
Komedi, Romantik, Suç

Matko Destanov

Dadan Karambolo
Zarije Destanov
Zare Destanov

Ida

Sujka
Grga Pitic

Ladybird
Grga Veliki

Priest
Film, Tuna Nehri üzerinde kaçak petrol ticareti yaparak zengin olma hayalleri kuran küçük çaplı dolandırıcı Matko Destanov’un hikâyesini merkezine alıyor. Matko, büyük bir sevkiyat için yerel gangster Dadan’dan borç alır ancak işler ters gidince borcunu ödeyemez. Dadan, borcun silinmesi karşılığında tuhaf bir teklif sunar: Matko’nun genç oğlu Zare, Dadan’ın "cüce" kız kardeşi Afrodita ile evlenecektir.
Ancak Zare, nehrin öte yanındaki Ida’ya aşıktır ve bu zoraki evlilikten kurtulmanın yollarını arar. İki yaşlı dostun (Zarije ve Grga) ölümü bile durduramayan dostlukları, düğün törenindeki inanılmaz karmaşa, nehre düşen arabalar, bandolar ve her sahneye eşlik eden "kara ve ak kediler" ile film, tam bir görsel karnavala dönüşür. Kusturica, sefaletin ortasında bile yaşam sevincinin nasıl fışkırdığını absürt bir dille anlatır.
Filmin enerjisi, profesyonel oyuncularla o bölgenin gerçek yüzlerini bir araya getiren kadrosundan gelir. Bajram Severdzan (Matko) ve Srđan Todorović (Dadan), Balkan sinemasının en nev-i şahsına münhasır performanslarından bazılarını sergiler. Özellikle Srđan Todorović, enerjik ve çılgın gangster tiplemesiyle filmin temposunu sürekli yukarıda tutar.
Genç aşıklar Zare ve Ida rollerindeki oyuncular, bu kaotik dünyanın içinde saflığı ve romantizmi temsil ederken; yaşlı kurtlar Zarije ve Grga Pitić, hikâyeye masalsı bir bilgelik katar. Kadronun geri kalanı, sanki bir film setinde değil de gerçek bir mahalledeymişçesine doğal ve coşkulu bir performans sergiler.
Emir Kusturica, bu filmle sinema dünyasına "Balkan Gerçekçiliği"ni en eğlenceli haliyle hediye etmiştir. Filmde mantık aramaktan ziyade, ritme ve atmosfere kapılmak gerekir. Görüntü yönetimi, nehrin çamurlu ama canlı dokusunu muazzam bir şekilde yansıtır. Müzikler ise (The No Smoking Orchestra) filmin kalbidir; balkan ezgileri sahnelerle o kadar iç içedir ki, izleyici kendisini bir noktadan sonra bir düğün alayının içindeymiş gibi hisseder. Venedik Film Festivali'nde Gümüş Aslan kazanan yapım, trajediyi bile kahkahaya dönüştürebilen nadir eserlerdendir.
Hayatın karmaşasını sevenler, yüksek enerjili müzikal dokuları tercih edenler ve dünya sineması meraklıları için bu yapım bir zorunluluktur. Eğer Fellini tarzı absürt karakterlerden ve Kusturica’nın kendine has kaosundan hoşlanıyorsanız, bu kült film favorileriniz arasına girecektir. Standart Hollywood anlatısından sıkılan ve samimi bir komedi-macera arayan herkes bu filme bayılacaktır.
Bu film, yaşamın tüm absürtlüğüne rağmen "hayatın mucize olduğunu" (Life is a Miracle) kanıtlar. Ölümün, borçların ve kavgaların arasında bile dans eden, şarkı söyleyen insanların hikâyesi izleyiciye müthiş bir moral aşılar. Ayrıca sinematografik olarak her karesi ince ince işlenmiş, detaylarla dolu bir sanat eseridir. Domuzların araba yediği, ölülerin dirildiği bu dünya, hayal gücünüzü tazeleyecektir.
Yaşam Sevinci: En zor şartlarda bile eğlence ve neşenin bulunabilmesi.
Sadakat ve Dostluk: İki yaşlı suç ortağının ömürlük bağı.
Absürtlük: Mantık dışı olayların hayatın bir parçası olarak kabul edilmesi.
Aşkın Gücü: Zoraki evliliklere karşı gençliğin ve aşkın başkaldırısı.
Eğer bu filmin balkan ruhunu ve temposunu sevdiyseniz, yönetmenin diğer başyapıtı Underground (Yeraltı) veya Arizona Dream ilginizi çekebilir. Benzer bir kaos ve yaşam enerjisi için Tony Gatlif’in Gadjo Dilo’su veya daha modern bir balkan dokusu için Amsal (Hırsızlar Şehri) önerilir.
Film aslında bir belgesel olarak planlanmış, ancak hikâye genişleyince kurmaca bir filme dönüştürülmüştür.
Filmde kullanılan kediler (kara ve ak), hikâye boyunca tanık rolü üstlenir ve şansın/kaderin sembolüdürler.
Srđan Todorović’in canlandırdığı Dadan karakterinin banyo yaparken kokain çektiği sahne, sinema tarihinin en ikonik ve absürt anlarından biridir.
Filmdeki müziklerin çoğu o kadar popüler olmuştur ki, dünya genelinde balkan partilerinin vazgeçilmezi haline gelmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...