
Belgesel
Learning to Skateboard in a Warzone (If You're a Girl), Afganistan'ın başkenti Kabil’de, yıkıntıların ve bitmek bilmeyen bir savaşın ortasında yeşeren umut dolu bir eğitim projesini odağına alıyor. Film, "Skateistan" adlı sivil toplum kuruluşu çatısı altında bir araya gelen genç kızların hikâyesini anlatıyor. Bu cesur kız çocukları, sadece birer öğrenci değil; aynı zamanda toplumsal tabuların ve fiziksel tehlikelerin ortasında kendi sınırlarını zorlayan birer savaşçıdır.
Belgesel, sınıf ortamındaki teorik eğitimle kaykay parkındaki pratik özgürlüğü iç içe geçiriyor. Kız çocuklarının hayata dair korkularını, hayallerini ve bir kaykayın üzerinde dengede durmaya çalışırken kazandıkları özgüveni samimi bir dille işliyor. Eğitim almanın ve spor yapmanın kadınlar için hayati bir risk taşıdığı bir coğrafyada, küçük bir kaykay tahtasının nasıl bir özgürlük sembolüne dönüştüğüne tanıklık ediyoruz.
Filmin başrolünde, Kabil'in dar sokaklarından gelen ve hayatlarında ilk kez kendi kararlarını verme şansı bulan isimsiz ama dev yürekli kız çocukları yer alıyor. Onlara bu yolculukta rehberlik eden kadın eğitmenler, sadece öğretmenlik yapmıyor; aynı zamanda bu kız çocukları için birer rol model ve koruyucu figür haline geliyorlar.
Yönetmen Carol Dysinger, karakterlerin doğal hallerini bozmadan, onların dünyasına bir gözlemci olarak dahil oluyor. Filmdeki kızların saflığı ve eğitmenlerin kararlılığı, belgeselin duygusal tonunu belirleyen en temel unsur. Gerçek hayatın içinden gelen bu figürler, herhangi bir senaryoya ihtiyaç duymadan dayanışmanın en saf halini sergiliyorlar.
Kısa metrajlı belgesel filmleri arasında Oscar ödülüyle taçlandırılan bu yapım, izleyiciye alışılagelmiş savaş belgesellerinden çok farklı bir perspektif sunuyor. Film, odağını bombalardan ve yıkımdan ziyade, o yıkımın içinde filizlenen yaşama sevincine çeviriyor. Carol Dysinger’ın yönetmenliği, teknik olarak temiz ve duygusal olarak çok dengeli. Kaykay sahnelerindeki dinamizm ile sınıf sahnelerindeki durgunluk, filmin ritmini mükemmel bir şekilde dengeliyor.
Kadın hakları, eğitimde fırsat eşitliği ve zor şartlar altında hayata tutunma hikâyelerini seven herkes bu belgeseli izlemeli. Özellikle ilham verici ve umut aşılayan belgesel filmleri arayan izleyiciler için bu film biçilmiş kaftan. Sporun ve sanatın, en karanlık dönemlerde bile bir toplumu nasıl dönüştürebileceğine dair kanıt arayanlar bu kısa ama etkili yapımdan derin bir tat alacaktır.
Bu belgeseli izlemek için en büyük sebep, sahip olduğumuz imkânların değerini hatırlamak ve "imkânsız" denilen şartlarda nelerin başarılabileceğini görmektir. Film, Afganistan’daki kadınların yaşadığı zorlukları ajite etmeden, onların gücüne ve potansiyeline odaklanarak anlatıyor. Sadece 39 dakikada, bir insanın perspektifini değiştirecek kadar güçlü bir alt metne sahip olması, onu benzerlerinden ayıran en büyük özelliği.
Kadınların Güçlenmesi: Eğitim ve spor aracılığıyla kazanılan özgüven.
Savaşın Ortasında Eğitim: Çatışma bölgelerinde çocuk olmanın ve öğrenmenin zorlukları.
Korkuyu Yenmek: Fiziksel bir spor olan kaykayın, zihinsel sınırları aşma aracı olarak kullanımı.
Kültürel Tabular: Geleneksel bir toplumda kız çocuklarının kamusal alandaki varlık mücadelesi.
Eğer bu belgeselin yarattığı ilham verici havayı sevdiyseniz, yine Afganistan’daki kadınların hikâyesine odaklanan The Breadwinner animasyonuna bakabilirsiniz. Ayrıca, sporun iyileştirici gücünü anlatan diğer belgesel filmleri arasında yer alan ve Hindistan'daki kızların sörf tutkusunu işleyen yapımları da listenize ekleyebilirsiniz. Benzer bir dayanışma ruhu için He Named Me Malala da mutlaka izlenmesi gereken yapımlar arasında.
Film, 92. Akademi Ödülleri'nde En İyi Kısa Belgesel dalında Oscar kazanmıştır.
Skateistan organizasyonu, 2007 yılında Kabil'de üç kaykay ve bir avuç çocukla başlamış gerçek bir projedir.
Çekimler boyunca güvenlik endişeleri nedeniyle ekip, yerel halkla çok hassas bir iletişim yürütmek zorunda kalmıştır.
Afganistan'daki siyasi değişimler sonrası Skateistan'ın faaliyetleri bölgede zorlaşsa da, kurum uluslararası alanda bu çocuklara destek vermeye devam etmektedir.
Kaykay, futbol veya basketbol gibi geleneksel olarak "erkek sporu" olarak görülmediği için başlangıçta ailelerin daha az direnç gösterdiği bir alan olmuştur.
Filmin tamamı Afganistan'ın başkenti Kabil'de, Skateistan'ın kendi tesislerinde ve öğrencilerin yaşadığı mahallelerde çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...