

Hikmet
-
-
-

-

-

-
-

-
-
Film, Burgazada’nın dar sokaklarında ve İstanbul’un değişen çehresinde, üç farklı öyküyü ustalıkla tek bir paydada birleştiriyor. Merkezde, yıllarca devlete hizmet etmiş ancak emeklilik günlerinde ailesini geçindirmekte zorlanan Ali Rıza Efendi yer alır. Ali Rıza Efendi’nin hayatı, sadece geçim sıkıntısıyla değil, çocuklarının kendi yollarını çizme çabalarıyla da dalgalanmaktadır.
Hikayenin diğer bir odağında ise Ali Rıza Efendi’nin kızı Melek vardır. Melek, adadaki bir kuaför dükkanında çalışarak ailesine destek olmaya çalışırken, kendi hayalleri ve adanın yerlisi Berber Dimitri’nin hayatıyla kesişen yolları hikayeye farklı bir derinlik katar. Sait Faik Abasıyanık’ın "Medarı Maişet Motoru" eserinden ilham alan film, adadaki günlük yaşamın naifliğini, yoksulluğun getirdiği ağır yükü ve karakterlerin iç dünyasındaki fırtınaları sakin ama sarsıcı bir dille beyazperdeye taşıyor.
Filmin başrollerinde Erkan Bektaş, Yağmur Tanrısevsin ve deneyimli oyuncu Güven Kıraç yer alıyor. Güven Kıraç, Ali Rıza Efendi karakterindeki çaresizliği ve baba figürünün ağırlığını her zamanki usta oyunculuğuyla yansıtıyor. Yağmur Tanrısevsin, Melek rolünde adanın rüzgarını ve genç bir kadının umutlarını duru bir performansla sergiliyor.
Kadronun diğer önemli isimleri olan Köksal Engür ve Erkan Bektaş, Burgazada’nın çok kültürlü yapısını ve karakterlerin arasındaki o eski İstanbul nezaketini başarıyla canlandırıyorlar. Oyuncu kadrosunun sergilediği bu samimi performanslar, filmin editoryal olarak bir dönem panoramasından ziyade yaşayan bir insan hikayesi gibi hissedilmesini sağlıyor.
Yönetmen Erden Kıral’ın imzasını taşıyan İkimize Bir Dünya, klasik bir edebiyat uyarlamasının ötesine geçerek Burgazada’nın melankolik ruhunu izleyiciye hissettiriyor. Sinematografi, adanın o eşsiz manzarasını bir karakter gibi kullanırken, karakterlerin yoksulluğu ile adanın doğal güzelliği arasındaki tezatlığı başarıyla vurguluyor. Anlatım dili oldukça edebi ve durağan bir tempoya sahip; bu da izleyicinin Ali Rıza Efendi ve ailesinin yaşadığı çıkmazlara daha yakından odaklanmasını sağlıyor. Film, Türk edebiyatının büyük kalemi Sait Faik’in dünyasına zarif bir selam duruyor.
Sait Faik Abasıyanık okumayı sevenler, ada hikayelerine ilgi duyanlar ve karakter odaklı derin dram yapımlarından keyif alanlar için bu film eşsiz bir tercih. Modern hayatın hızından kaçıp, eski İstanbul’un o naif ama hüzünlü atmosferine tanıklık etmek isteyen her yaştan sinemasever bu yapımı izlemeli. Edebiyat ve sinemanın iç içe geçtiği kaliteli bir aile filmi arayanlar listesine kesinlikle eklemelidir.
Film, büyük şehirde hayata tutunmanın ve onurlu bir yaşam sürmenin zorluklarını çok gerçekçi bir yerden anlatıyor. Sadece bir geçim mücadelesi değil, aynı zamanda aile bağlarının, sadakatin ve Burgazada’nın çok renkli insan mozaiğinin bir yansımasını sunuyor. Sait Faik’in hikayelerindeki o "insan sevgisini" ve hüznü beyazperdede görmek, izleyici için ruhsal bir dinlenme fırsatı yaratıyor.
Geçim Derdi: Emekli bir memurun ve ailesinin ekonomik şartlar karşısındaki onurlu duruşu.
Ada Yaşamı: Burgazada’nın izole ama bir o kadar da sıcak sosyal dokusu.
Baba ve Çocuk İlişkisi: Kuşak farkı ve değişen hayat şartları arasında kurulan duygusal bağlar.
Umut ve Hayal Kırıklığı: Karakterlerin kendi küçük dünyalarında kurdukları hayallerin gerçek hayatla çarpışması.
Eğer Sait Faik dünyasını ve ada atmosferini sevdiyseniz, yine edebi bir derinliği olan Kelebeğin Rüyası veya bir başka ada hikayesi olan Bi Küçük Eylül Meselesi ilginizi çekebilir. Ayrıca Türk sinemasının o naif dramatik yapısını özleyenler için Gönül Yarası da benzer bir duygu dünyası sunacaktır.
Film, Sait Faik Abasıyanık’ın ilk romanı olan ve yayınlandığı dönemde yasaklanan "Medarı Maişet Motoru" eserinden uyarlanmıştır. Çekimlerin tamamı Burgazada’da gerçekleştirilmiş, adanın gerçek mekanları ve atmosferi korunarak çekimler tamamlanmıştır. Erden Kıral, bu yapımla Türk sinemasına önemli bir edebiyat uyarlaması daha kazandırmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...