
Geçmişin karanlık gölgeleriyle savaşan Jill Parrish için hayat, kız kardeşi Molly'nin aniden ortadan kaybolmasıyla altüst olur. Jill, kendisini yıllar önce kaçıran seri katilin geri döndüğünden ve bu kez kardeşini hedef aldığından emindir. Ancak ortada somut bir kanıt yoktur. Gone filmi, seyirciyi daha ilk dakikadan itibaren "Acaba her şey Jill'in zihninde mi?" sorusuyla baş başa bırakan sürükleyici bir atmosfer sunuyor.
Polis teşkilatı, Jill'in geçmişteki travmalarını öne sürerek onun iddialarını ciddiye almaz. Kardeşinin hayatının tehlikede olduğunu bilen genç kadın için artık tek bir seçenek kalmıştır: Kendi adaletini sağlamak. Gone, sistemin dışladığı bir bireyin, en büyük korkularıyla yüzleşerek nasıl bir avcıya dönüştüğünü etkileyici bir dille anlatıyor.
Zaman daralırken Jill, elindeki kısıtlı ipuçlarını takip ederek Portland'ın tekinsiz sokaklarında ve balta girmemiş ormanlarında iz sürer. Gone boyunca gerilim bir an olsun düşmezken, karakterimizin zekice hamleleri izleyiciyi ekrana kilitliyor. Film, klasik bir kaçırılma hikayesinden çok daha fazlasını vaat ederek psikolojik bir derinlik kazanıyor.
Amanda Seyfried'ın başarılı performansıyla devleştiği bu yapım, "Güven" kavramını sorgulayan yapısıyla dikkat çekiyor. Gone, seyirciye her köşede yeni bir sürpriz sunarken, son ana kadar gizemini korumayı başarıyor. Eğer son dakikaya kadar tahmin yürütmekten hoşlandığınız bir thriller arıyorsanız, bu film tam size göre.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...