
Dram

Maruf

Cankız

Abdülvahap

İffet

Maruf'un Yatalak Annesi

Mükremin

Ebe Kadın
Niyazi

Şarapçı Kadın

Hasan
Film, Anadolu’nun zamansız bir köşesinde, geleneklerin ve dinsel motiflerin gündelik hayatı şekillendirdiği bir atmosferde geçer. Hikâye, amcasının karısına aşık olan genç Maruf’un içsel sancılarıyla başlar. Yasak bir aşkın ve bastırılmış duyguların gölgesinde yaşayan Maruf, bir yandan toplumsal tabularla mücadele ederken diğer yandan kendi inancını ve ahlakını sorgulamaktadır.
Bir gün köye gelen gizemli bir yabancı ve gelişen olaylar, Maruf’un hayatını geri dönülemez bir yola sokar. Serdar Akar, "Yeni Sinemacılar" akımının izlerini taşıyan bu yapımda; günahın bedelini, arınma arzusunu ve taşranın o tekinsiz, boğucu sessizliğini ustalıkla işliyor. Dram filmi kategorisinde yer alan Maruf, doğrusal olmayan anlatımı ve metaforik sahneleriyle izleyiciyi alışılmışın dışında bir sinema deneyimine davet ediyor.
Filmin başrolünde, Maruf karakterine hayat veren Ruhi Sarı, karakterin yaşadığı suçluluk duygusunu ve saflığı etkileyici bir performansla yansıtıyor. Sarı, az konuşan ama bakışlarıyla çok şey anlatan Maruf rolüyle Türk sinemasındaki yeteneğini bir kez daha kanıtlıyor. Ona, köylü kadın figüründe sergilediği güçlü performansıyla Meltem Cumbul eşlik ediyor.
Kadroda ayrıca Türk sinemasının usta isimlerinden Haluk Bilginer, gizemli ve otoriter duruşuyla hikâyeye ağırlık katarken; Nihat İleri ve Güven Kıraç gibi isimler, taşra hayatının farklı renklerini ve karanlık yüzlerini temsil eden karakterlerle editoryal bir bütünlük sağlıyorlar. Oyuncu kadrosu, filmin masalsı dilini bozmadan oldukça sahici ve etkileyici bir oyunculuk sergiliyor.
Serdar Akar, Gemide ve Laleli’de Bir Azize gibi sert gerçekçi filmlerinden sonra Maruf ile daha lirik, sembolik ve görsel bir dile yöneliyor. Film, Türk sinemasında nadir görülen bir biçimcilikle, ışık ve mekan kullanımını anlatının merkezine koyuyor. Anadolu’nun kıraç toprakları, filmin yarattığı o tekinsiz masal dünyasına mükemmel bir fon oluşturuyor. Tempo, karakterlerin iç dünyasına paralel olarak yer yer yavaşlasa da, barındırdığı sürprizler ve estetik kareler izleyiciyi diri tutmayı başarıyor.
Bağımsız sinemadan keyif alan, metaforik anlatımları seven ve "Nuri Bilge Ceylan" veya "Zeki Demirkubuz" sinemasına ilgi duyan izleyiciler bu filmi kesinlikle listesine eklemeli. Sadece bir hikâye dinlemek değil, bir atmosferin içine girmek isteyen ve toplumsal baskıların birey üzerindeki etkisini merak eden sinemaseverler için Maruf, derinlikli bir sanat filmi örneği sunuyor.
Serdar Akar’ın yönetmenlik dehasını farklı bir türde görmek ve Türk sinemasının 2000’li yılların başındaki yenilikçi ruhuna tanıklık etmek için izlenmeli. Film, vicdan ve günah gibi evrensel temaları Anadolu’nun yerel dokusuyla harmanlayarak ortaya çok özgün bir yapıt çıkarıyor. Ayrıca, Ruhi Sarı ve Haluk Bilginer gibi dev isimlerin karşılıklı döktürdüğü sahneler, oyunculuk dersi niteliğinde.
Günah ve Vicdan: Yasak arzuların insan ruhunda yarattığı tahribat ve bedel ödeme süreci.
Toplumsal Baskı: Taşra muhafazakârlığının bireyin özgürlüğü üzerindeki boğucu etkisi.
Masal ve Gerçek: Anlatının içine serpiştirilen sürreal öğelerin hayatın sertliğiyle çarpışması.
Arınma: Karakterin kendi iç huzurunu bulmak için çıktığı zorlu yolculuk.
Bu filmin yarattığı kasvetli ve lirik atmosferi sevdiyseniz, yine taşra ve vicdan temalarını işleyen Reha Erdem filmi Beş Vakit veya Nuri Bilge Ceylan’ın Kasaba filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir günah hikâyesini merkezine alan Masumiyet de benzer bir duygusal ağırlığa sahiptir.
Film, 21. İstanbul Film Festivali'nde "Jüri Özel Ödülü"ne layık görülmüştür.
Serdar Akar, filmi çekerken Anadolu’nun mistik dokusundan ve halk hikâyelerinin anlatım yapısından esinlenmiştir.
Filmin müzikleri, hikâyenin ruhuna uygun olarak melankolik ve geleneksel motiflerle bezenmiştir.
Maruf, kelime anlamı olarak "herkesçe bilinen, tanınan" veya "iyiliğiyle bilinen" demektir. Filmde bu isim, karakterin yaşadığı içsel çatışmalarla ironik bir tezat oluşturur.
Hayır, Maruf bağımsız bir hikâyedir ancak Serdar Akar’ın sinematografisindeki "insanlık halleri" temasının önemli bir yapı taşıdır.
Çekimler, Anadolu'nun bozkır atmosferini en iyi yansıtan bölgelerden biri olan Niğde ve çevresindeki köylerde gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...