
Mey ve Kedi Otobüsü, Studio Ghibli’nin efsanevi başyapıtı Komşum Totoro’nun dünyasında geçen, on üç dakikalık büyüleyici bir yan hikâyedir. Küçük Mey, bir gün bahçede oyun oynarken minik bir hortumla karşılaşır. Ancak bu sıradan bir rüzgâr değil, henüz yavru olan ve kendi yolunu bulmaya çalışan bir Kedi Otobüsü'dür. Mey, bu sevimli yaratıkla kısa sürede dost olur ve ona bir parça karamel ikram ederek kalbini kazanır.
O gece, Yavru Kedi Otobüsü Mey’i ziyaret eder ve onu sırtına alarak gökyüzüne, ormanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculukta Mey, sadece büyük Kedi Otobüsü'nü değil, aynı zamanda ormanın ruhlarını ve devasa büyüklükteki "Kedi Treni" gibi diğer gizemli taşıtları da görür. Hikâye, çocuksu merakın ve doğanın gizli kalmış dostluklarının, en basit ama en etkileyici haliyle sunulduğu bir gece masalıdır.
Filmin merkezindeki Mey karakteri, orijinal filmdeki o bitmek bilmeyen enerjisi ve saflığıyla yeniden karşımıza çıkıyor. Seslendirme sanatçısı, Mey’in heyecanını ve merakını o kadar doğal bir şekilde yansıtıyor ki, izleyici saniyeler içinde o çocukluk hissini tekrar yakalıyor.
Yavru Kedi Otobüsü ve diğer ruhlar, ses efektleri ve mimikleriyle birer "oyuncu" gibi performans sergiliyor. Özellikle yaşlı orman ruhlarının heybetli duruşu ile küçük karakterlerin dinamizmi arasındaki denge, animasyonun ne kadar güçlü bir anlatım aracı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Hayao Miyazaki tarafından yazılıp yönetilen bu özel yapım, aslında sadece Ghibli Müzesi’nde izlenebilen çok nadir bir eserdir. Görsel olarak ana filmin estetiğini koruyan yapım, teknik anlamda kısa süresine devasa bir dünya sığdırmayı başarıyor. Müzikler, Joe Hisaishi’nin tanıdık tınılarını taşıyarak izleyiciyi sarmalıyor. Bu kısa film, bir devam hikâyesinden ziyade, sevilen bir evrene gönderilmiş sıcak bir selam niteliği taşıyor.
Komşum Totoro’yu izleyip o evrenden ayrılmak istemeyen her yaştan izleyici bu kısa filmi mutlaka görmeli. Özellikle anime izle tutkunları için bu eser, Ghibli külliyatının en gizli hazinelerinden biridir. Çocuklarına huzurlu ve hayal gücünü besleyen bir aile filmi arayan ebeveynler için de minik ama etkisi büyük bir tercihtir. Eğer nostaljik bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, Mey’in bu gece macerası sizi gülümsetecektir.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Kedi Otobüsü efsanesinin kökenlerine ve "ailesine" dair daha fazla detay görme şansıdır. Sadece 13 dakika sürmesine rağmen, izleyicide bıraktığı huzur duygusu paha biçilemez. Miyazaki’nin hayal gücünün sınır tanımadığını, bir kedinin nasıl trene veya otobüse dönüşebileceğini en sevimli haliyle görmek, sinemanın iyileştirici gücünü hissettiriyor.
Saf Dostluk: Mey ve Yavru Kedi Otobüsü arasındaki karşılıksız ve çıkarsız bağ.
Gece ve Gizem: Doğanın insanlar uyurken uyanan sihirli ve koruyucu tarafı.
Hayal Gücü: Çocukların dünyasında sıradan bir hortumun bile bir dosta dönüşebilmesi.
Elbette bu hikâyenin ana kaynağı olan Komşum Totoro ilk durak olmalıdır. Benzer bir atmosferde, orman ruhlarını ve doğa üstü varlıkları konu alan Prenses Mononoke (daha epik bir dille) veya bir başka kısa ama etkileyici Ghibli yapımı olan Boro the Caterpillar iyi birer animasyon film seçeneği olabilir.
Film, Studio Ghibli’nin Japonya’daki müzesine özel olarak üretilmiştir ve dünya genelinde dijital platformlarda bulunması oldukça zordur.
Filmde orijinal filmden tanıdığımız Totoro karakteri de kısa bir sahnede görünerek hayranlarını sevindiriyor.
Miyazaki, bu kısa filmin her karesinde bizzat çalışarak karakterlerin formlarına ve hareketlerine büyük özen göstermiştir.
Tam bir devam filmi değil, aynı evrende geçen ve Mey’in başka bir gününü anlatan bir "spin-off" veya yan hikâyedir.
Hikâyeye göre o henüz bir yavrudur ve insanları taşıma görevini yeni öğrenmektedir; bu da filmin sevimli ve mizahi yönünü güçlendirir.
Hayır, bu film genellikle sadece Japonya'daki Ghibli Müzesi'nde belirli dönemlerde gösterilmektedir, bu da onu koleksiyonerler ve hayranlar için çok özel kılmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...