
Tanza (segment "Tanza")
Kali (segment "Tanza")
Chief (segment "Tanza")
Uros (segment "Blue Gypsy")
The Guard (segment "Blue Gypsy")
The Director (segment "Blue Gypsy")
Uros' Father (segment "Blue Gypsy")
Uros' Mother (segment "Blue Gypsy")
Policeman Chasing Uros (segment "Blue Gypsy")

Blanca (segment "Jesus Children of America")
All the Invisible Children, çocuk haklarına dikkat çekmek amacıyla UNICEF ve Dünya Gıda Programı desteğiyle hayata geçirilmiş devasa bir projedir. Film; Brezilya’dan İtalya’ya, Çin’den Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, "görünmez" kılınan çocukların hikâyelerini bir araya getirir. Mehdi Charef’in Afrika’daki çocuk askerleri anlattığı bölümle başlayan film, Emir Kusturica’nın ıslahhaneden çıkan bir çocuğun dramını kendi nevi şahsına münhasır tarzıyla ele almasıyla devam eder.
Her bir kısa film, çocukların maruz kaldığı yoksulluk, savaş, hastalık ve suç dünyası gibi evrensel sorunları, o bölgenin kültürel dokusuyla harmanlayarak sunar. Spike Lee, New York’ta HIV virüsüyle doğan bir çocuğun okulda dışlanmasını işlerken, Ridley Scott ve kızı Jordan Scott, savaşın gölgesinde çocukluğunu unutmak zorunda kalan travma mağduru bir foto muhabirinin çocukluğuna dönüşünü anlatır. Film, izleyiciyi bu çocukların göz hizasına indirerek, dünyanın görmezden geldiği trajedilerle yüzleştirir.
Filmin en büyük gücü, profesyonel oyunculardan ziyade hikâyelerin geçtiği bölgelerden seçilen yerel ve amatör çocuk oyunculardan gelmektedir. Bu çocuklar, canlandırdıkları karakterlerin acılarını ve umutlarını öylesine doğal bir dille aktarıyorlar ki, izleyici kurgu ile gerçek arasındaki çizgiyi kaybediyor. Ridley Scott’ın bölümünde yer alan David Thewlis, bir savaş muhabirinin içsel çöküşünü ustalıkla yansıtırken, diğer bölümlerdeki isimsiz kahramanlar filmin belgeselvari dokusunu güçlendiriyor.
Yönetmen kadrosu ise tam bir yıldızlar geçididir: Mehdi Charef, Emir Kusturica, Spike Lee, Kátia Lund, Jordan Scott, Ridley Scott, John Woo ve Stefano Veneruso. Her yönetmen kendi sinematik imzasını bu dram yüklü anlatıya katarak, ortak bir vicdan sesine dönüşen editoryal bir bütünlük oluşturmuştur.
Antoloji türündeki yapımlar genellikle dengesiz bir tempoya sahip olsa da, All the Invisible Children ortak bir keder ve umut ekseninde birleşmeyi başarıyor. Filmin sinematografisi, her bir yönetmenin kendi görsel diliyle (Kusturica’nın kaotik neşesi, Spike Lee’nin sert realizmi, John Woo’nun lirik dokunuşu) zenginleşiyor. Ridley Scott’ın bölümü olan "Jonathan", savaşın yetişkinler üzerindeki etkisinin kökenlerini çocuklukta arayan derinlikli bir psikolojik analiz sunuyor. Film, genel anlamda izleyiciyi rahatsız eden, sorgulatan ve nihayetinde harekete geçmeye çağıran bir sanat manifestosu niteliğindedir.
Dünya sorunlarına duyarlı olanlar, farklı kültürlerin sinema dillerini tek bir potada görmek isteyenler ve çocuk hakları üzerine kurgulanmış sarsıcı platform filmi örneklerini arayanlar bu yapımı mutlaka izlemeli. Eğer sinemanın toplumsal değişim için bir araç olması gerektiğini düşünen bir izleyiciyseniz, bu antoloji size aradığınız derinliği sunacaktır. Duygusal yoğunluğu oldukça yüksek olduğu için, bu aile filmi kategorisinde değil, yetişkinler için hazırlanmış bir farkındalık projesidir.
Bu film, televizyon haberlerinde sadece birer sayı olarak gördüğümüz çocukların arkasındaki insan hikâyelerini kanlı canlı önümüze koyuyor. Dünyanın en büyük yönetmenlerinin, egolarını bir kenara bırakarak tek bir amaç uğruna birleşmiş olmaları, bu yapımı sinema tarihi açısından eşsiz kılıyor. İnsanlığın en masum parçasının, yani çocukluğun, dünyanın her yerinde nasıl benzer yaralar alabildiğini görmek ve bu gerçeği iliklerinize kadar hissetmek için izlemelisiniz.
Çocukluk Kaybı: Savaş, suç ve yoksulluk nedeniyle çalınan çocukluk yılları.
Görünmezlik: Toplumun en savunmasız kesimlerinin sistem tarafından yok sayılması.
Dayanıklılık (Resilience): En zor şartlarda bile çocukların oyun ve hayal kurma yetisini kaybetmemesi.
Evrensel Sorumluluk: Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların acısının hepimize ait olduğu.
Benzer bir antoloji yapısına sahip olan ve küresel meseleleri işleyen 11'09''01 - September 11 veya Brezilya sokaklarındaki çocukların sert yaşamını anlatan City of God (Tanrıkent) bu filmle benzer bir damardan beslenmektedir. Ayrıca çocukların dünyasına trajik bir bakış sunan Capernaum da izleme listenizde yer almalıdır.
Filmin prömiyeri Venedik Film Festivali'nde yapılmış ve izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlanmıştır. Tüm yönetmenler bu proje için ücret almadan çalışmış, filmin gelirlerinin büyük bir kısmı UNICEF ve Dünya Gıda Programı'na aktarılmıştır. Ridley Scott, kendi bölümünü kızı Jordan Scott ile birlikte yöneterek, babalık ve çocukluk temalarını bizzat ailevi bir iş birliğiyle ekrana taşımıştır.
Hikâyeler gerçek olaylardan ve istatistiklerden ilham alınarak kurgulanmış olup, her biri temsil ettiği bölgenin gerçek toplumsal sorunlarını yansıtmaktadır.
Scott’ın "Jonathan" adlı bölümü, travma geçiren bir savaş foto muhabirinin, çocukluğuna dönerek masumiyetini ve hayal dünyasını yeniden keşfetme çabasını işler.
Film çocukları anlatsa da, içerdiği şiddet, yoksulluk ve trajik sahneler nedeniyle küçük yaştaki izleyiciler için sarsıcı olabilir; yetişkin gözetimi veya yetişkin izleyici kitlesi için daha uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...