

Carrie Davis

Jack

Mamere

Jeremiah

Matt

Dr. Monyang

Pamela Lowi

Dave

Nick Costas

Jenny
Gerçek bir hikâyeye dayanan film, Sudan'daki iç savaş sırasında ailelerini kaybeden ve "Sudan'ın Kayıp Çocukları" olarak bilinen bir grup yetimin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Binlerce kilometre yürüyerek Kenya'daki bir mülteci kampına ulaşan bu gençler, yıllar sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşme hakkı kazanırlar. Kansas City'ye vardıklarında ise onları, modern dünyanın karmaşasıyla başa çıkmalarına yardımcı olması beklenen, iş bulma danışmanı Carrie beklemektedir.
Carrie başlangıçta bu görevi sadece bir iş olarak görse de, mülteci gençlerin yaşadıkları büyük trajedilere rağmen korudukları umut, dayanışma ve saf iyilik karşısında kendi hayatını sorgulamaya başlar. Film, sadece bir entegrasyon öyküsü değil, aynı zamanda farklı dünyalardan gelen insanların birbirlerinin yaralarını nasıl sardığını gösteren dokunaklı bir dram filmi olarak karşımıza çıkıyor. Medeniyet dediğimiz kavramın aslında binalardan değil, insani bağlardan ibaret olduğunu hatırlatan yapım, izleyiciyi derin bir vicdan muhasebesine davet ediyor.
Filmin merkezinde, mültecilere yardım eden Carrie karakteriyle Reese Witherspoon yer alıyor. Witherspoon, alışılagelmiş "kahraman" figüründen uzak, başlangıçta mesafeli ve kendi sorunlarıyla boğuşan bir kadını oldukça doğal ve samimi bir performansla canlandırıyor. Ancak filmin asıl yıldızları, Sudanlı mülteci karakterlere hayat veren Arnold Oceng, Ger Duany, Emmanuel Jal ve Kuoth Wiel.
Bu oyuncuların bir kısmının gerçek hayatta da Sudanlı mülteciler veya eski çocuk askerler olması, filme tarifi zor bir sahicilik katıyor. Acıyı ve umudu gözlerinde taşıyan bu gençlerin performansı, editoryal bir başarı olarak hikâyeyi sıradan bir Hollywood yapımı olmaktan çıkarıp evrensel bir tanıklığa dönüştürüyor. Corey Stoll ise yardımcı rolde hikâyeye sağlam bir destek sunarak kadronun bütünlüğünü tamamlıyor.
Yönetmen Philippe Falardeau, hikâyeyi sömürmeden ve ajitasyona kaçmadan anlatmayı başarıyor. Filmin ilk yarısında Sudan'daki zorlu kaçış sürecini belgeselvari bir dille yansıtan yönetmen, ikinci yarıda ise kültürel çatışmaları mizahla harmanlayarak dengeli bir tempo kuruyor. Duygusal yoğunluğu yüksek olan yapım, izleyiciyi ağlatmayı değil, mültecilerin yaşadığı "iyi yalanlar" üzerinden fedakârlık kavramını anlamlandırmayı hedefliyor. Görüntü yönetimi, mülteci kampının tozlu sarılığından Amerika'nın soğuk metalik griliğine geçiş yaparak karakterlerin iç dünyasındaki yabancılaşmayı başarıyla simgeliyor.
Gerçek yaşam öykülerinden ilham alan ve insani değerleri ön plana çıkaran yapımları sevenler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Özellikle mülteci meselelerine duyarlı olan, biyografi ve dram türünün harmanlandığı nitelikli eserler arayan izleyiciler için oldukça doyurucu bir seçenek. Aile bağlarının ve dostluğun her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğine dair inancını tazelemek isteyen her yaştan sinemasever bu umut dolu hikâyeyi izlemeli.
Dünyadaki mülteci krizine istatistiklerin ötesinde, insan odaklı bir perspektiften bakmak için izlenmeli. Film, "beyaz kurtarıcı" klişesine düşmek yerine, aslında mültecilerin yerleşik düzendeki insanlara ne kadar çok şey öğretebileceğini gösteriyor. Fedakârlığın ve dürüstlüğün bazen bir yalanın ardına gizlenebileceğini anlatan o vurucu finali için bile izlenmeye değer bir yapım.
Hayatta Kalma ve Dayanışma: En zor şartlarda bile bir arada kalmanın gücü.
Kültürel Çatışma: Modern Batı dünyasının absürt yanlarının mülteci gözünden ele alınışı.
Fedakârlık: Başkasının mutluluğu için kendi hakkından vazgeçme erdemi.
Kayıp ve Hafıza: Geride bırakılan vatanın ve yitirilen ailelerin sönmeyen acısı.
Bu filmin duygusal derinliğini sevdiyseniz, yine mülteci ve göç temalarını işleyen Hotel Rwanda veya bir başka gerçek hayat öyküsü olan Lion filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca kültürel çatışmaları ve yardımlaşmayı merkezine alan Kör Nokta (The Blind Side) benzer bir tat bırakabilir.
Filmdeki mülteci oyuncuların birçoğu gerçek hayatta da Sudan'daki kamplarda yaşamış kişilerden seçilmiştir.
Filmin adı, Sudanlı çocukların kamptaki görevlileri ve askerleri atlatmak için uydurdukları ve hayatta kalmalarını sağlayan küçük stratejilere gönderme yapmaktadır.
Reese Witherspoon, çekimler sırasında Sudanlı oyuncularla vakit geçirerek onların gerçek hikâyelerinden çok etkilendiğini ve bunun performansına yansıdığını belirtmiştir.
Evet, film 1980'lerdeki iç savaştan kaçan ve 2000'lerin başında ABD'ye yerleştirilen yaklaşık 3.600 Sudanlı gencin genel deneyimlerinden ve belirli bir grubun anılarından uyarlanmıştır.
Başlık, filmdeki bir karakterin başkasını kurtarmak veya korumak amacıyla söylediği, dürüstlükten daha erdemli kabul edilen fedakârca yalanları temsil ediyor.
Çekimlerin bir kısmı mülteci kampı sahneleri için Güney Afrika'da, modern dünya sahneleri için ise Amerika Birleşik Devletleri'nin Georgia eyaletinde gerçekleştirildi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...