
Fantastik, Korku, Aksiyon

Hellboy

Tom Ferrell

Bobbie Jo Song

Effie Kolb

Cora Fisher

The Crooked Man

Reverend Watts

Grammy Oakum
Young Tom

Sarah Huges
Hellboy ve çaylak bir BPRD ajanı 1950'lerin kırsal Appalachia'sında mahsur kalır. Orada, Hellboy'un geçmişiyle sorunlu bir bağlantısı olan yerel bir şeytanın yönettiği cadıların musallat olduğu küçük bir topluluk keşfederlerHellboy: The Crooked Man Film Konusu
Hellboy: The Crooked Man, 1950'lerin kırsal Appalaş Dağları'nda geçen, serinin önceki filmlerinden daha karanlık ve korku odaklı bir hikaye sunuyor. Hellboy ve BPRD'nin (Paranormal Araştırma ve Savunma Bürosu) yeni ajanı Bobbie Jo Song, gizemli bir görev sırasında kendilerini cadılar tarafından kuşatılmış, ıssız bir kasabada bulurlar. Bölgenin yerlileri, ruhlarını "The Crooked Man" (Eğri Adam) olarak bilinen ve bölgenin her köşesine dehşet saçan bir varlığa satmışlardır.
Bu karanlık figür, Hellboy'un geçmişiyle ve doğasıyla garip bir bağa sahiptir. Hellboy, bu uğursuz varlığın bölge üzerindeki lanetini kırmak ve mahsur kalmış ruhları kurtarmak için sadece fiziksel gücünü değil, aynı zamanda zekasını ve mistik bilgisini de kullanmak zorundadır. Mike Mignola’nın en sevilen çizgi roman hikayelerinden birine dayanan yapım, izleyiciyi klostrofobik bir orman atmosferinde doğaüstü bir hayatta kalma mücadelesine davet ediyor.
Jack Kesy, bu filmde ikonik karakter Hellboy’u devralıyor ve karakterin daha melankolik, dedektif odaklı ve çizgi romana sadık bir versiyonunu başarıyla canlandırıyor. Kesy’nin performansı, Hellboy’un dışlanmışlık hissini ve içsel çatışmalarını ön plana çıkarıyor. Adeline Rudolph, Bobbie Jo Song rolünde Hellboy’un yanındaki rasyonel gücü temsil ederken, performansı hikayeye taze bir dinamizm katıyor.
Filmin ana kötüsü olan The Crooked Man rolünde ise Martin Bassindale, ürpertici hareketleri ve ses tasarımıyla izleyicinin hafızasına kazınacak bir performans sergiliyor. Oyuncuların genel performansı, filmin fantastik bir aksiyondan ziyade karanlık bir korku atmosferine odaklanmasına hizmet ediyor. Karakter odaklı anlatım, bu platform filmi kalitesindeki yapımı serinin diğer halkalarından ayırıyor.
Yönetmen Brian Taylor, bu projeyle Hellboy evrenini köklerine, yani folk-horror (halk korkusu) türüne geri döndürüyor. Guillermo del Toro’nun masalsı anlatımından veya Neil Marshall’ın kaotik aksiyonundan farklı olarak, Taylor burada daha küçük ölçekli ama çok daha tekinsiz bir dünya kuruyor. Görsel efektlerden ziyade atmosferin ve pratik efektlerin gücüne dayanan yapım, izleyiciye bir çizgi romanın sayfaları arasında geziyormuş hissi veriyor. Filmin temposu, bir dedektiflik hikayesi titizliğiyle ilerlerken, gerilim dozunu yavaş yavaş yükseltiyor.
Mike Mignola’nın orijinal çizgi romanlarına hayran olanlar ve Hellboy'un dedektiflik yönünü merak edenler için bu film tam bir başyapıt. Eğer klasik süper kahraman filmlerinden sıkıldıysanız ve daha çok dram ve gizem unsurlarıyla harmanlanmış, atmosferik bir korku hikayesi arıyorsanız, bu yapım beklentinizi karşılayacaktır. Ayrıca folk-horror türünü seven ve 1950'lerin mistik atmosferinden hoşlanan her platform filmi izleyicisi için ideal bir seçenek.
Bu film, Hellboy’u sadece yumruklarıyla konuşan bir canavar değil, aynı zamanda duyguları ve vicdanı olan bir birey olarak ele alıyor. Çizgi romanın en karanlık öykülerinden birini sinemaya birebir sadık kalarak taşıması, hayranlar için büyük bir hediye. Ayrıca The Crooked Man karakterinin tasarımı ve hikaye içindeki yeri, sinema tarihindeki en özgün kötü adamlardan birini izleme fırsatı sunuyor.
Günah ve Kefaret: Geçmişte yapılan hataların ve satılan ruhların bedeli.
Kader: Hellboy'un kendi doğasıyla ve kaçamadığı kaderiyle yüzleşmesi.
Halk İnançları ve Cadılık: Bölgesel efsanelerin ve karanlık ritüellerin yıkıcı gücü.
Yalnızlık: Toplumdan dışlanmış iki farklı karakterin kurduğu zorunlu bağ.
Eğer bu filmin yarattığı tekinsiz orman atmosferini ve mistik korku öğelerini sevdiyseniz, The Witch veya The Ritual gibi yapımları mutlaka listenize eklemelisiniz. Hellboy’un daha önceki yorumlarını merak ediyorsanız, Guillermo del Toro imzalı Hellboy (2004) bir klasik olarak karşımıza çıkar. Ayrıca karanlık dedektiflik teması için Constantine de benzer bir tat sunacaktır.
Filmin senaryosu, karakterin yaratıcısı Mike Mignola tarafından bizzat kaleme alınmıştır; bu da filmin neden orijinal esere bu kadar sadık olduğunu açıklıyor. Çekimler, Appalaş Dağları'nın atmosferini yansıtmak adına Bulgaristan'ın el değmemiş ormanlarında ve özel setlerde gerçekleştirildi. Jack Kesy, Hellboy makyajı için her gün çekimler başlamadan önce yaklaşık 4 saatini hazırlık koltuğunda geçirmiştir.
Hayır, bu yapım önceki serilerden tamamen bağımsız bir "reboot" (yeniden başlatma) filmidir ve hikayeyi kronolojik olarak daha eskiye, karakterin gençlik dönemlerine götürür.
Film daha çok gerilim, gizem ve korku türüne odaklanmaktadır. Elbette Hellboy'un olduğu bir filmde dövüş sahneleri mevcuttur ancak odak noktası atmosferik dehşettir.
Tamamen Mike Mignola’nın kurgusu olsa da, karakter Amerikan güneyindeki eski halk efsanelerinden ve tefecilik/şeytan pazarlığı gibi temalardan ilham alınarak yaratılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...