
Meşru Gayrimeşru, bir hukuk profesörünün, dolandırıcıların ağına düşmesiyle başlayan ve sistemin açıklarını kullanarak kendi adaletini aradığı sıra dışı bir süreci işliyor. Saygın bir kariyere ve etik değerlere sahip olan profesör, maruz kaldığı haksızlık karşısında hukukun her zaman yeterli olmadığını acı bir tecrübeyle öğrenir. Ancak onu diğer mağdurlardan ayıran en büyük özellik, yasaların hem gücünü hem de zayıflıklarını en ince ayrıntısına kadar biliyor olmasıdır.
Hikaye ilerledikçe, karakterimizin sadece parasını geri alma çabasını değil, aynı zamanda suç dünyasının içine sızarak bu yapıyı içeriden çökertme hamlelerini izliyoruz. Hukukun "meşru" sınırlarından "gayrimeşru" dünyanın karanlık dehlizlerine uzanan bu yolculuk, izleyiciyi adalet kavramını yeniden sorgulamaya davet ediyor. Zeka oyunlarıyla dolu senaryosu, profesörün kanun kitaplarındaki teorik bilgileri sokaktaki pratik zekayla birleştirdiği anlarda zirveye ulaşıyor.
Filmin başrolünde, karizmatik ve vakur duruşuyla karaktere hayat veren Erkan Can yer alıyor. Can, bir akademisyenin naifliğinden bir strateji dehasına dönüşümü oldukça etkileyici bir performansla sergiliyor. Ona eşlik eden Kemal Uçar ise enerjik ve dengeli oyunculuğuyla hikayenin dinamizmini artırıyor. Kadrodaki diğer isimler, suç dünyasının farklı katmanlarındaki tipleri karikatürize etmeden, son derece doğal ve yer yer mizahi bir tonda yansıtarak filme derinlik katıyor.
Meşru Gayrimeşru, Türk sinemasında son dönemde eksikliği hissedilen "kara komedi" ve "suç draması" türlerini başarıyla harmanlıyor. Yönetmen, sistem eleştirisini sadece sloganlar üzerinden yapmak yerine, karakterlerin yaşadığı trajikomik durumlar üzerinden vermeyi tercih etmiş. Filmin temposu, profesörün planları tıkır tıkır işledikçe yükseliyor ve izleyiciye tatmin edici bir intikam öyküsü sunuyor. Görüntü yönetimi ve şehir atmosferi, filmin o tekinsiz ama bir o kadar da tanıdık havasını pekiştiriyor.
Zekice kurgulanmış dolandırıcılık hikayelerinden ve "mazlumun intikamı" temalı yapımlardan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Özellikle adalet, etik ve sistemin işleyişi üzerine düşünen izleyiciler için bu yerli film, oldukça keyifli bir seyir vadediyor. Eğer bir yandan gülerken bir yandan da karakterin bir sonraki hamlesini merak etmek istiyorsanız, bu yapım tam size göre.
Film, gerçek hayatta herkesin başına gelebilecek "telefon dolandırıcılığı" gibi güncel bir sorunu merkeze alarak izleyiciyle doğrudan bağ kuruyor. Sadece bir suç hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir insanın onurunu korumak için ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Komedi unsurlarının dramatik yapıyla uyumu, filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönü.
Adalet ve Hukuk: Yasaların bittiği yerde başlayan bireysel adalet arayışı.
Zeka ve Strateji: Kaba kuvvetin yerine bilginin ve planlamanın koyulması.
Toplumsal Eleştiri: Sistemdeki açıkların ve dolandırıcılık şebekelerinin çalışma mekanizmalarının deşifre edilmesi.
Bu tarz sistem eleştirisi yapan ve zeka oyunlarına dayalı suç filmleri ilginizi çekiyorsa, başrolünde yine usta oyuncuların yer aldığı Organize İşler serisini veya adalet kavramını sorgulatan Pardon filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bir insanın başına gelen talihsizliklere karşı verdiği savaşı anlatan Dövüş Kulübü gibi kült yapımlar da benzer tematik esintiler taşıyabilir.
Filmin çekimleri sırasında, gerçek dolandırıcılık vakalarından ve emniyet kayıtlarından esinlenildiği belirtilmiştir. Özellikle hukuk profesörünün ders verdiği sahneler ile sokaktaki jargonun karşı karşıya getirilmesi için dil uzmanları ve hukukçularla danışmanlık süreçleri yürütülmüştür. Erkan Can’ın karakteri için özel bir çalışma yürütülmüş, karakterin hem akademik hem de sokağa adapte olan iki farklı yönü titizlikle kurgulanmıştır.
Film doğrudan bir biyografi olmasa da, Türkiye'de sıkça yaşanan telefon dolandırıcılığı vakalarından ve mağdurların yaşadığı gerçek tecrübelerden ilham almıştır.
Hayır, film fiziksel aksiyondan ziyade diyaloglara, planlamaya ve zeka oyunlarına dayalı bir tempo üzerinden ilerliyor.
Karakter, amacına ulaşmak için "gayrimeşru" yöntemler kullansa da etik pusulasını tamamen kaybetmiyor; daha çok sistemi kendi silahıyla vurmayı amaçlıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...