
Belgesel
Kinmen (Quemoy) Adası, Tayvan'ın kontrolünde olmasına rağmen coğrafi olarak Çin ana karasına (Xiamen şehri) sadece birkaç kilometre uzaklıktadır; o kadar yakındır ki kıyıdan bakıldığında Çin'in gökdelenleri çıplak gözle net bir şekilde görülür. Soğuk Savaş döneminde Çin ve Tayvan arasındaki çatışmaların cephesi olan bu ada, günümüzde tuhaf bir "araf" halindedir.
Yönetmen S. Leo Chiang, Tayvan'da doğup Amerika'da büyümüş biri olarak, kendi kimlik karmaşasını bu adanın durumuyla özdeşleştirir. Film, paslanmış tankların hala kumsallarda durduğu, eski sığınakların turistik mekanlara dönüştüğü Kinmen'de dolaşarak; savaş tehdidinin gölgesinde süren normal hayatı, yerel halkın hislerini ve iki süper güç (ABD ve Çin) arasında sıkışıp kalmanın ne anlama geldiğini lirik bir dille anlatır.
S. Leo Chiang (Yönetmen/Anlatıcı): Filmin hem gözü hem de sesi. Tayvanlı, Amerikalı ve Çinli kimlikleri arasında gidip gelen, kendini hiçbir yere tam ait hissetmeyen bir gözlemci.
Kinmen Halkı: Çin'e feribotla gidebilecek kadar yakın olan ama siyasi olarak onlardan ayrı duran, savaş anılarını ve bugünkü belirsizliği yaşayan yerel sakinler ve askerler.
Island in Between, klasik bir haber belgeseli veya tarih dersi değil; görsel bir deneme (video essay) niteliğindedir. Yönetmen, adanın sisli manzaralarını, kumsala saplanmış anti-çıkarma demirlerini ve karşı kıyıdaki Çin'in ışıl ışıl modern silüetini kullanarak güçlü bir görsel tezat yaratır.
Belgeselin en etkileyici yanı, "savaş" kavramının nasıl normalize edildiğini göstermesidir. Turistler, bir zamanlar binlerce bombanın düştüğü sığınaklarda selfie çekerken, arka planda hala askeri tatbikat sesleri duyulur. Film, Ukrayna-Rusya veya İsrail-Filistin gibi dünyanın diğer gerilim bölgelerini akla getirerek, "iki ateş arasında kalmanın" evrensel yalnızlığını sorgular.
Uluslararası ilişkiler, jeopolitik ve tarih meraklıları için kısa ama derin bir kaynak. Tayvan-Çin gerilimini sadece haber manşetlerinden değil, insani bir perspektiften anlamak isteyenler izlemeli. Ayrıca aidiyet ve kimlik üzerine düşünenler, yönetmenin kişisel anlatımını çok etkileyici bulacaktır.
Çünkü bu film, Tayvan adına Oscar'a aday gösterilen ilk belgesel olma başarısını gösterdi. Dünyanın en tehlikeli parlama noktalarından birini (flashpoint), ajitasyona kaçmadan, sakin ve şiirsel bir dille anlatıyor. Sadece 19 dakikada, sınırların anlamsızlığını ve insanların büyük politik oyunlar içindeki küçük rollerini anlamak için izlenmeli.
Arafta Kalmak: Hem coğrafi (Kinmen) hem de kimliksel (Yönetmen) olarak iki güç arasında sıkışmışlık.
Savaş ve Turizm: Tarihi travma mekanlarının günümüzde turistik birer objeye dönüşmesi.
Jeopolitik Gerilim: Çin'in yükselişi ve Tayvan'ın demokrasisini koruma çabası.
Kimlik: "Tayvanlı", "Çinli" veya "Amerikalı" olmanın ne anlama geldiği.
Fire at Sea (Denizdeki Ateş): Göçmen krizinin ortasındaki bir adanın (Lampedusa) sakin hayatını ve trajediyi zıtlıklarla anlatan belgesel.
Nostalgia for the Light: Şili'de geçmişin izlerini coğrafya üzerinden arayan Patricio Guzmán belgeseli.
Flee: Kimlik, göç ve ev kavramını sorgulayan animasyon belgesel.
Filmin yapımcılığını The New York Times Op-Docs üstlenmiştir, bu sayede geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştır.
"Kinmen" (veya Quemoy), kelime anlamı olarak "Altın Kapı" demektir.
Ada, 1949'dan sonra Çin Halk Cumhuriyeti ile Tayvan (Çin Cumhuriyeti) arasındaki en şiddetli çatışmaların yaşandığı yerdir; ancak şu an iki taraf arasında ulaşım ve ticaretin yapıldığı bir köprü konumundadır.
Coğrafi olarak Çin ana karasına çok yakın (yaklaşık 2-10 km) olsa da, siyasi ve idari olarak Tayvan'ın (Çin Cumhuriyeti) kontrolü altındadır.
Film, The New York Times'ın ve CNEX'in resmi YouTube kanallarında ücretsiz ve yasal olarak izlenebilir.
Film propaganda yapmaktan kaçınır. Yönetmen, ne tam Çin karşıtı ne de tam Amerikan yanlısıdır; daha çok barışın kırılganlığını ve sıradan insanların arada kalmışlığını vurgular.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...