

P. T. Barnum

Phillip Carlyle

Charity Barnum

Jenny Lind

Anne Wheeler

Lettie Lutz

W. D. Wheeler

Deng Yan

James Gordon Bennett

Charles Stratton
yüzyılın ortalarında geçen hikaye, hayal gücü sınır tanımayan P.T. Barnum’un hırs ve azim dolu yaşamına odaklanıyor. İşini kaybettikten sonra ailesine daha iyi bir hayat sunma sözü veren Barnum, toplum tarafından dışlanmış, "tuhaf" olarak nitelendirilen insanları bir araya getirerek tarihin ilk sirklerinden birini kurar. Bu sirk, sadece bir eğlence mekanı değil, aynı zamanda farklılıkların kutlandığı bir sığınak haline gelir.
Barnum, başarının basamaklarını hızla tırmanırken sosyetenin onayını alma arzusuyla gerçek değerlerinden uzaklaşmaya başlar. Şöhret ve itibar peşinde koşarken, kendisini bugünlere getiren sadık ekibini ve ailesini ihmal etme noktasına gelir. Müzikal film türünün en canlı örneklerinden biri olan bu yapım, kabul görme çabası ile özgün kalma arasındaki o ince çizgide yürüyen bir adamın büyüleyici masalını anlatıyor.
Filmin kalbinde, P.T. Barnum rolüyle devleşen Hugh Jackman yer alıyor. Jackman, karakterin enerjisini, sahne ışığına olan tutkusunu ve içsel çatışmalarını muazzam bir karizmayla sergiliyor. Barnum’un ortağı Phillip Carlyle rolünde Zac Efron, trapez sanatçısı Anne Wheeler rolündeki Zendaya ile olan uyumuyla filmin en duygusal sahnelerine imza atıyor.
Barnum’un eşi Charity rolünde Michelle Williams, her koşulda sevginin yanında duran naif ama güçlü bir portre çizerken; Jenny Lind karakterine hayat veren Rebecca Ferguson, büyüleyici sesiyle (vokal dublajı kullanılmıştır) hikayeye derinlik katıyor. Ayrıca "Sakallı Kadın" Lettie Lutz rolündeki Keala Settle, filmin marşı haline gelen "This Is Me" performansıyla izleyiciyi sarsıyor.
Yönetmen Michael Gracey, ilk uzun metrajlı filminde renklerin, koreografinin ve müziğin mükemmel uyumunu yakalıyor. Filmin müzikleri, La La Land’in de bestecileri olan Benj Pasek ve Justin Paul tarafından hazırlandığı için her parça modern bir pop marşı etkisine sahip. Yabancı filmler içerisinde popüler kültürde bu kadar büyük yankı uyandıran az sayıda müzikal mevcuttur. Film, tarihsel gerçeklikten bazı noktalarda ayrılsa da, sinematik bir başarı olarak izleyiciye saf umut ve neşe aşılıyor.
Müzikal türüne hayran olanlar, görsel bir karnaval izlemek isteyen aileler ve "kendin olma" temasını işleyen ilham verici hikayelerden hoşlanan herkes bu filmi izlemeli. Eğer hafta sonu modunuzu yükseltecek, şarkılarına eşlik edebileceğiniz ve prodüksiyon kalitesiyle sizi büyüleyecek bir aile filmi arıyorsanız The Greatest Showman listenizde ilk sırada olmalı.
Bu film, sistem tarafından dışlanan "ötekilerin" sesini yükselttiği ve farklılıkların birer kusur değil, benzersiz birer hediye olduğunu vurguladığı için izlenmeli. Sahne tasarımları ve modern dans koreografileri o kadar dinamiktir ki, kendinizi sirkin en ön koltuğunda oturuyor gibi hissedersiniz. Ayrıca, Hugh Jackman’ın sahne performansındaki ustalığını görmek bile tek başına yeterli bir sebeptir.
Farklılıkların Kutlanması: Fiziksel veya sosyal açıdan "farklı" olanların kendi değerlerini keşfetmesi.
Hırs ve Bedelleri: Başarı hırsının, insanın en değerli varlıklarını görmesini nasıl engelleyebileceği.
Aidiyet Hissi: Dışlanmış bireylerin bir araya gelerek kendi ailelerini kurmaları.
Hayal Gücü: İmkansız denilen fikirlerin, cesaretle gerçeğe dönüştürülmesi.
Bu görkemli şovu sevdiyseniz, şu yabancı dram filmleri ve müzikaller de ilginizi çekebilir:
Moulin Rouge! (Kırmızı Değirmen): Görsel olarak benzer şekilde gösterişli ve müzik odaklı bir aşk hikayesi.
Les Misérables (Sefiller): Hugh Jackman’ın yine başrolde olduğu, daha epik ve dramatik bir müzikal başyapıt.
Hairspray: Sosyal kabullenme temasını enerjik müziklerle işleyen renkli bir yapım.
Hugh Jackman, film için hazırlık sürecinde bir burun ameliyatı geçirmiş ve doktoru şarkı söylemesini yasaklamıştır. Ancak prova sırasında dayanamayarak "From Now On" şarkısına eşlik etmiş ve dikişleri patlamıştır. Filmde sakallı kadını canlandıran Keala Settle, "This Is Me" şarkısını ilk kez ekip önünde söylerken o kadar heyecanlanmıştır ki elini Hugh Jackman’dan destek almak için tutmak zorunda kalmıştır.
P.T. Barnum, 19. yüzyılda yaşamış ünlü bir Amerikalı şovmen, iş insanı ve "Barnum & Bailey Sirki"nin kurucusudur. Film onun hayatını biraz daha romantize ederek anlatmaktadır.
Evet, Hugh Jackman, Zac Efron ve Zendaya tüm şarkılarını kendileri seslendirmiştir. Rebecca Ferguson (Jenny Lind) ise oyuncu olsa da şarkı sahnelerinde profesyonel bir vokalden destek almıştır.
P.T. Barnum’un kurduğu sirk 146 yıl boyunca faaliyet gösterdikten sonra, bilet satışlarının düşmesi ve yüksek işletme maliyetleri nedeniyle 2017 yılında (filmin çıktığı yıl) kapanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...