
90’lı yılların aksiyon ruhunu en saf haliyle yansıtan Broken Arrow, izleyiciyi adrenalin dolu bir maceraya davet ediyor. Usta yönetmen John Woo’nun imzasını taşıyan bu yapım, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda strateji ve zekâ oyunlarının iç içe geçtiği bir hayatta kalma mücadelesidir.
Hava Kuvvetleri’nin iki seçkin pilotu olan Binbaşı Vic Deakins ve Yüzbaşı Riley Hale, gizli bir görev için havalanır. Ancak bu rutin test uçuşu, Deakins’in karanlık planlarını devreye sokmasıyla bir kabusa dönüşür. Broken Arrow ismini taşıyan askeri kodun devreye girmesi, nükleer silahların kaybolduğu ve ulusal bir güvenliğin tehlikede olduğu anlamına gelmektedir. Bu noktadan sonra film, uçsuz bucaksız kanyonlarda geçen amansız bir kedi-fare oyununa evrilir.
Filmin en güçlü yanlarından biri, John Travolta’nın canlandırdığı karizmatik ama bir o kadar da acımasız Deakins karakteri ile Christian Slater’ın hayat verdiği dürüst pilot Hale arasındaki gerilimdir. Broken Arrow boyunca bu iki eski dostun birbirini alt etme çabaları, izleyiciyi ekrana kilitliyor. Travolta’nın kötü adam performansındaki ustalığı ve Slater’ın kararlılığı, filmin temposunu her an yüksek tutmayı başarıyor.
Aksiyon sahnelerindeki koreografileriyle tanınan John Woo, Broken Arrow filminde de kendi stilini konuşturuyor. Patlama sahneleri, havada geçen çarpışmalar ve Utah’ın büyüleyici kanyonlarında çekilen takip sahneleri, filmi türdaşlarından bir adım öne çıkarıyor. Hans Zimmer’ın akılda kalıcı müzikleriyle birleşen bu sahneler, Broken Arrow’u izlemeyi gerçek bir sinema keyfine dönüştürülüyor.
Zamanın daraldığı ve nükleer bir felaketin eşiğine gelindiği anlarda, Hale’e eşlik eden Park Korucusu Terry Carmichael ile birlikte verilen mücadele soluksuz izleniyor. Broken Arrow, aksiyon severlerin mutlaka izlemesi gereken, temposu bir an bile düşmeyen gerçek bir klasik olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...