
Zekeriya Taştan (Ata Demirer), İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak geçimini sağlayan, oldukça konuşkan ve yerinde duramayan bir adamdır. Ancak Zekeriya’nın en büyük sorunu, nerede ne konuşacağını bilememesidir ("çenesi düşük" tabirinin tam karşılığıdır). Bir gün yine yanlış yerde, yanlış şeyi konuşunca yerel bir mafya grubunu birbirine düşürür ve canını kurtarmak için İstanbul’u terk etmek zorunda kalır.
Yolu Gökçeada’ya düşen Zekeriya, burada hayatının dönüm noktasını yaşar. Adada tanıştığı Hafize (Demet Akbağ), kızı Leyla (Gonca Vuslateri) ve adanın kendine has insanlarıyla birlikte hem peşindeki belalardan kurtulmaya çalışır hem de hiç tatmadığı bir sıcaklığın ortasına düşer. Tabii Zekeriya’nın gittiği her yere beraberinde götürdüğü o meşhur çiğ köftesi ve durmak bilmeyen çenesi, adanın sakin hayatını altüst etmeye yetecektir.
Efsane İkili Yeniden: Eyvah Eyvah serisinden bildiğimiz Ata Demirer ve Demet Akbağ uyumu, bu filmde de zirve yapıyor. Hafize ve Zekeriya arasındaki o anne-oğul sıcaklığındaki çekişmeler filmin kalbini oluşturuyor.
Gonca Vuslateri’nin Enerjisi: Leyla karakteriyle filme dahil olan Vuslateri, kendine has tarzıyla hikâyeye taze bir soluk ve romantik bir tempo katıyor.
Görsel Bir Şölen: Gökçeada’nın taş evleri, masmavi denizi ve huzurlu doğası, Kıvanç Baruönü’nün rejisiyle birleşince izleyiciye adeta bir tatil havası yaşatıyor.
Zekeriya Taştan Karakteri: Ata Demirer’in yarattığı bu yeni tipleme, saf ve iyi niyetli ama başı beladan kurtulmayan "Anadolulu" figürünün en sempatik örneklerinden biri.
Ata Demirer Mizahını Özleyenlere: Küfürden uzak, durumlara ve karakterlerin şivelerine dayalı samimi bir mizah arayanlar için.
Ege/Ada Atmosferi Tutkunlarına: Kış günlerinde içinizi ısıtacak, adada yaşama isteği uyandıracak bir film izlemek için.
Demet Akbağ Hayranlarına: Usta oyuncunun her role nasıl ruh kattığını ve komedi zamanlamasındaki kusursuzluğunu bir kez daha görmek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...