

-

-

-

-

-

-

Bakkal

-

-

-
Hemşo, Türk sinemasının milenyum başındaki en samimi ve toplumsal gerçekçi kara komedi örneklerinden biridir. Cebrail, yıllardır süregelen bir kan davasını bitirmek ve ailesinin onurunu kurtarmak amacıyla, hasmını öldürmek üzere köyünden kalkıp İstanbul’a gelir. Elinde sadece bir adres ve intikam hırsı olan Cebrail, devasa ve acımasız metropolde yolunu kaybederken, tesadüfen hemşerisi Yaşar ile karşılaşır. Yaşar, İstanbul’un arka sokaklarında binbir türlü dalavere ile ayakta kalmaya çalışan, sisteme ayak uydurmuş bir "fırlama" karakterdir.
Film, birbirine tamamen zıt iki karakterin mecburi yol arkadaşlığını merkezine alır. Cebrail'in saf, geleneksel ve "onur" odaklı dünyası ile Yaşar'ın pragmatik, kurnaz ve günü kurtarma peşindeki yaşam tarzı çarpışır. Ancak bu süreçte, Cebrail hasmını ararken aslında Yaşar'ın da kendi içinde büyük bir yalnızlık ve vicdan azabı çektiği ortaya çıkar. Hemşo, kan davası gibi sert bir meseleyi, İstanbul’un kaosu içinde kaybolan insanların tutunma çabasıyla harmanlayarak izleyiciye hem kahkaha hem de derin bir hüzün vaat eder.
Filmin başrollerinde Türk sinemasının iki dev ismi, Okan Bayülgen ve Mehmet Ali Erbil yer alıyor. Okan Bayülgen, Cebrail rolünde o dönem alışılagelmiş "şehirli" imajının tamamen dışına çıkarak, içsel çatışmalar yaşayan saf bir köylüyü muazzam bir ciddiyetle canlandırıyor. Mehmet Ali Erbil ise Yaşar karakteriyle, komedi yeteneğini dramatik bir derinlikle birleştirerek, İstanbul’un yuttuğu ama sindiremediği o "hemşo" tiplemesini kült mertebesine taşıyor.
Yardımcı kadroda yer alan Sümer Tilmaç, Oya Aydoğan ve Demet Akbağ gibi usta isimler, filmin absürt ve trajik atmosferini zenginleştiriyor. Her bir oyuncu, 2000'lerin başındaki Türkiye'nin sosyal panoramasını yansıtan karakterleri büyük bir titizlikle sahneye koyuyor. Performanslar, filmin editoryal gücünü besleyen en dinamik unsurlar arasında yer alıyor.
Yönetmen Ömer Uğur, bu yapımında Türk toplumunun kanayan yarası olan kan davasını, Yeşilçam sıcaklığı ile modern bir kara komedi dili arasında başarıyla dengeliyor. Filmin temposu, İstanbul’un keşmekeşine paralel olarak hareketli başlasa da, karakterlerin iç dünyasına inildikçe daha dingin ve hüzünlü bir hal alıyor. Görsel dil, şehrin pırıltılı merkezlerinden ziyade, köhne pansiyonları ve tozlu sokakları tercih ederek hikâyenin samimiyetini perçinliyor. Duygusal etkisi, "hemşerilik" kavramının bir dayanışma mı yoksa bir sömürü aracı mı olduğu sorusunu sordurmasından kaynaklanıyor.
Toplumsal yergi içeren, karakter odaklı kara komedi türündeki yapımları sevenler için bu film bir klasik niteliğindedir. Eğer 2000'lerin başındaki Türkiye'nin kültürel çatışmalarını ve Türk draması ile mizahının harmanlandığı samimi hikâyeleri özlediyseniz, Hemşo sizin için doğru bir tercih olacaktır.
Film, Mehmet Ali Erbil ve Okan Bayülgen’in kariyerlerindeki en sıra dışı performanslardan birini sunuyor. Kan davası gibi ağır bir konuyu ajite etmeden, ironi ve insan hikâyeleri üzerinden anlatması filmi benzerlerinden ayırıyor. Ayrıca, İstanbul’un bir umut kapısı olmaktan çıkıp nasıl bir öğütücüye dönüştüğünü görmek isteyenler için film, etkileyici bir sosyolojik gözlem sunuyor.
Aidiyet ve Hemşerilik: Gurbette birbirine tutunmaya çalışan insanların trajikomik ilişkisi.
Kan Davası ve Onur: Geleneklerin bireyin hayatını nasıl ipotek altına aldığı.
Yozlaşma: Büyükşehir hayatının masumiyeti ve ahlaki değerleri nasıl aşındırdığı.
Dostluk: Tamamen zıt karakterlerin ortak bir kaderde buluşma süreci.
Eğer bu yapımın yarattığı hüzünlü mizah atmosferini beğendiyseniz, yine bir yol ve dostluk hikâyesi olan Her Şey Çok Güzel Olacak veya taşradan kente göçü işleyen Eşkıya gibi yapımları izleyebilirsiniz. Bu filmler de benzer şekilde şehir ve birey çatışmasını başarıyla işlemektedir.
Film, vizyona girdiği dönemde büyük bir gişe başarısı elde etmiş ve Okan Bayülgen ile Mehmet Ali Erbil ikilisi uzun süre konuşulmuştur. Senaryo yazım sürecinde, Türkiye'nin o dönemdeki göç ve töre haberlerinden esinlenildiği bilinmektedir. Ayrıca filmin müzikleri, hikâyenin o hem neşeli hem de kederli yapısını destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak dikkat çekmiştir.
Hemşo, başlangıçta çokça güldüren ancak finaline doğru izleyiciyi derin bir hüzne boğan, tam anlamıyla bir "kara komedi" örneğidir.
Film, Cebrail’in intikam arayışını klasik bir vurdulu kırdılı aksiyondan ziyade, karakterin yaşadığı ahlaki ve vicdani dönüşüm üzerinden şaşırtıcı bir sonla bağlar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...