
Animasyon
Yedi yaşındaki bir kız çocuğunun perspektifinden anlatılan hikâye, mimar ebeveynlere sahip olmanın getirdiği o tatlı "utancı" ve hayranlığı işler. Kız kardeşlerin en büyük arzusu, kasabadaki diğer çocuklarınki gibi standart bir bisiklete sahip olmaktır. Ancak babaları o kadar sıra dışıdır ki (o dönemde Norveç'te bıyığı olan tek adamdır!), onlara bir bisiklet aldığında bu, İngiliz tasarımı olan ve tuhaf görünen bir Moulton bisikletidir. Film, çocukların "normal" olma arzusu ile ailelerinin özgünlüğü arasındaki o ince ve komik çatışmayı merkezine alır.
Daha önce Oscar kazanmış olan usta yönetmen Torill Kove, bu filminde de kendine has minimalist ve zarif bir görsel dil kullanır:
Görsel Mizah: Karakterlerin basitleştirilmiş tasarımları ve canlı renk paleti, 1960'ların tasarım estetiğini harika bir şekilde yansıtır.
Oscar Adaylığı: Yapım, 87. Akademi Ödülleri'nde En İyi Kısa Animasyon dalında aday gösterilerek başarısını taçlandırmıştır.
Kişisel Bir Dokunuş: Film, yönetmenin kendi çocukluk anılarından esinlenmiş olması nedeniyle son derece samimi ve gerçekçi bir atmosfer taşır.
Me and My Moulton, çocukların ebeveynlerini birer süper kahraman ya da garip yabancılar olarak gördüğü o yaş dilimine ayna tutar.
Normalleşme Çabası: Çocuklar için "farklı" olmak çoğu zaman korkutucudur. Film, bu kaygıyı mizahi bir dille ele alırken, aslında bu farklılıkların aileyi özel kılan şeyler olduğunu hissettirir.
Mimar Bir Baba: Babanın tasarıma olan takıntısı ve dünyayı görme biçimi, çocukların dünyasındaki basit isteklerle (bisiklet gibi) çarpışır; bu da izleyiciye gülümseten anlar sunar.
Nostaljik Esintiler: 1960'ların Avrupa atmosferini ve çocukluk heyecanlarını yeniden yaşamak için.
Samimi Mizah: Ebeveyn-çocuk ilişkisindeki o evrensel "anne-babam neden bu kadar tuhaf?" sorusuna şefkatli bir cevap bulmak için.
Kısa ve Zarif: Sadece 13 dakika içinde, minimalist bir çizimle ne kadar büyük bir duygu dünyası kurulabileceğini görmek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...