
Yakın gelecekte geçen Lockout, izleyicileri Dünya'nın yörüngesinde dönen, içinde en azılı 500 suçlunun dondurularak tutulduğu maksimum güvenlikli hapishane MS One’a götürüyor. Deneyimli bir ajan olan Snow, işlemediği bir suçla itham edilirken, özgürlüğünü geri kazanması için imkansız bir görevle karşı karşıya kalır. Lockout, klostrofobik atmosferi ve yüksek temposuyla türün meraklılarını ekrana kilitliyor.
Amerikan Başkanı’nın kızı Emilie Warnock, insani bir görev için gittiği bu uzay hapishanesinde, mahkumların beklenmedik bir şekilde uyanmasıyla rehin düşer. Kontrolden çıkan bu devasa tesis, adeta bir ölüm tuzağına dönüşür. Lockout filminde Snow’un görevi basittir: İçeri sızmak, kızı bulmak ve sağ salim dışarı çıkarmak. Ancak binlerce psikopat suçlunun arasında bu hiç de kolay olmayacaktır.
Guy Pearce’ın canlandırdığı Snow karakteri, geleneksel kahraman tiplemelerinden farklı olarak alaycı tavrı ve keskin zekasıyla öne çıkıyor. Lockout, sadece çatışma sahneleriyle değil, Snow ve Emilie arasındaki dinamik diyaloglarla da izleyiciye keyifli anlar sunuyor. Klasik 80’ler aksiyon filmlerinin ruhunu modern bir bilim kurgu atmosferinde yaşatan Lockout, türün sevenleri için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Luc Besson’un kaleminden çıkan bu hikaye, uzay boşluğunun sessizliğini yerçekimsiz ortamdaki aksiyonla birleştiriyor. Lockout, karmaşık bir olay örgüsü yerine saf heyecan ve gerilim arayanlar için biçilmiş kaftan. Dar koridorlar, teknolojik cihazlar ve her an köşeden çıkabilecek bir tehlike ile film, son saniyesine kadar temposunu korumayı başarıyo
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...