

Metin

Hayat

Reyhan

Çarli

Ayça

Gülsüm

Onur
Sadik
Güvenlik Görevlisi
Yasli Teyze
Metin, hastalık hastası (hipokondriyak) ve takıntılı bir adamdır. Hayatı mikroplardan, kazalardan ve ölüm riskinden kaçmakla geçer; o kadar ki yaşamayı unutmuş durumdadır. Ancak bir gün yolu, neşeli, hayat dolu ve Metin'in tam zıttı olan Hayat ile kesişir.
Hayat, Metin'in kurallarını yıkar ve onu her gününü sanki son günüymüş gibi yaşamaya davet eder. Metin, Hayat sayesinde korkularıyla yüzleşirken ona sırılsıklam aşık olur. Ancak bu aşk hikayesinin arkasında, Metin'in düzenli hayatının kaldıramayacağı kadar büyük ve duygusal bir gerçek yatmaktadır. Film, "Ölümden korkarak yaşamak mı, yoksa ölümü göze alıp hakkıyla yaşamak mı?" sorusunu samimi bir dille soruyor.
Filmin başrollerinde birbirine zıt karakterleri harika bir uyumla canlandıran iki sevilen isim yer alıyor:
Ali Sunal (Metin): Pimpirikli, titiz ve her an başına bir şey gelecekmiş gibi yaşayan karakteriyle hem güldürüyor hem de sempati topluyor.
Hatice Şendil (Hayat): Enerjisiyle filmi aydınlatan, izleyiciye yaşam sevinci aşılayan performansıyla dikkat çekiyor.
Kadroda ayrıca Ayda Aksel ve Ahmet Saraçoğlu gibi tecrübeli isimler de hikayeye derinlik katıyor. Yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez oturuyor.
Film, klasik bir "zıt kutuplar birbirini çeker" hikayesi gibi başlasa da, ikinci yarısında duygusal vitesini oldukça yükseltiyor. Metin’in hastanelerden kaçarken, aşkı yine bir hastane koridorunda bulması hikayenin trajikomik yanını güçlendiriyor. Görsel dili sıcak, müzikleri ise hikayenin duygusal tonuna uygun şekilde seçilmiş.
Hafta sonu kafa dağıtmak isteyen ama izlediği filmin kalbine dokunmasını bekleyenler için birebir. Eğer İncir Reçeli, Aşk Tesadüfleri Sever veya yabancı sinemadan Sweet November (Kasımda Aşk Başkadır) gibi filmleri seviyorsanız, bu etkileyici yapım tam size göre bir platform filmi.
Film, hayatın çok kısa olduğunu ve korkularımızın bizi gerçek mutluluktan alıkoyduğunu hatırlatıyor. Ali Sunal’ın komedi yeteneği ile Hatice Şendil’in dramatik duruşu filmde güzel bir denge kuruyor. Sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda hayata karşı bakış açınızı sorgulatacak bir "uyarı fısıltısı" gibi.
Korku vs. Cesaret: Güvenli ama cansız bir hayat mı, yoksa tehlikeli ama dolu dolu bir yaşam mı?
Anı Yaşamak: Yarının garantisi olmadığını fark etmenin getirdiği özgürlük.
Koşulsuz Sevgi: Bir insanın eksikliklerini ve hastalıklarını kabullenerek onu olduğu gibi sevmek.
Bu hüzünlü ve tatlı aşk hikayesini sevdiyseniz; Sadece Sen, Bi Küçük Eylül Meselesi veya Evim Sensin gibi yapımları da listenize ekleyebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...