
Genç bir kadın olan Iris (Freya Allan), arasının açık olduğu babasından (Peter Mullan) miras kalan yıkık dökük, eski bir pub işletmesini devralır. Ancak bu mirasla birlikte binanın bodrumunda, yani mahzeninde yaşayan kadim ve gizemli bir varlığı da kabul etmiş olur: Baghead.
Baghead, şekil değiştirebilen ve insanların ölmüş sevdiklerinin kılığına girebilen bir yaratıktır. İnsanlar, kaybettikleri yakınlarıyla son bir kez konuşabilmek için Iris’e gelirler; ancak bu "görüşme" için 2 dakikalık kesin bir süre sınırı vardır. Süre aşıldığında veya kurallar çiğnendiğinde, Baghead’in kontrolü ele almasıyla başlayan dehşet, hem Iris’i hem de sevdiklerini karanlık bir girdabın içine çeker. Iris, bu mirasın bir lütuf değil, nesiller boyu süren kanlı bir lanet olduğunu çok geç anlayacaktır.
Freya Allan’ın Performansı: The Witcher ile tanıdığımız Allan, Iris karakterinin korku, hırs ve çaresizlik arasındaki gelgitlerini başarıyla yansıtıyor.
Peter Mullan’ın Ağırlığı: Usta oyuncu, babanın bıraktığı o tekinsiz mirasın ağırlığını ve geçmişin sırlarını her sahnede hissettiriyor.
Özgün Yaratık Tasarımı: Baghead, sadece bir korku öğesi değil, aynı zamanda insanın yas tutma sürecindeki zayıflıklarını kullanan manipülatif bir canavar olarak tasarlanmış.
Klostrofobik Mekân: Filmin büyük kısmının geçtiği karanlık, tozlu ve rutubetli mahzen; izleyicide nefes alacak alan kalmadığı hissini pekiştiriyor.
Yenilikçi Bir Korku Konsepti Arayanlara: "Ölülerle konuşma" temasını Talk to Me (Konuş Benimle) tarzı modern ve sert bir yaklaşımla izlemek isteyenler için.
Yas ve Kayıp Temalı Hikâyeleri Sevenler İçin: Korkunun arkasındaki duygusal motivasyonu ve insan psikolojisinin karanlık köşelerini merak ediyorsanız.
Atmosferik Gerilim Tutkunlarına: Sessizliğin içinden gelen çıtırtılardan ve yavaş yavaş tırmanan bir dehşetten hoşlananlar için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...