

Dominic Toretto

Deckard Shaw

Luke Hobbs

Letty Ortiz

Roman Pearce

Tej Parker

Cipher

Mr. Nobody

Ramsey

Owen Shaw
Dom ve Letty balayındayken, Brian ve Mia’nın da emekli olmasıyla ekip normal bir hayatın tadını çıkarmaya başlar. Ancak bu huzur, Cipher adında gizemli ve son derece tehlikeli bir siber suçlunun ortaya çıkmasıyla bıçak gibi kesilir. Cipher, Dom’u bir şekilde ikna ederek onu en yakın olduğu insanlara, yani ailesine ihanet etmeye zorlar. Dom’un taraf değiştirmesiyle birlikte ekip, daha önce hiç karşılaşmadıkları kadar büyük bir tehditle, bizzat kendi liderleriyle karşı karşıya kalır.
Berlin’den New York sokaklarına ve Rusya’nın buz kaplı Barents Denizi’ne kadar uzanan bu amansız takipte, ekip üyeleri Dom’u durdurmak ve onu Cipher’ın pençesinden kurtarmak için eski düşmanları Deckard Shaw ile bile iş birliği yapmak zorunda kalırlar. Bir yandan nükleer bir savaş tehdidiyle baş etmeye çalışırken, diğer yandan Dom’un neden böyle bir yola girdiğinin ardındaki sarsıcı gerçeği keşfedeceklerdir. Film, hızın ve aksiyonun ötesinde, sadakatin sınırlarını zorlayan bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür.
Vin Diesel, Dom Toretto rolünde bu kez daha karanlık ve çaresiz bir portre çizerek izleyiciyi şaşırtıyor. Serinin yeni kötü karakteri Cipher rolünde izlediğimiz Oscar ödüllü Charlize Theron, buz gibi soğukkanlılığı ve manipülatif zekasıyla serinin o güne kadarki en dişli düşmanı olarak devleşiyor. Dwayne Johnson (Hobbs) ve Jason Statham (Deckard Shaw) arasındaki o meşhur hapishane kaçış sahnesi ve karşılıklı atışmalar, filmin aksiyon ve mizah dengesini zirveye taşıyor.
Michelle Rodriguez, Letty rolünde ihanete uğramış bir kadının acısını ve inancını başarıyla yansıtırken; Tyrese Gibson, Ludacris ve Nathalie Emmanuel ekibin teknik ve eğlenceli yanını tamamlıyor. Ayrıca kadroya dahil olan usta oyuncu Helen Mirren ve Kurt Russell, serinin "yüksek profilli" oyuncu skalasını daha da genişleterek hikâyeye editoryal bir ağırlık katıyorlar.
Yönetmen F. Gary Gray, seriyi devraldığında aksiyon dozunu bir adım daha ileri taşıyarak, türü bir "araç bazlı casusluk" destanına dönüştürüyor. Film, New York’ta binlerce aracın hacklenerek "zombi arabalar" gibi sokaklara döküldüğü sahnelerden, buzun üzerinde bir denizaltıyla yapılan kovalamacaya kadar görsel efektlerin sınırlarını zorluyor. Yönetmenlik dili, serinin o tanıdık sıcaklığını korurken, ihanet teması üzerinden daha gerilimli ve ciddi bir atmosfer kurmayı başarıyor.
Aksiyonun her saniyesinde adrenalin patlaması yaşamak isteyen, yüksek teknolojili siber suç temalarına ilgi duyan ve serinin hikâye örgüsündeki büyük kırılmaları merak eden herkes bu filmi izlemeli. Eğer aksiyon türünde görselliğin ve imkansız sahnelerin ön planda olduğu yapımları seviyorsanız, bu yapım size aradığınız heyecanı fazlasıyla sunacaktır. Ayrıca Jason Statham ve Dwayne Johnson arasındaki kimyayı sevenler için bu sinema deneyimi kaçırılmaması gereken anlar barındırıyor.
Bu film, serinin ana kahramanının "kötü adam" olduğu ilk ve tek halka olması sebebiyle çok özel bir yere sahip. İzleyiciyi sürekli "Dom bunu neden yapıyor?" sorusuyla merakta bırakan kurgusu, aksiyon sahnelerindeki yaratıcılığı ve Charlize Theron gibi bir devin varlığı filmi izlemek için başlı başına yeterli sebepler. Buzun üzerinde bir tank, bir denizaltı ve modifiyeli araçların kapışmasını izlemek, serinin imza niteliğindeki sahnelerinden birine tanıklık etmek demektir.
İhanet ve Sadakat: Bir liderin ailesine karşı dönmesinin yarattığı duygusal yıkım ve inanç testi.
Siber Terörizm: Dijital dünyanın ve bağlı cihazların küresel bir silah olarak kullanılması.
Kefaret: Eski bir düşmanın (Deckard Shaw), ortak bir amaç uğruna aileye dahil olma süreci.
Baba ve Oğul: Dom’un kararlarını etkileyen en derin motivasyonun babalık içgüdüsü olması.
Eğer yüksek teknolojili suçlar ve ekip ruhunu seven biriyseniz, Görevimiz Tehlike: Yansımalar veya Die Hard 4.0 (Zor Ölüm 4) sizin için uygun seçenekler olabilir. Benzer bir siber tehdit ve aksiyon birleşimi için Spectre gibi James Bond filmleri veya araçların ön planda olduğu post-apokaliptik bir macera için Mad Max: Fury Road güçlü birer film önerisi olarak değerlendirilebilir.
Filmdeki "zombi arabalar" sahnesi için New York sokaklarında gerçekten onlarca araç binalardan aşağı atılmış ve pratik efektlerle çekilmiştir.
Charlize Theron, serinin ana kadın kötü karakterini canlandıran ilk oyuncudur.
Film, Paul Walker’ın ölümünden sonra çekilen ilk tam filmdir ve Brian O'Conner karakterine yapılan saygı duruşları hikâyenin içine çok hassas bir şekilde yerleştirilmiştir.
Cipher, Dom’un eski sevgilisi Elena’yı ve ondan olan oğlunu kaçırarak onu şantajla kendisi için çalışmaya zorlamaktadır; Dom ailesini korumak için ekibine karşı durmak zorunda kalır.
Hobbs ve ekibi, Cipher'ı durdurabilmek için onun eski müttefiki olan ama şimdi ona düşmanlık besleyen Shaw’un bilgisine ve yeteneklerine ihtiyaç duyarlar.
Filmin bu epik final sahnesi, buzlu ve etkileyici atmosferi yakalamak adına İzlanda’nın donmuş göllerinde ve düzlüklerinde çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...