık mekan kullanımları ve ses tasarımıyla izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. Filmin temposu, bir dedektiflik hikâyesi gibi gizemi aralarken son düzlükte tam bir kabusa evriliyor.
Anadolu korku kültürüyle ilgilenen ve psikolojik temelli yerli korku yapımlarını seven izleyiciler bu filme şans vermelidir. Sadece ani ses patlamalarıyla (jump scare) değil, hikâyenin dramatik yapısıyla da gerilmek isteyenler için ideal bir tercih. Özellikle aile içi sırlar ve toplumsal baskının doğurduğu karanlık temaları seven izleyici kitlesine hitap ediyor.
Hannas, türdeşlerinden farklı olarak karakter gelişimine ve tıbbi perspektife de yer veriyor. Bir psikiyatristin gözünden paranormal olaylara bakmak, hikâyeye farklı bir boyut katıyor. Filmin sonunda karşılaşılan sürprizler ve "kötülüğün sinsi doğası" üzerine kurulan felsefesi, onu sıradan bir korku yapımından ayırarak izlenmeye değer kılıyor.
Bastırılmış Gerçekler: Bir kasabanın ve ailenin örtbas etmeye çalıştığı büyük sırlar.
Bilim ve Doğaüstü Çatışması: Tıbbın bittiği yerde başlayan inanç ve korku döngüsü.
Kuşaklararası Lanet: Ataların işlediği suçların bedelini ödeyen masumlar.
Hannas Kavramı: İnsanın kalbine vesvese veren, sinsi ve gizli kötülük.
Bu filmin yarattığı tekinsiz taşra atmosferini ve gizem dolu yapısını sevdiyseniz, yine yerel unsurları başarıyla işleyen Dabbe serisinin ilk filmlerine veya bir öğretmenin gözünden köydeki gizemleri anlatan Büyü filmine göz atabilirsiniz. Psikolojik gerilimin ağır bastığı bir atmosfer arıyorsanız Musallat da benzer bir etki bırakacaktır.
Filmin adı olan "Hannas", dini metinlerde "sinsi, geri çekilip tekrar saldıran" anlamlarına gelir ve genellikle vesvese veren varlıklar için kullanılır.
Çekimler, atmosferin karanlık ruhunu yansıtmak adına İç Anadolu'nun tekinsiz köylerinde ve eski yapılarında gerçekleştirilmiştir.
Film, Türk korku sinemasında psikiyatrik yaklaşımla doğaüstü olayları harmanlayan nadir örneklerden biri olarak kabul edilir.
Film, Anadolu'da anlatılan çeşitli halk inanışlarından ve "Hannas" kavramına dair efsanelerden esinlenilerek kurgulanmıştır.
Hannas, fiziksel şiddetten ziyade psikolojik baskı ve atmosferik korkuya odaklanan bir yapımdır; ancak bazı ritüel sahneleri sarsıcı olabilir.
Evet, hikâye boyunca Mert’in çözmeye çalıştığı düğüm, izleyiciyi hiç beklemediği bir gerçekle karşı karşıya bırakacak bir finalle çözülüyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...