
Kolombiya’nın balta girmemiş, nemli ve tekinsiz ormanlarının derinliklerinde, alışılagelmişin dışında bir ıslah evi yükselmektedir. Eliécer, işlediği bir suçun ardından buraya gönderilen gençlerden biridir. Ancak bu merkez, demir parmaklıklardan ziyade psikolojik bir kuşatmanın hüküm sürdüğü, gençlerin kendi içlerindeki canavarla yüzleşmeye zorlandığı deneysel bir disiplin kampıdır. Eliécer, burada sadece dış dünyadan değil, kendi geçmişinden ve şiddet eğilimlerinden de izole edilmeye çalışılır.
Kampın kuralları sert, doğası ise acımasızdır. Gençler, bir yandan ağır fiziksel işlerle uğraşırken bir yandan da grubun kendi içindeki hiyerarşik baskısıyla mücadele ederler. Eliécer için işler, suç ortağı ve en yakın arkadaşı kampa getirildiğinde daha da karmaşık bir hal alır. Geçmişin suç ortaklığı, yeni bir hayat kurma çabasının önünde en büyük engel olarak durmaktadır. Sürü, vahşi doğanın ortasında medeniyetle barbarlık arasındaki o ince çizgide yürüyen gençlerin nefes kesen hayatta kalma ve arınma hikayesidir.
Filmin en büyük gücü, profesyonel olmayan genç oyuncuların sergilediği sarsıcı doğallıktan geliyor. Başroldeki Jhojan Estiven Jimenez, Eliécer karakterinde öfke, pişmanlık ve umut arasındaki geçişleri sadece bakışlarıyla bile aktarmayı başarıyor. Jimenez'in performansı, bir belgesel gerçekliğinde izleyiciye ulaşıyor.
Ona eşlik eden diğer genç oyuncular, bir "sürü" psikolojisinin nasıl oluştuğunu ve bireyin bu toplu öfke içinde nasıl eridiğini tüyler ürpertici bir performansla sergiliyorlar. Eğitmen rolündeki oyuncuların sergilediği manipülatif ve otoriter tavır, gençlerin üzerindeki baskıyı izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Bu kadro, Kolombiya sinemasının son yıllardaki en uyumlu ve etkileyici toplu performanslarından birine imza atıyor.
Yönetmen Andrés Ramírez Pulido, Sürü ile izleyiciyi klostrofobik bir orman atmosferinin içine hapsediyor. Filmin görselliği, hem büyüleyici hem de ürkütücü bir tezatlık sunuyor. Pulido, kamerayı karakterlerin çok yakınına konumlandırarak kaçacak yerleri olmadığını vurgularken, arka plandaki vahşi doğayı bir karakter gibi kullanıyor. Filmin temposu, bir patlamayı bekleyen barut fıçısı gibi ağır ve gerilimli ilerliyor; bu da hikayenin finaline doğru artan duygusal yükü daha anlamlı kılıyor.
Sert toplumsal gerçeklikten hoşlanan ve sinemada alışılagelmişin dışında anlatılar arayanlar için bu film mutlak bir seçenek. Eğer suç psikolojisi, gençlik dramaları ve kapalı alan gerilimlerini seviyorsanız, bu etkileyici dram filmi sizi derin düşüncelere sevk edecektir. Ayrıca dünya sinemasının ödüllü ve yenilikçi örneklerini takip eden sinefiller için Cannes'da aldığı Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü ile referansı oldukça güçlü bir yapım.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, suçlu olarak etiketlenen gençlerin iç dünyasına önyargısız bir kapı aralamasıdır. Şiddetin bir miras gibi nesilden nesle nasıl aktarıldığını ve bu zinciri kırmanın ne kadar acı verici olduğunu göstermesi bakımından çok kıymetli. Film, bir "iyileştirme" merkezinin bazen nasıl yeni yaralar açabileceğini cesurca sorguluyor ve izleyiciye ahlaki bir ayna tutuyor.
Şiddet Döngüsü: Şiddetin bir çözüm yolu olarak öğrenilmesi ve bu sarmaldan çıkışın zorluğu.
Baba ve Oğul Hesaplaşması: Fiziksel olarak orada olmasa bile babalık figürünün ve mirasının gençler üzerindeki yıkıcı etkisi.
Arınma ve Kefaret: İşlenen suçların bedelini ödemek ile ruhsal olarak temizlenmek arasındaki fark.
Doğa ve İnsan: Doğanın hem koruyucu bir sığınak hem de kaçışı olmayan bir hapishane olarak tasviri.
Gençlerin sert dünyasına ve suçla olan ilişkisine odaklanan yapımlardan hoşlanıyorsanız, yine Latin Amerika sinemasının başyapıtlarından City of God (Tanrı Kent) veya bir ıslah evi draması olan Sleeper (Kardeş Gibiydiler) ilginizi çekebilir. Ayrıca, karakterlerin kapalı bir sistem içinde birbirine çarparak hayatta kalmaya çalıştığı Un Prophete (Yeraltı Peygamberi) bu yapımla benzer bir tona sahiptir. Eğer bu tarz gerilim filmleri ilginizi çekiyorsa, Sürü listenizde üst sıralarda yer almalı.
Film, 2022 Cannes Film Festivali'nde Eleştirmenler Haftası bölümünde Büyük Ödül (Grand Prix) kazanarak dünya çapında büyük ses getirdi. Çekimler Kolombiya'nın Ibagué bölgesindeki gerçek ormanlık alanlarda gerçekleştirildi. Yönetmen Andrés Ramírez Pulido, çekimler öncesinde gerçek ıslah evlerinde uzun süre gözlem yapmış ve buradaki atmosferi senaryosuna birebir yansıtmıştır.
Film belirli bir olaya dayanmasa da, yönetmenin Kolombiya’daki gençlik suçları ve rehabilitasyon merkezleri üzerine yaptığı derinlemesine araştırmaların bir sentezidir.
Hayır, film için terk edilmiş binalar ve orman içinde özel setler kullanılmıştır, ancak atmosferin gerçekçiliği için mekan tasarımı üzerinde titizlikle çalışılmıştır.
Filmde fiziksel şiddetten ziyade, karakterlerin üzerinde kurulan yoğun psikolojik şiddet ve patlamaya hazır bir gerilim ön plandadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...