
Belgesel
Joe Feingold, II. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarından sağ kurtulmuş, acı dolu geçmişine rağmen müziğe olan tutkusunu hiç kaybetmemiş bir adamdır. Joe, yaşlılık döneminde artık çalamadığı emektar kemanını, New York'ta düzenlenen bir bağış kampanyasına teslim eder. Bu keman, Bronx’un yoksul mahallelerinden birinde yaşayan 12 yaşındaki Brianna Perez’in ellerine ulaşır. Kemanın tellerinden yükselen ses, sadece bir melodi değil, yetmiş yıllık bir hatıranın ve hayatta kalma hikâyesinin yankısıdır.
Film, bir enstrümanın fiziksel bir objeden çok daha fazlası olduğunu; nesilleri, kültürleri ve acıları birbirine bağlayan köprüler kurabileceğini kanıtlıyor. Joe’nun geçmişindeki karanlık anılar ile Brianna’nın geleceğe dair umutları, bu ahşap gövdeli keman etrafında kesişiyor. Yönetmen Kahane Cooperman, bu kısa belgesel çalışmasında, küçük bir iyilik hareketinin nasıl devasa bir insanlık dersine dönüştüğünü, izleyiciyi gözyaşlarına boğan bir samimiyetle işliyor.
Bu dokunaklı hikâyenin merkezinde Joe Feingold yer alıyor. Joe, yaşlılığın getirdiği kırılganlığa rağmen gözlerindeki o dinç bakışla, müziğin kendisi için ne ifade ettiğini kelimelere dökmeden bile hissettiriyor. Onun savaş yıllarına dair anlattıkları, filmin tarihsel derinliğini oluştururken; naif kişiliği izleyicide derin bir saygı uyandırıyor.
Genç Brianna Perez ise, kemana olan yeteneği ve Joe’nun emanetine sahip çıkışındaki ciddiyetiyle hikâyeye taze bir soluk getiriyor. Brianna’nın kemanı ilk kez eline aldığı anlardaki heyecanı ve Joe ile karşılaştığı sahnedeki duygusal olgunluğu, filmin en can alıcı performanslarından birini sunuyor. Bu ikiliye eşlik eden okul müdürü ve öğretmenler, eğitimin ve sanatın bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebileceğini gösteren yan roller olarak karşımıza çıkıyor.
Joe's Violin, sadece 24 dakikalık süresiyle sinemanın en saf duygularını yakalamayı başaran bir yapım. 2017 yılında En İyi Kısa Belgesel dalında Oscar adaylığı kazanan bu eser, teknik açıdan sade ama duygusal açıdan oldukça zengin bir kurguya sahip. Yönetmen, Holokost gibi ağır bir temayı, günümüzün Bronx sokaklarıyla harmanlayarak zamansız bir anlatı oluşturmuş. Film, acının evrenselliğini müziğin diliyle yumuşatarak seyirciyi teselli eden bir atmosfer sunuyor.
Müziğin iyileştirici gücüne inananlar, kuşaklar arası dostluk hikâyelerinden hoşlananlar ve biyografi niteliğindeki gerçek yaşam öykülerini sevenler için bu film kaçırılmaması gereken bir cevher. Kısa ama yoğun bir içerik arayan izleyiciler, bu belgesel sayesinde insanlığa olan inançlarını tazeleyebilirler. Sanatın toplumsal engelleri nasıl aştığını görmek isteyen her yaştan sinemasever için uygundur.
Bu film, eşyaların sadece maddeden ibaret olmadığını, bazen bir insanın ruhunu taşıyabildiğini gösteriyor. Joe’nun kemanını bağışlaması sıradan bir yardım değil, bir bayrak yarışı gibi hayatını başka birine devretmesidir. İzleyiciye nezaketi, minneti ve geçmişle bağ kurmanın önemini hatırlattığı için izlenmeli. Kısa süresine rağmen, kalbinizde uzun süre kalacak bir iz bırakmayı başarıyor.
Müziğin Evrenselliği: Dil, din ve yaş farkı gözetmeksizin insanların aynı notalarda buluşabilmesi.
Hayatta Kalma ve Miras: Geçmişteki büyük acıların ardından geriye kalan en değerli şeyin umut ve paylaşım olması.
Nesiller Arası Köprü: Bir yaşlı ile bir çocuğun, ortak bir tutku sayesinde birbirlerinin hayatına dokunması.
Eğer bu filmin yarattığı duygu dünyasını sevdiyseniz, yine yaşlılık ve müzik temasını işleyen Music by Prudence belgeseline göz atabilirsiniz. Ayrıca, II. Dünya Savaşı sonrası bir piyanistin hayatta kalma mücadelesini anlatan The Pianist (Piyanist) veya bir öğretmenin öğrencilerine müzik yoluyla ulaştığı Music of the Heart (Kalbin Müziği) kurgusal anlamda benzer tatlar sunabilir.
Joe Feingold’un bağışladığı keman aslında bir WQXR radyo istasyonunun düzenlediği enstrüman bağışı kampanyası sırasında ortaya çıkmıştır. Kemanın hikâyesi o kadar etkileyici bulunmuştur ki, yönetmen Cooperman hemen bu süreci kayıt altına almak istemiştir. Joe ve Brianna, filmin çekimleri bittikten sonra da iletişimlerini koparmamış ve gerçek hayatta da güçlü bir dostluk sürdürmüşlerdir.
Joe bu kemanı, II. Dünya Savaşı sonrası bir mülteci kampındayken bir parça sigara karşılığında takas ederek almış ve hayatı boyunca en yakın dostu olarak görmüştür.
Evet, Brianna bu olaydan sonra müzik eğitimine daha büyük bir tutkuyla bağlanmış ve keman çalmaya devam ederek sanat eğitimini sürdürmüştür.
Filmde Joe'nun anlattığı anıları destekleyen arşiv görüntüleri ve fotoğraflar kullanılmış, ancak hikâye daha çok kemanın yarattığı pozitif dönüşüme odaklanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...