

Mevlevi Dede

Yusuf

Zeynep

Lider

Kahraman/Ümit

Anne
Tarık

Amir

Dr. İsa
Baba
Film, 1996 yılında, Taliban ve iç savaşın pençesindeki Afganistan’da geçiyor. İstanbul’dan yola çıkan Yusuf ve beraberindeki gönüllü arkadaşları, sadece insani yardım ulaştırmak amacıyla bu tehlikeli coğrafyaya adım atarlar. Ancak onların bu iyi niyetli yolculuğu, dünya tarihini sonsuza dek değiştirecek olayların filizlendiği bir döneme denk gelir.
Mevlevi dedesi İbrahim’in "Bizim kelebeğimiz fırtınaya sebep olmaz, fırtınaya karşı koyar" düsturuyla yola çıkan ekip, Afganistan’da hayatta kalmaya çalışan binlerce mazlumun hikâyesine ortak olur. Bu süreçte yolları, ileride 11 Eylül 2001'de tüm dünyanın adını duyacağı bir isimle kesişir. Film, küçük bir iyilik hareketinin devasa bir kaosun ortasında nasıl bir direnç noktası oluşturduğunu ve kaderin ağlarını nasıl ördüğünü etkileyici bir dille anlatıyor.
Filmin kadrosu, karakter odaklı anlatımı güçlendiren yetenekli isimlerden oluşuyor:
Caner Cindoruk (Yusuf): İdealist, yardımsever ve inançlı Yusuf karakterinde, hikâyenin duygusal yükünü başarıyla sırtlıyor.
Deniz Oral (İbrahim Dede): Mevlevi dedesi rolünde, filme manevi derinlik katan bilge figürü canlandırıyor.
Serdal Genç: Yusuf'un arkadaşı olarak bu zorlu maceradaki yoldaşlık bağını pekiştiriyor.
Ghassan Massoud: (Cennetin Krallığı'ndan tanıdığımız usta oyuncu) Mevlevi öğretisini ve bölgenin ruhunu yansıtan sahnelerde filme uluslararası bir ağırlık katıyor.
Yönetmen Cihan Akkaya'nın imzasını taşıyan yapım, sadece bir yardım konvoyunun hikâyesini anlatmıyor; aynı zamanda Batı ve Doğu arasındaki kırılma noktalarını sorguluyor. 1996 yılının atmosferini, savaşın yıkıcılığını ve Mevleviliğin barışçıl mesajını başarıyla harmanlıyor. Film, aksiyon sahnelerinden ziyade karakterlerin yaşadığı içsel yolculuğa ve karşılaştıkları trajedilere odaklanıyor. Sinematografik açıdan Afganistan’ın (ve çekimlerin yapıldığı bölgelerin) sert ve epik görselliği, filmin dramatik etkisini artırıyor.
Yakın tarihe ilgi duyanlar, Orta Doğu jeopolitiği ve insani yardım öykülerini sevenler için bu film oldukça etkileyici bir deneyim vaat ediyor. Eğer tasavvufi öğretilerin zor zamanlardaki rehberliğini işleyen yapımlardan hoşlanıyorsanız, Kelebek sizin için anlamlı bir platform filmi seçeneği olacaktır. Ayrıca 11 Eylül sürecine farklı bir perspektiften (olayların çıkış noktasından) bakmak isteyenler kaçırmamalı.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, "Kelebek Etkisi"nin sadece yıkım değil, aynı zamanda umut için de kullanılabileceği mesajıdır. Filmin, Usame bin Ladin gibi tarihsel figürlerin gölgesinde, isimsiz kahramanların iyilik çabasını anlatması oldukça cesur bir yaklaşım. Özellikle Ghassan Massoud gibi bir aktörü bu atmosferde izlemek ve Mevlevi felsefesinin savaşın ortasındaki duruşuna tanıklık etmek filmi özel kılıyor.
İyilik ve Direniş: Kaosa ve fırtınaya karşı küçücük bir kanat çırpışıyla (iyilikle) durma çabası.
Kaderin Örgüsü: Yıllar sonra yaşanacak büyük felaketlerin temellerinin, farkında olmadan nasıl atıldığı.
Mevlevi Öğretisi: Hz. Mevlana'nın barış, hoşgörü ve "gel" çağrısının savaşın ortasındaki karşılığı.
Fedakarlık: Kendi konforlu hayatını bırakıp tanımadığı insanlar için canını tehlikeye atanların hikâyesi.
Kelebek'in sunduğu savaş ve maneviyat dengesini sevdiyseniz; Dinle Neyden, Min Dit (Gördüm) veya bir başka insani yardım öyküsü içeren Uçurtma Avcısı (The Kite Runner) filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...