
70'li yılların nostaljik atmosferini iliklerinize kadar hissettiren By the Sea, sadece bir dram değil, aynı zamanda görsel bir şölen sunuyor. Film, bir zamanlar birbirine tutkuyla bağlı olan Amerikalı yazar Roland ve eski dansçı Vanessa’nın, sessiz bir sahil kasabasında sarsılan evliliklerini kurtarma çabalarını konu alıyor. By the Sea, izleyiciyi klasik Hollywood temposundan uzaklaştırarak Avrupa sinemasının o meşhur ağır ve estetik dokusuyla baş başa bırakıyor.
Film boyunca By the Sea, karakterlerin arasındaki derin sessizliği adeta bir yan karakter gibi kullanıyor. Roland (Brad Pitt), yazma tıkanıklığı yaşayan ve teselliyi yerel barın masalarında arayan bir adamken; Vanessa (Angelina Jolie), otel odasının loş ışığında geçmişin yasını tutan bir kadındır. Aralarındaki mesafe, okyanusun uçsuz bucaksız maviliğiyle yarışırken, izleyici bu iki kırgın ruhun birbirine yeniden nasıl dokunabileceğini merakla takip ediyor.
Çiftin monotonlaşmış ve hüzün dolu günleri, yan odalarına yerleşen genç ve tutkulu bir çiftle (Mélanie Laurent ve Melvil Poupaud) birlikte değişmeye başlar. By the Sea, bu noktada röntgencilik ve kıskançlık temalarını ustalıkla işleyerek, ana karakterlerin kendi iç dünyalarına dönmelerini sağlıyor. Genç çiftin enerjisi, Roland ve Vanessa için hem bir acı kaynağı hem de iyileşmeye giden beklenmedik bir anahtar haline geliyor.
Malta'nın büyüleyici koylarında çekilen By the Sea, görüntü yönetimiyle tam bir sanat eseri niteliğinde. Pastel tonlar, şık kostümler ve dönemin ruhunu yansıtan her bir detay, filmin ağır temposunu destekleyen birer unsura dönüşüyor. Eğer sadece bir hikâye değil, aynı zamanda ruhunuza hitap edecek görsel bir atmosfer arıyorsanız, By the Sea size aradığınız o dingin ama derin deneyimi fazlasıyla sunacak.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...