
Dram

Marty Mauser

Kay Stone

Rachel Mizler

Milton Rockwell

Wally

Rebecca Mauser

Ezra Mishkin

Ira Mizler

Béla Kletzki

Hoff
1950'lerin rekabetçi ve stilize atmosferinde geçen Marty Supreme, masa tenisi dünyasının en karizmatik ve yetenekli isimlerinden birinin hayat yolculuğunu konu alıyor. O dönemde ping pong, sadece bir salon sporu değil, aynı zamanda büyük bahislerin ve toplumsal statünün bir göstergesi haline gelmiştir. Genç ve hırslı Marty, rakiplerini masada dize getirirken sadece hızıyla değil, sıra dışı oyun tarzı ve kendine has duruşuyla da dikkat çeker. Ancak bu başarı, beraberinde kontrol edilmesi güç bir egoyu ve mükemmeliyetçilik takıntısını da getirir.
Film, bir yandan Marty’nin masa tenisinin "Tanrısı" olma yolundaki profesyonel mücadelesini anlatırken, diğer yandan bu parlak kariyerin arkasındaki duygusal boşlukları ve karakterin iç dünyasındaki karmaşayı keşfediyor. Sporun ötesine geçerek bir dönemin ruhunu, ünlü olmanın getirdiği yükleri ve bir insanın kendi dehasıyla nasıl başa çıkması gerektiğini işliyor. Marty için her maç, sadece bir puan mücadelesi değil, aynı zamanda dünyaya kim olduğunu kanıtlama çabasına dönüşüyor.
Başrolde izlediğimiz Timothée Chalamet, Marty Supreme karakterine benzersiz bir enerji ve derinlik katıyor. Chalamet, karakterin hem sahadaki dinamizmini hem de özel hayatındaki kırılganlığını dengeleyerek kariyerinin en karakteristik performanslarından birini sergiliyor. Chalamet'nin ping pong masası başındaki fiziksel hazırlığı ve karakterin stilini yansıtma biçimi, filmin inandırıcılığını en üst seviyeye taşıyor.
Kadroda yer alan efsanevi isim Gwyneth Paltrow, uzun bir aradan sonra sinemaya dönerek filme ayrı bir ağırlık katıyor. Ayrıca rap dünyasının dev ismi Tyler, the Creator, bu filmle ilk büyük sinema deneyimini yaşarken; Odessa A’zion ve Fran Drescher gibi isimler de yardımcı rollerde hikâyenin dokusunu zenginleştiriyorlar. Bu eklektik kadro, yönetmen Josh Safdie’nin yarattığı kaotik ama büyüleyici dünyaya kusursuz bir uyum sağlıyor.
Yönetmen Josh Safdie, bu kez kardeşi olmadan tek başına yönetmen koltuğuna oturarak yine temposu yüksek ve stilize bir işe imza atıyor. Marty Supreme, Safdie’nin önceki filmlerindeki o meşhur "gergin ve hızlı" kurguyu 1950’lerin nostaljik estetiğiyle birleştiriyor. Film, bir biyografik öykü gibi başlasa da aslında bir başarı ve hırs masalına dönüşüyor. Renk paleti, kostüm tasarımları ve dönemi yansıtan ses tasarımıyla izleyiciyi tam anlamıyla o dönemin Amerika'sına ışınlıyor. Klasik spor filmi kalıplarını yıkan, editoryal açıdan cesur ve görsel olarak doyurucu bir yapım.
Sporun sadece fiziksel bir aktivite değil, bir tutku ve takıntı olduğunu hissettiren spor filmleri meraklıları için bu yapım vazgeçilmez bir seçenek. Timothée Chalamet’nin oyunculuk dönüşümünü takip etmek isteyenler ve Josh Safdie’nin kendine has, soluksuz bırakan yönetmenlik tarzını seven drama tutkunları bu filmde aradıklarını fazlasıyla bulacaklar. 1950’lerin atmosferine ve retro estetiğe ilgi duyan sanatseverler için de görsel bir şölen vaat ediyor.
Ping pong gibi niş bir konuyu, büyük bir Hollywood prodüksiyonu kalitesinde ve bir rock yıldızı hikâyesi edasında anlattığı için izlenmeli. Film, izleyiciye bir sporcunun zihnindeki o kazanma hırsının ne kadar ileri gidebileceğini etkileyici bir görsellikle sunuyor. Chalamet ve Paltrow gibi isimlerin performansları, senaryonun gücüyle birleşince ortaya hem eğlenceli hem de düşündürücü bir biyografik anlatı çıkıyor.
Mükemmeliyetçilik: Başarının bir noktadan sonra yıkıcı bir takıntıya dönüşmesi.
Şöhret ve Bedeli: Parlak ışıklar altındaki bir hayatın perde arkasındaki yalnızlık.
1950'ler Amerika'sı: Dönemin toplumsal yapısı, eğlence kültürü ve rekabet anlayışı.
Kendini İnşa Etme: Sıfırdan gelip bir spor dalının ikonik figürü haline gelme süreci.
Eğer bir sporcunun içsel dünyasını ve takıntılarını ele alan bu tarzı sevdiyseniz, bir diğer Safdie yapımı olan ve gerilimi iliklerinize kadar hissettiren Uncut Gems filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bir spor dalındaki dehanın karanlık yüzünü anlatan I, Tonya (Ben, Tonya) ve rekabetin sınırlarını zorlayan Foxcatcher Takımı benzer temaları işleyen başarılı birer biyografi örneğidir.
Film, profesyonel ping pong oyuncusu Marty Reisman'ın hayatından esinlenilerek kurgulanmıştır.
Timothée Chalamet, roldeki performansını inandırıcı kılmak için aylar boyunca profesyonel masa tenisi dersleri almıştır.
Tyler, the Creator'ın ilk sinema deneyimi olan film, sanatçının hayranları tarafından büyük bir merakla karşılanmıştır.
Josh Safdie, bu filmde 16mm film formatını tercih ederek dönemin gerçekçi ve grenli görüntüsünü yakalamayı amaçlamıştır.
Evet, film 22 ulusal şampiyonluğu bulunan efsanevi Amerikalı masa tenisi oyuncusu Marty Reisman’ın hayat hikâyesinden ve kişiliğinden esinlenilerek senaryolaştırılmıştır.
Timothée Chalamet sahnelerin büyük bir kısmında bizzat kendisi oynamıştır. Profesyonel oyuncularla yapılan uzun antrenmanlar sayesinde maç sahnelerinde yüksek düzeyde gerçekçilik sağlanmıştır.
A24 yapımı olan filmin, sinema vizyonunun ardından HBO Max veya dijital kiralama platformlarında yer alması beklenmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...