

Mickey Barnes

Nasha

Timo

Kenneth Marshall

Ylfa

Kai Katz

Preston

Dorothy

Zeke

Pigeon Man
Mickey 17, insanlığın buzla kaplı tehlikeli bir gezegen olan Niflheim’ı kolonileştirme çabası sırasında, en tehlikeli görevleri üstlenmek üzere tasarlanmış bir "Harcanabilir" (Expendable) olan Mickey Barnes’ın hikayesini konu alıyor. Mickey, her öldüğünde anılarının çoğu korunarak yeni bir vücutta yeniden "basılan" bir işçidir. Tehlikeli keşiflerden radyasyon sızıntılarına kadar kimsenin yapmak istemediği her iş ona kalır. Ancak on yedinci kopyası olan Mickey 17, bir görev sırasında öldüğü sanılıp geride bırakılmasına rağmen hayatta kalmayı başarınca işler geri dönülemez bir karmaşaya sürüklenir.
Üsse geri döndüğünde, kendisinin yerine çoktan on sekizinci kopyasının (Mickey 18) basıldığını fark eder. Koloni yasalarına göre aynı anda birden fazla kopyanın varlığı kesinlikle yasaktır ve bu durum "fazlalıkların" imha edilmesi anlamına gelir. İki Mickey, hayatta kalmak için bir yandan birbirleriyle ve sistemle didişirken, bir yandan da koloninin hiyerarşik baskısı ve gezegenin gizemli yerli yaşam formlarıyla baş etmek zorunda kalırlar. Film, bilimkurgu estetiğini Bong Joon-ho’nun eşsiz kara mizahıyla harmanlayarak izleyiciyi sarsıcı bir maceraya davet ediyor.
Filmin başrolünde, Mickey’nin farklı versiyonlarına hayat veren Robert Pattinson yer alıyor. Pattinson, hem saf ve boyun eğmiş Mickey 17’yi hem de çok daha fevri ve kaotik olan Mickey 18’i canlandırırken sergilediği performansla karakterlerin arasındaki nüansları harika bir şekilde yansıtıyor. Oyuncunun bu çift rollü performansı, filmin mizahi ve felsefi yükünü başarıyla sırtlıyor.
Kadroda ayrıca koloninin sert ve otoriter lideri rolünde Toni Collette ve ona eşlik eden Mark Ruffalo yer alıyor. Ruffalo’nun canlandırdığı karakter, sistemin soğuk yüzünü temsil ederken hikayeye gerilim katıyor. Steven Yeun ve Naomi Ackie gibi isimler ise Mickey’nin bu absürt döngü içindeki müttefikleri ve sosyal bağları olarak karşımıza çıkarak kadronun niteliğini tamamlıyor.
Oscar ödüllü yönetmen Bong Joon-ho, Edward Ashton’ın Mickey7 romanından uyarladığı bu yapımla, Hollywood prodüksiyon kalitesini kendi özgün ve aykırı sinema diliyle birleştiriyor. Mickey 17, klasik bir uzay operası olmanın çok ötesinde; işçi sınıfı hakları, bireysel kimlik ve ölümsüzlüğün anlamsızlığı üzerine kurulmuş sert bir sistem eleştirisidir. Görsel efektler ve Niflheim gezegeninin tasarımı büyüleyici bir atmosfer sunarken, senaryodaki keskin virajlar izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor.
Yönetmen, ölümün sıradanlaştığı bir dünyada yaşamın değerini sorgulatırken, trajik anları bile absürt bir komediyle yumuşatmayı başarıyor. Filmin temposu, aksiyon sahneleri ile karakterlerin varoluşsal sancıları arasında kusursuz bir denge kuruyor. Mickey 17, modern bilimkurgu türüne taze ve zekice bir soluk getiren, yılın en iddialı yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Felsefi derinliği olan bilimkurgu türünden hoşlanan ve "kimlik" temasını sorgulayan her izleyici bu filme şans vermeli. Mickey 17, Bong Joon-ho’nun önceki işlerindeki (Parazit, Kar Küreyici) toplumsal eleştiri dozunu sevenler için biçilmiş kaftan. Eğer Robert Pattinson’ın karakteristik oyunculuğunu ve kara mizah ile gerilimin iç içe geçtiği bilimkurgu dünyalarını seviyorsanız, bu film beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, ölümü bir trajedi değil, bürokratik bir hata veya rutin bir iş kazası olarak ele almasıdır. İnsanın teknoloji eliyle "harcanabilir" bir metaya dönüşmesini bu kadar iğneleyici bir dille anlatan nadir yapımlardan biridir. Hem görsel bir şölen sunması hem de zihinde uzun süre yankılanacak etik sorular bırakması, filmi bir izleme deneyiminden öteye taşıyor.
Varlık ve Kimlik: Anıları paylaşan iki farklı bedenin hangisinin "gerçek" olduğu sorunsalı.
Sınıfsal Sömürü: Şirketlerin ve kolonilerin en alt basamaktaki işçileri harcanabilir birer araç olarak görmesi.
Ölümsüzlüğün Bedeli: Teknolojinin yaşamı uzatırken, bireyin eşsizliğini nasıl yok ettiği.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: En umutsuz ve baskıcı sistemlerde bile bireyin var olma çabası.
Bu filmin yarattığı klostrofobik ve felsefi atmosferi sevdiyseniz, Duncan Jones imzalı Moon (Ay) mutlaka listenizde olmalı. Ayrıca sınıfsal ayrımı bir tren üzerinden işleyen Snowpiercer (Kar Küreyici) ve insanların genetik olarak tasarlandığı bir geleceği anlatan Gattaca, Mickey 17 ile benzer temaları paylaşan nitelikli bilimkurgu ve dram örnekleridir.
Film, Edward Ashton’ın bilimkurgu romanı Mickey7 temel alınarak hazırlandı ancak Bong Joon-ho, hikayeye kendi yorumunu katarak başlığı ve bazı olay örgüsünü değiştirdi. Çekimleri büyük oranda İngiltere’deki Warner Bros. stüdyolarında gerçekleştirilen yapım, yönetmenin şimdiye kadarki en yüksek bütçeli projesi olma özelliğini taşıyor. Robert Pattinson, çekimler boyunca iki farklı karakteri birbirinden ayırmak için farklı ses tonları ve vücut dilleri üzerinde özel olarak çalıştı.
Hayır, Mickey 17 tamamen bağımsız bir hikayeye sahip olup Edward Ashton’ın romanından uyarlanmış orijinal bir yapımdır.
İki Mickey (17 ve 18) başlangıçta birbirleri için birer tehdit olsalar da, hayatta kalabilmek için sistemin açıklarından faydalanarak tuhaf ve zoraki bir iş birliğine girmek zorunda kalırlar.
Konusu gereği distopik ve sarsıcı anlar barındırsa da, Bong Joon-ho’nun imzasını taşıyan yoğun bir kara mizah ve hiciv unsuru filmin havasını dengeliyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...