

Maia (Young)
Maia (Adult)
Alex
Téta

Raja (Young)
Halim (Young)
Michelle (Young)
Michelle (Young)
Halim (Adult)
Raja (Adult)
Film, Kanada’da yaşayan Lübnanlı bir ailenin kapısına, Noel arifesinde gizemli bir kutunun gelmesiyle başlar. Bu kutu, anne Maia’nın 1980’lerde Beyrut’ta iç savaşın gölgesinde geçirdiği gençlik yıllarına ait günlükler, mektuplar ve ses kayıtlarıyla doludur. Maia, bu kutuyu geçmişin acılarını deşmemek için reddederken; kızı Alex, annesinin gizli kalmış hayatını keşfetmek için kutunun içine dalar.
Alex, annesinin anıları arasında yolculuk yaparken, sadece bir savaşı değil; aynı zamanda ilk aşkı, isyanı, dansı ve müziği keşfeder. Film, Lübnan İç Savaşı'nın karanlığını, 80'lerin pop kültürüyle ve bir genç kızın tutkularıyla harmanlayarak anlatıyor. Hatıra Kutusu, geçmişin bir yük mü yoksa geleceği inşa eden bir miras mı olduğu sorusuna yanıt arıyor.
Filmin başrollerini Rim Turki (Maia) ve Paloma Vauthier (Alex) paylaşıyor. Rim Turki, geçmişin izlerini yüzünde taşıyan, mesafeli ama içten anne rolünde harika bir performans sergilerken; genç Maia'yı canlandıran Manal Issa, 80'lerin asi ve hayat dolu ruhunu ekrana muazzam bir enerjiyle yansıtıyor.
Yönetmenler Joana Hadjithomas ve Khalil Joreige, karakterlerin duygusal derinliğini yansıtmak için profesyonel oyuncuların yanı sıra, dönemin ruhunu taşıyan bir atmosfer kurmaya odaklanmışlar. Oyuncuların arasındaki anne-kız dinamiği, filmin evrensel bir dert olan "kuşak çatışması ve uzlaşma" temasını başarıyla işliyor.
2021 yapımı bu film, sadece bir dram değil, aynı zamanda görsel bir sanat eseri niteliğinde. Yönetmenler, Maia’nın günlüklerini ve fotoğraflarını canlandırırken kolajlar, stop-motion teknikleri ve 80'lerin grenli görüntülerini kullanarak eşsiz bir estetik yaratmışlar. Beyrut'un o dönemki kaosu, neon ışıklar ve nostaljik şarkılarla adeta bir rüya gibi resmediliyor.
Teknik açıdan film, ses tasarımını ve müziği (özellikle dönemin popüler parçalarını) hikâyenin bir anlatıcısı olarak konumlandırıyor. 1s 42dk süren bu yapım, izleyiciyi yormadan ama kalbinde ince bir sızı bırakarak ilerliyor. Lübnan sineması'nın son yıllardaki en özel örneklerinden biri olan bu film, hafızanın ne kadar seçici ve yaratıcı olabileceğini gösteriyor.
Nostalji duygusunu sevenler, aile sırlarını konu alan dramları beğenenler ve görsel olarak yenilikçi filmler arayanlar Hatıra Kutusu’nu kesinlikle izlemeli. Eğer platform filmi tadında, hem Orta Doğu’nun tarihine dokunan hem de her genç kızın ve annenin kendinden bir şeyler bulabileceği samimi bir hikâye arıyorsanız bu film tam size göre.
Bu film, savaşı sadece silahlar ve yıkım üzerinden değil, bir kadının hayalleri ve aşkları üzerinden anlattığı için izlenmeli. "Geçmişi hatırlamak iyileştirir mi?" sorusuna verdiği cevap, filmi izledikten sonra bile zihninizde yankılanmaya devam edecek. Görsel yaratıcılığı ve sarsıcı müzikleriyle, Hatıra Kutusu sadece bir seyirlik değil, bir deneyim sunuyor.
Kolektif ve Bireysel Hafıza: Geçmişin parçalarını birleştirerek bugünü anlamlandırma.
Savaşın Gölgesinde Gençlik: Yıkımın ortasında bile yaşamaya, sevmeye ve eğlenmeye duyulan tutku.
Anne-Kız İlişkisi: Birbirini tanımayan iki neslin, anılar aracılığıyla kurduğu bağ.
Sürgün ve Aidiyet: Lübnan'dan Kanada'ya uzanan bir yaşamın kimlik arayışı.
Küçük Bir Not: Filmde kullanılan günlükler ve fotoğraflar, aslında yönetmenlerden Joana Hadjithomas'ın kendi gençlik günlüklerine dayanmaktadır, bu da hikâyeye inanılmaz bir sahicilik katar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...