

Danny Bryant

Gene Dekker

Sandy Mardell

Simon Hillier

Cedric Munroe

Walter Lewis
Subaru Kid 1
Subaru Kid 3

Kelly
Subaru Kid 2
Körfez Savaşı gazisi olan Danny Bryant, yıllar sonra İngiltere’ye döndüğünde sokakların yozlaşma, şiddet ve suçla kuşatıldığını görür. Yasaların suçluları koruduğuna ve masumların sahipsiz bırakıldığına inanan Danny, adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Bu yolda yalnız değildir; kendisi gibi toplum tarafından hayal kırıklığına uğratılmış, adaletsizliğe maruz kalmış farklı geçmişlere sahip bir grup adamı bir araya getirir.
Bu ekip, sokakları temizlemek adına yasa dışı bir infaz çetesine dönüşür. Ancak başlangıçta soylu bir amaç gibi görünen bu "temizlik" operasyonu, şiddetin dozunun artmasıyla birlikte kontrol edilemez bir hal alır. Kanunsuzlar, suçla savaşırken yavaş yavaş avladıkları canavarlara dönüşmeye başlarlar. Film, şiddetin bir çözüm olup olmadığını sorgularken, bireysel adaletin toplumsal kaosa nasıl zemin hazırladığını sert bir dille işliyor.
Filmin başrolünde, Danny Bryant karakterine hayat veren Sean Bean yer alıyor. Bean, savaş sonrası travmalarıyla boğuşan ve içindeki öfkeyi bastıramayan eski bir askerin ruh halini oldukça etkileyici ve sert bir performansla sergiliyor. Karakterin kararlılığı ile içsel yıkımı arasındaki dengeyi başarıyla kuruyor.
Ona eşlik eden Danny Dyer, grubun daha fevri ve şiddet yanlısı üyesi olarak hikayeye dinamizm katıyor. Lennie James ise grubun vicdanı ile bağlılığı arasında sıkışan karakteriyle editoryal açıdan filmin en derin performanslarından birini sunuyor. Bob Hoskins ise deneyimli bir polis memuru rolünde, kanun ile kanunsuzluk arasındaki o ince çizgiyi temsil ederek kadronun ağırlığını artırıyor.
Nick Love tarafından yönetilen film, İngiliz "vigilante" (öz adalet) sinemasının en tartışmalı örneklerinden biridir. Film, kaba ve gerçekçi bir atmosfer sunarken, el kamerası kullanımı ve hızlı kurgusuyla aksiyonun dozunu sürekli yüksek tutuyor. Yönetmenlik dili, izleyiciyi bu şiddet sarmalının içine hapsederken, toplumsal çürümeyi çiğ bir görsellikle yansıtıyor. Film, eleştirmenler tarafından şiddeti estetize ettiği gerekçesiyle eleştirilse de, türün meraklıları için kült bir değer taşıyor.
Sert polisiye, intikam temalı yapımlar ve İngiliz suç sinemasından hoşlanan izleyiciler için bu film oldukça tatmin edicidir. Toplumsal adalet kavramını sorgulayan, temposu yüksek ve karanlık bir aksiyon filmi arayanlar Kanunsuzlar'ı mutlaka izlemeli. Ayrıca Sean Bean hayranları için oyuncunun en çiğ ve maskülen performanslarından birini görmek adına ideal bir tercihtir. Eğer psikolojik gerilim ve suçun iç içe geçtiği yapımları seviyorsanız, bu yapım beklentinizi karşılayacaktır.
Kanunsuzlar, "Adalet nedir?" sorusuna en sert ve en karanlık cevabı arıyor. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, ana karakterlerini birer süper kahraman gibi değil, acı çeken ve hata yapan gerçek insanlar olarak göstermesidir. Şiddetin bir döngü olduğunu ve bu döngüye girenlerin asla aynı kalamayacağını anlatması, filmi salt bir aksiyonun ötesine taşıyarak ahlaki bir tartışma alanı yaratıyor.
Kişisel Adalet: Yasaların yetersiz kaldığı noktada bireyin kendi hükmünü verme arzusu.
Şiddetin Yozlaştırıcı Gücü: Kötülükle savaşırken kötüye dönüşme riski.
Toplumsal Yabancılaşma: Modern toplumda korumasız hisseden bireylerin öfkesi.
Bu filmin yarattığı sert sokak atmosferini ve öz adalet temasını sevdiyseniz, türün klasikleri olan Death Wish veya bir başka İngiliz suç draması olan Harry Brown filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir grubun suçla mücadelesini daha stilize bir dille anlatan suç filmi Şehrin Azizleri (The Boondock Saints) de benzer bir ruh taşıyabilir.
Film vizyona girdiği dönemde İngiliz medyası tarafından "şiddeti teşvik ettiği" iddiasıyla yoğun bir şekilde tartışılmıştır. Yönetmen Nick Love, çekimler sırasında gerçekçiliği artırmak için Londra’nın en tekinsiz bölgelerini mekan olarak kullanmıştır. Sean Bean, karakterine hazırlanırken savaş gazileriyle görüşmeler yapmış ve askeri disiplini rolüne yansıtmıştır.
Hayır, film tamamen kurgusal bir senaryoya sahiptir; ancak dönemin İngiltere'sindeki artan sokak suçları ve toplumsal huzursuzluklardan ilham alınarak yazılmıştır.
Evet, film türü gereği oldukça sert ve kanlı sahneler içermektedir. Bu nedenle yetişkin izleyici kitlesine hitap eder.
Film, bu sorunun cevabını izleyiciye bırakır. O bir kahraman olarak başlasa da, yöntemleri ve sonuçları onu tartışmalı bir figür haline getirir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...