
İblisin Oğlu 13. Vahşet, mezuniyetlerine az bir süre kalan gazetecilik bölümü son sınıf öğrencilerinin, büyük bir ses getirecek bitirme tezi arayışıyla başlıyor. Genç ekip, arşivleri tararken sekiz dağcının hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolduğu esrarengiz bir vakaya rastlar. Olayın izini süren gençler, tüm okların dağın en ıssız noktasında, toplumdan soyutlanmış bir şekilde yaşayan "Wild" lakaplı gizemli bir adamı işaret ettiğini fark ederler. Bu gizemi aydınlatmak ve Wild ile röportaj yapmak amacıyla kameralarını kuşanıp dağın derinliklerine doğru yola çıkarlar.
Ancak bu yolculuk, planladıkları gibi profesyonel bir haber çalışması olarak kalmaz. Dağ evine ulaştıklarında ve kameralar kayda girmeye başladığında, karşılaştıkları gerçekler beklediklerinden çok daha karanlıktır. Mekânın tekinsizliği ve Wild’ın ürkütücü varlığıyla birleşen 13 sayısının kadim laneti, gençleri tek tek avlamaya başlar. Kaçacak bir yerin olmadığı bu balta girmemiş doğada, gazetecilik heyecanı yerini vahşi bir hayatta kalma mücadelesine bırakır. Film, bir grup gencin merakının nasıl geri dönülemez bir felakete dönüştüğünü sarsıcı bir dille anlatıyor.
Filmin başrollerinde, idealist ve heyecanlı gazeteci adaylarını canlandıran genç bir oyuncu kadrosu yer alıyor. Karakterlerin olaylara karşı takındıkları araştırmacı tavır, korku unsurlarının devreye girmesiyle yerini saf bir dehşete bırakırken oyuncular bu geçişi başarıyla sergiliyorlar. Özellikle dağ evinde tek başına yaşayan Wild karakterine hayat veren oyuncu, sessizliği ve tekinsiz duruşuyla filmin en güçlü korku figürü olarak öne çıkıyor.
Oyuncu kadrosu, "buluntu film" (found footage) estetiğine uygun olarak oldukça doğal bir performans sergileyerek izleyiciye olayların o an yaşandığı hissini veriyor. Karakterlerin birbirleriyle olan çatışmaları ve ölüm korkusu karşısındaki tepkileri, filmin gerilim dozunu sürekli yukarıda tutan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Yönetmen Özgür Bakar, İblisin Oğlu 13. Vahşet ile Türk korku sinemasında sıkça işlenen cin temasının dışına çıkarak, daha çok "slasher" ve "found footage" türlerini harmanlayan bir iş ortaya koyuyor. Film, ıssız doğanın getirdiği izolasyon duygusunu ve 13 sayısının mistik uğursuzluğunu başarıyla kullanıyor. Dar alan çekimleri ve kameranın sarsıntılı kullanımı, izleyiciyi karakterlerin yaşadığı paniğin tam ortasına bırakıyor. Editoryal açıdan bakıldığında, yapım modern şehirli gençlerin doğadaki kadim ve vahşi güçler karşısındaki çaresizliğini etkileyici bir atmosferle yansıtıyor.
Bu yapım, özellikle "buluntu film" tarzındaki gerilim yapımlarını seven ve hayatta kalma mücadelelerini konu alan hikâyelerden hoşlananlar için ideal bir seçenek. Gizemli kayboluş hikâyeleri ve dağ başında geçen ıssız korku temaları ilginizi çekiyorsa, bu korku filmi beklentilerinizi karşılayacaktır. Eğer gerçekçi bir atmosferde geçen, yüksek tempolu ve ürpertici bir macera arıyorsanız, İblisin Oğlu 13. Vahşet’i mutlaka izlemelisiniz.
İblisin Oğlu 13. Vahşet'i izlemek için en büyük neden, Türk sinemasında nadir görülen tarzdaki tekinsiz dağ atmosferini ve 13 sayısının laneti üzerine kurulu özgün kurgusunu görmektir. Film, izleyiciyi bir yandan gizemi çözmeye davet ederken diğer yandan her an bir saldırı beklentisiyle tetikte tutuyor. Gençlerin kamera kayıtları üzerinden ilerleyen hikâye yapısı, yaşanan vahşeti çok daha kişisel ve sarsıcı bir boyuta taşıyor.
Merakın Bedeli: Gazetecilik hırsının ve bilinmeyeni kurcalamanın getirdiği tehlikeler.
İzolasyon ve Çaresizlik: Medeniyetten uzak bir dağ evinde yardım almanın imkansızlığı.
13 Sayısının Laneti: Sayıların ve sembollerin insan kaderi üzerindeki mistik ve karanlık etkisi.
Vahşi Doğada Hayatta Kalma: İnsanın doğanın kalbindeki bilinmez kötülükle imtihanı.
Eğer bu tarz orman ve dağ temalı gerilimleri sevdiyseniz, türün dünyaca ünlü örneği olan The Blair Witch Project veya benzer bir kaçış öyküsü sunan Wrong Turn (Korku Kapanı) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca Türk sinemasından yine Özgür Bakar imzalı Deccal veya atmosferik benzerliğiyle dikkat çeken Baskın, bu türdeki arayışınız için benzer nitelikte alternatifler olabilir.
Film, çekim tarzı itibarıyla izleyicide gerçeklik algısı yaratmayı amaçlayan "found footage" tekniğiyle hazırlanmıştır.
Yönetmen Özgür Bakar, bu filmle yerli korku sinemasına slasher türünde yeni bir soluk getirmeyi hedeflemiştir.
Çekimler, atmosferin kasvetini desteklemek adına gerçek dağ evlerinde ve zorlu hava koşullarında gerçekleştirilmiştir.
Filmde 13 sayısı, kadim bir lanetin ve uğursuzluğun simgesi olarak karakterlerin başına gelen felaketlerin temel motivasyonu şeklinde işlenir.
Film, slasher türünün bir örneği olduğu için türün gerektirdiği sertlikte ve görsel olarak sarsıcı bazı şiddet sahnelerini barındırmaktadır.
Film tamamen kurgusal bir senaryoya sahiptir; ancak dağcıların gizemli bir şekilde kaybolması gibi gerçek hayatta rastlanan şehir efsanelerinden esinlenilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...