
Altan ve Gürkan, hayatlarının her döneminde olduğu gibi yine beş parasız ve başı belada bir haldeyken, kaderin onlara en büyük şakasını yapacağından habersizdirler. Gürkan’ın "kesin çıkar" diyerek zorla yatırdığı loto kuponuna Türkiye tarihinin en büyük ikramiyesi isabet eder. Ancak bizim ikilinin elindeki tek şey sadece bir kağıt parçası değil, aynı zamanda peşlerine düşecek koca bir suç ordusunun davetiyesidir. Kuponu tahsil etmek için yola çıktıklarında, talih kuşu yerini bir kez daha bela fırtınasına bırakır.
Kuponun çalınması ve yanlış ellere geçmesiyle başlayan macera, lüks otellerden salaş balıkçı kasabalarına kadar uzanan bir kovalamacaya dönüşür. Altan her zamanki gibi panik ataklarıyla işleri zorlaştırırken, Gürkan hayali milyonlarıyla şimdiden harcama planları yapmaktadır. Ancak kuponun peşinde sadece onlar değil, hapisten yeni çıkan eski düşmanları ve lotonun peşindeki gizemli bir çete de vardır. Film, paranın insanı ne kadar değiştirebileceğini değil, Altan ve Gürkan’ın parayla bile asla değişmeyecek olan muazzam bahtsızlığını anlatıyor.
Serinin gediklileri İnan Ulaş Torun ve Önder Açıkbaş, bu beşinci halkada da (bazı sayımlara göre altıncı) karakterlerini artık birer fenomen seviyesine taşıyorlar. İnan Ulaş Torun, Altan’ın o kendine has şaşkınlığını ve "Bela bizi nerede bulur?" bakışını yine ustalıkla sergiliyor. Önder Açıkbaş ise Gürkan karakterinin pratik ama her zaman yanlış sonuçlanan zekasını, yüksek enerjili bir performansla perdeye yansıtıyor.
Kadronun yeni sürprizleri ve konuk oyuncuları ise filmin mizah yelpazesini genişletiyor. Özellikle kötü adam tiplemelerindeki absürt dokunuşlar, ana ikilinin çaresizliğiyle birleşince ortaya trajikomik sahneler çıkıyor. Yardımcı oyuncuların her biri, loto ikramiyesinin yarattığı hırsı ve şaşkınlığı kendi meşreplerince yansıtarak hikâyenin temposunu bir an bile düşürmüyorlar.
Bilal Kalyoncu yönetmenliğindeki yapım, serinin alışılagelmiş yüksek temposunu ve keskin mizah dilini koruyor. Hep Yek: Loto, diğer filmlere nazaran biraz daha "yol hikâyesi" (road movie) tadında ilerliyor. Görüntü yönetimi, İstanbul’un kaotik atmosferinden Ege’nin güneşli sahil şeridine geçişte canlı ve dinamik bir palet kullanmış. Senaryo, mantık hatalarını dert etmeyen, tamamen durum komedisi ve kelime oyunları üzerine kurulu bir yapıya sahip. Saf eğlence arayan izleyici kitlesi için hedefini tam on ikiden vuran bir anlatım sunuyor.
Hafta sonu kafa dağıtmak, hiçbir şeyi sorgulamadan sadece gülmek ve yerli mizahın en absürt örneklerine tanık olmak isteyen herkes bu filmi izlemeli. Özellikle komedi filmleri içindeki "şanssız ikililer" ekolünü sevenler ve Hep Yek serisinin önceki maceralarına aşina olan sadık hayranlar için kaçırılmayacak bir yapım. Argoyu ve sokak dilini mizahının merkezine koyan yerli film meraklıları da loto peşindeki bu koşuşturmacadan büyük keyif alacaktır.
Filmi izlemek için en büyük sebep, Altan ve Gürkan’ın bir türlü dikiş tutmayan hayatlarının yarattığı o samimi ve absürt atmosfer. "Bu kadar da olmaz" dediğiniz her an, karakterlerin başına daha kötüsünün gelmesi izleyiciyi hem şaşırtıyor hem de eğlendiriyor. Ayrıca, büyük ikramiye hayalleri kuran herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği o "ya çıkarsa" umudunun en komik haliyle yerle bir edilişini görmek oldukça rahatlatıcı bir deneyim sunuyor.
Hayal ve Gerçek: Büyük ikramiye hayalleri ile hayatın acı ve komik gerçekleri arasındaki uçurum.
Bahtsızlık: Bazı insanların şansının parayla bile dönmeyeceği gerçeği.
Sadakat: En büyük paraların bile bozamadığı (veya bozmaya çalıştığı) şanssız dostluk bağı.
Kaçış ve Kovalamaca: Sürekli bir tehlikeden kaçarken daha büyüğüne yakalanma döngüsü.
Bu tarz absürt suç ve yol komedilerini sevdiyseniz, serinin köklerine dönüp Hep Yek (2016) veya Şafak Sezer'li kadrosuyla dikkat çeken Hep Yek 4: Bela Okuma Altan filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bir piyango bileti üzerinden dönen karmaşayı anlatan klasik yapım Talih Kuşu veya modern suç-komedi örneği olan Kolpaçino serisi de benzer bir seyir zevki verecektir.
Film, serinin vizyona girdiği dönemde en yüksek bütçeli yapımı olarak lanse edildi ve pek çok sahne gerçek sahil kasabalarında çekildi.
Senaryo yazım aşamasında, gerçek loto kazananlarının başına gelen tuhaf hikâyelerden esinlenilen küçük detaylar kurguya eklendi.
İnan Ulaş Torun ve Önder Açıkbaş’ın pek çok diyalogu, karakterlerin samimiyetini artırmak adına çekimler sırasında doğaçlama olarak geliştirildi.
Hep Yek serisi, izleyicinin yoğun ilgisi ve gişe başarısı devam ettiği sürece yeni maceralarla sürme potansiyeline sahip bir seri; dolayısıyla kesin bir final olduğu söylenmemektedir.
Altan ve Gürkan'ın en büyük trajedisi parayı bulsalar bile huzuru bulamamalarıdır; bu filmde de ikramiyeyi tahsil edip edemeyecekleri büyük bir sürprize bağlanıyor.
Evet, serinin genel dokusuna uygun olarak sokak ağzı ve yoğun argo kullanımı mevcuttur; bu nedenle çocuk izleyiciler ve bu tarzdan hoşlanmayanlar için uygun olmayabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...