
Genç ve hırslı bir politikacı olan David Norris, hayatının akışını değiştirecek o özel kadınla, Elise ile tanıştığında her şeyin tesadüf olduğunu sanır. Ancak The Adjustment Bureau dünyasında tesadüfe yer yoktur. David, bir sabah ofisine girdiğinde görmemesi gereken bir manzarayla karşılaşır ve hayatının iplerini elinde tutan gizemli "Büro" elemanlarını keşfeder. Şapkalı ve takım elbiseli bu adamlar, insanlığın önceden belirlenmiş "Plan"ına sadık kalmasını sağlamakla görevlidir.
David ve Elise arasındaki çekim o kadar güçlüdür ki, Büronun tüm engellemelerine rağmen yolları tekrar tekrar kesişir. Ancak The Adjustment Bureau ajanları için bu ilişki kabul edilemez bir sapmadır. David, ya kendi kariyeri ve dünyanın geleceği için çizilen o "güvenli" yoldan gidecek ya da her şeyi riske atarak aşkının peşinden koşacaktır. Film, izleyiciyi bu zorlu seçimle empati kurmaya davet ederken temposunu hiç düşürmüyor.
Film boyunca hissedilen gerilim, sadece fiziksel bir kaçıştan ibaret değil; aynı zamanda felsefi bir meydan okumadır. The Adjustment Bureau, kapıların bambaşka mekanlara açıldığı gizemli bir New York atmosferinde geçerken, "Özgür irade sadece bir illüzyon mu?" sorusunu merkezine alıyor. Karakterlerin kaderlerini ellerine alma çabası, görsel efektler ve zekice kurgulanmış senaryoyla birleşerek unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
Eğer sadece düz bir aksiyon değil, aynı zamanda düşündüren ve duygusal derinliği olan bir hikaye arıyorsanız The Adjustment Bureau tam size göre. Modern bir mitoloji yaratan film, aşkın en büyük güç olup olmadığını sorgularken izleyiciyi son ana kadar ekran başına kilitliyor. Unutmayın, bazen en doğru yol, sizin için çizilen değil, kendi ayaklarınızla yürüdüğünüz yoldur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...