
Korku
Cengiz, hayallerini süsleyen lüks yaşama ve büyük servete ulaşmak için hiçbir bedeli ödemekten çekinmeyen, hırslı bir adamdır. Çevresindeki uyarıları kulak ardı ederek, bedeli oldukça ağır olan kadim bir büyü yaptırır. Ancak bu büyüyle gelen zenginliğin korkunç bir şartı vardır: Cinlere bir insan kurban edilmesi gerekmektedir. Cengiz, bu kan donduran planı uygulamak amacıyla hiçbir şeyden haberi olmayan arkadaşlarını bir araya getirerek onları ıssız bir köye davet eder.
Köyün sessizliği ve tekinsiz atmosferinde planları başta kusursuz işleyen Cengiz, beklemediği bir dirençle karşılaşır. Gruptaki arkadaşlarından birinin doğaüstü varlıklara itaat etmeyi reddetmesi ve kuralları bozması, cinlerin öfkesini tetikler. Yapılan anlaşma bozulunca, avcı konumundaki Cengiz bir anda ava dönüşür. Köyde yeni bedenler arayan cinler, evli bir çiftin de dahil olduğu bu küçük gruba musallat olurken, sessiz çığlıkların yükseldiği bu kapandan hiç kimse beklenen sondan kaçamayacaktır.
Filmin başrolünde yer alan Adem Gerçek, servet tutkusuyla gözü dönmüş Cengiz karakterinin yaşadığı korku ve hırs çatışmasını etkileyici bir şekilde sergiliyor. Ona eşlik eden Elif Yaşar, köydeki gerilimli atmosferde hayatta kalmaya çalışan kadının çaresizliğini ve cesaretini başarıyla yansıtıyor.
Kadronun diğer kilit isimleri Aslan Erarslanoğlu ve Leyla Göküs, cinlerin musallat olduğu bu karanlık evrende rollerinin gerektirdiği psikolojik ağırlığı başarıyla taşıyorlar. Oyuncuların özellikle gece sahnelerindeki performansları, filmin yarattığı klostrofobik ve ürpertici etkiyi pekiştiren en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Yönetmen Bedel Art, hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği bu yapımda, Anadolu’nun mistik ögelerini modern bir korku filmi diliyle harmanlıyor. Film, insanın açgözlülüğünün nasıl geri dönülemez bir felakete yol açabileceğini odağına alırken, gerilimi zamana yayarak inşa ediyor. Özellikle köy sahnelerindeki ses tasarımı ve görsel tercihler, izleyiciyi "cin musallatı" temasının en karanlık köşelerine götürmeyi hedefliyor. Yapım, yerli sinemanın sevilen metafiziksel korku ögelerini sadık bir biçimde takip ediyor.
Geleneksel Anadolu inanışlarına dayanan ve cin temalı mistik filmler takipçisi olanlar için bu yapım kaçırılmaması gereken bir örnek. Kısa yoldan zengin olma hırsı ve bunun getirdiği doğaüstü cezalar üzerine kurulu gerilim filmleri seven izleyiciler, Cengiz'in düştüğü bu kapanda kendi sınırlarını sorgulayacak. Karanlık atmosferli ve sonu kestirilemeyen korku öykülerinden hoşlananlar bu deneyime ortak olmalı.
Film, sadece bir korku hikâyesi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insan ruhunun karanlık yönlerine ve "bedel" kavramına dair sert bir eleştiri getiriyor. "Hangi zenginlik bir dostun canına değer?" sorusunu sorduran yapım, cinlerin beden arayışı sahnelerindeki görsel efektleriyle türün meraklılarını tatmin etmeyi başarıyor. Mekan kullanımı ve ıssızlığın verdiği tekinsizlik hissi, filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönlerinden biri.
Açgözlülük ve Hırs: Zenginlik tutkusunun insanı en sevdiklerini feda etmeye kadar götürebilmesi.
Kader ve Bedel: Yapılan her karanlık seçimin mutlaka bir karşılığının olması.
Musallat ve İtaat: Doğaüstü varlıklarla yapılan anlaşmaların bozulması sonucu ortaya çıkan kaos.
Kaçınılmaz Son: Ölümün ve karanlığın her şeyi kuşatan mutlak gerçekliği.
Eğer Cengiz’in bu dehşet dolu planını ve cinlerin intikamını sevdiyseniz, yerli korku sinemasının mihenk taşları olan Siccin ve Dabbe serisindeki atmosferik derinliğe göz atabilirsiniz. Ayrıca, bir grubun ıssız bir yerde mahsur kalıp teker teker avlandığı Büyü gibi yapımlar da benzer bir gerilim tonu sunacaktır.
Filmin çekimleri, hikâyenin ruhuna uygun olarak ıssız ve doğal dokusuyla ürpertici bir hava sunan gerçek bir köyde gerçekleştirilmiştir. Bedel Art, sahnelerin inandırıcılığını artırmak için yerel efsanelerden ve cin vakalarından esinlenerek senaryoyu derinleştirmiştir. Film, görsel efektlerinden çok yarattığı ağır psikolojik baskı ve atmosferle ön plana çıkmaktadır.
Filmde kullanılan ritüeller ve büyü sahneleri tamamen senaryo gereği kurgulanmış sanatsal tasvirlerdir; ancak halk inanışlarındaki benzer temalardan esinlenilmiştir.
Anlaşmayı yapan kişi Cengiz olduğu için asıl muhatap odur; ancak cinlerin "yeni beden arayışı" gruptaki herkesi potansiyel bir hedef haline getirmektedir.
Film fiziksel şiddetten ziyade, psikolojik gerilim ve doğaüstü varlıkların yarattığı atmosferik korku sahnelerine odaklanan bir yapıdadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...