
Dram

Yusuf

Selman

Zeynep
Emin

İsrafil

Astsubay

Atanur
Sıraç

Zübeyir

Savcı
Yusuf (Mehmet Usta), dokuz yıl süren hapis hayatının ardından özgürlüğüne kavuşur ve karlar altındaki memleketine geri döner. Yusuf, işlemediği bir suçun bedelini ödemiş, bu süreçte dışarıdaki dünyayla bağını yitirmiştir. Döndüğünde en büyük amacı, geride bıraktığı eşi Zeynep (Özge Gürel) ve hayatını düzene sokmaktır.
Ancak döndüğü kasaba, bıraktığı yer değildir. Dedikodular, önyargılar ve geçmişin karanlık gölgeleri Yusuf’un peşini bırakmaz. Karısına duyduğu sadakat ile kasabanın dayattığı "erkeklik" ve "namus" algısı arasında sıkışan Yusuf, kendi adaletini ararken kasabanın saygın ama otoriter figürleriyle (Ahmet Mümtaz Taylan) de karşı karşıya gelir. Karın üzerine düşen kanın kırmızısı gibi, Yusuf'un kaderi de bu bembeyaz coğrafyada geri dönülemez bir lekeyle mühürlenmek üzeredir.
Atmosferik Sinematografi: Atalay Taşdiken, karın ve kışın yarattığı o izole edilmişlik hissini hikâyenin ana damarı haline getiriyor. Görsel dil, karakterlerin yaşadığı çaresizliği başarıyla yansıtıyor.
Mehmet Usta’nın Derinliği: Genelde komedi rolleriyle tanınan Mehmet Usta, Yusuf karakterindeki ağırbaşlı, hüzünlü ve öfkesini içinde taşıyan performansıyla izleyiciyi şaşırtıyor.
Güçlü Oyuncu Kadrosu: Özge Gürel’in kırılgan ama dirençli kadın portresi ile Ahmet Mümtaz Taylan’ın ağırlığı, filmin dramatik yapısını güçlendiriyor.
Toplumsal Eleştiri: Film, taşradaki ahlak anlayışını, dedikodunun bir insan hayatını nasıl yıkabildiğini ve adaletin her zaman mahkeme salonlarında tecelli etmediğini sorguluyor.
Gerçekçi Bir Taşra Dramı İçin: Nuri Bilge Ceylan sinemasını veya Mommo gibi içten hikâyeleri seviyorsanız, bu soğuk atmosfer sizi etkileyecektir.
Adalet ve Vicdan Sorgulaması: Bir insanın işlemediği bir suçla nasıl başa çıktığını ve toplumun bu durumdaki tutumunu görmek adına.
Sakin Ama Derin Bir Anlatım: Aksiyondan ziyade karakterlerin iç dünyasına ve sessizliğine odaklanan yapımları tercih edenler için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...