
Yıl 1891. Frank T. Hopkins (Viggo Mortensen), Amerikan ordusu için haberci olarak çalışan ve bir Mustang olan atı Hidalgo ile sayısız dayanıklılık yarışı kazanmış bir kovboydur. Ancak Frank, Wounded Knee Katliamı'nda taşıdığı mesajın sonuçları yüzünden derin bir suçluluk ve alkolizm batağındadır.
Frank'in ve "safkan olmayan" atı Hidalgo'nun şöhreti, zengin Şeyh Riyadh'ın (Omar Sharif) kulağına kadar gider. Şeyh, Frank'i yüzyıllardır sadece en asil Arap atlarının katılabildiği, 3.000 millik ölümcül Ateş Okyanusu yarışına davet eder. Frank, hem onurunu kurtarmak hem de kazandığı parayla vahşi Mustang'lerin kaderini değiştirmek için bu imkansız mücadeleyi kabul eder. Kum fırtınaları, susuzluk, suikast girişimleri ve kültürel çatışmalarla dolu bu çöl serüveni, Frank için aynı zamanda kendi kimliğiyle (yarı Kızılderili kökeniyle) yüzleştiği bir arınma yolculuğuna dönüşür.
Viggo Mortensen (Frank Hopkins): Yüzüklerin Efendisi'ndeki Aragorn rolünden hemen sonra, bu filmde de hayvanlarla kurduğu derin bağ ve karizmatik oyunculuğuyla parlıyor.
Omar Sharif (Şeyh Riyadh): Batı kültürüne (özellikle kovboy hikayelerine) hayran, bilge ve adaletli bir çöl lideri rolünde efsanevi bir performans sergiliyor.
Zuleikha Robinson (Jazira): Şeyh'in kızı; geleneklere hapsolmak istemeyen, Frank'e gizlice yardım eden güçlü bir karakter.
J.K. Simmons (Buffalo Bill Cody): Frank'in çalıştığı vahşi batı şovunun sahibi rolünde karşımıza çıkıyor.
Saïd Taghmaoui (Prens Bin Al Reeh): Frank'in en güçlü ve gururlu rakibi.
Dostluk Teması: Film, insan ve hayvan arasındaki sarsılmaz sadakati en etkileyici şekilde işleyen yapımlardan biridir. (Viggo Mortensen, filmden sonra Hidalgo'yu canlandıran beş attan birini bizzat satın almıştır.)
Görsel Şölen: James Newton Howard’ın epik müzikleri eşliğinde, Fas çöllerinde çekilen sahneler izleyiciye büyüleyici bir manzara sunuyor.
Kültürel Derinlik: Sadece bir yarış filmi değil; Amerikan yerli tarihi ile Orta Doğu geleneklerinin kesiştiği, önyargıların yıkılmasını anlatan bir hikaye.
Sürükleyici Tempo: Kum fırtınalarından çekirge sürülerine kadar her anı aksiyon dolu bir "hayatta kalma" mücadelesi.
Kimlik Arayışı: Frank’in hem Beyaz adam hem de Lakota Kızılderilisi olan mirasını kabullenme süreci.
Dayanıklılık: Fiziksel sınırların ötesinde, ruhun ve iradenin gücü.
Doğa ve Özgürlük: Vahşi atların (Mustang) özgürlüğü üzerinden simgelenen doğaya dönüş arzusu.
Film, Frank Hopkins'in hatıralarına dayandığı ve "gerçek bir hikaye" olduğu iddiasıyla pazarlanmıştır; ancak tarihçiler arasında bu yarışın gerçekten yapılıp yapılmadığına dair büyük tartışmalar vardır. Yine de, tarihi bir belgeselden ziyade, epik bir kahramanlık efsanesi olarak izlendiğinde oldukça tatmin edicidir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...