

-
-

-
-

-
-
-
-

-
-
Bir mahallede yaşayan bir grup çocuk, mahallenin parkında yaşayan ve artık "ailelerinden biri" gibi gördükleri sokak köpeklerinin, mahalledeki bazı yetişkinler tarafından istenmediğini ve belediye aracılığıyla gönderilmeye çalışıldığını öğrenirler.
Çocuklar, bu duruma sessiz kalmamaya karar verirler ve sevimli dostlarını korumak için büyük bir mücadeleye girişirler. Kendi aralarında bir "direniş" başlatan minikler, büyüklere hayvan sevgisini, merhameti ve bir arada yaşama kültürünü hatırlatmak için dahice ve komik planlar yaparlar.
Film, hem çocuk yetenekleri hem de Türk sinemasının tecrübeli isimlerini bir araya getiriyor:
Enes Göçmen, Efe Koçyiğit ve Alperen Efe Esmer: Filmin asıl kahramanları olan çocuklar, sergiledikleri doğal oyunculukla izleyicinin kalbini kazanıyor.
Emre Altuğ: Mahallenin sevilen abilerinden biri olarak çocuklara destek veren rolde karşımıza çıkıyor.
Duygu Paracıkoğlu: Hikayenin duygusal dengesini sağlayan karakterlerden biri.
Kayhan Yıldızoğlu: Usta oyuncu, her zamanki zarif tarzıyla filme büyük bir değer katıyor.
Ümit Erdim: Komedi unsurlarını pekiştiren performansıyla kadroda yer alıyor.
Yönetmenliğini Talip Karamahmutoğlu’nun üstlendiği yapım, bir sosyal sorumluluk projesi tadında ilerliyor. Film, sadece çocuklara değil, aslında filmin adında olduğu gibi "büyüklere" hitap eden bir eleştiri barındırıyor. Sokak hayvanlarının yaşam hakkını savunurken, bunu ajitasyon yapmadan, neşeli ve umut dolu bir dille başarıyor.
Sinematografik açıdan mahalle kültürünün sıcaklığını yansıtan yapım, teknik olarak temiz ve anlaşılır bir anlatıma sahip. Bir yerli aile filmi olarak, çocuklara hayvan sevgisini aşılamak isteyen ebeveynler için harika bir araç. Bir platform filmi olarak dijital mecralarda, özellikle okullarda ve aile saatlerinde sıkça izlenen yapımlar arasında yer alıyor.
Çocuklarıyla birlikte kaliteli ve mesajı olan bir vakit geçirmek isteyen aileler.
Sokak hayvanları konusunda hassasiyeti olanlar.
Mahalle sıcaklığını ve çocukların o saf enerjisini özleyen izleyiciler.
Film, dünyayı güzelleştirecek olan şeyin "merhamet" olduğunu hatırlatıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o öfke ve şiddet dolu dünyasının tam zıddı olarak; Müsaadenizle Büyükler, şiddet yerine sevgiyi, çatışma yerine uzlaşmayı ve korumayı öğütlüyor. Çocukların yetişkinlere ayna tuttuğu sahneler, izleyiciyi hem güldürüyor hem de öz eleştiri yapmaya itiyor.
Hayvan Hakları: Şehrin gerçek sahiplerinden olan sokak hayvanlarının yaşam hakkı.
Birlik ve Beraberlik: Çocukların ortak bir amaç uğruna nasıl kenetlenebileceği.
Merhamet: Güçlü olanın (insanın), zayıf olanı (hayvanı) koruma sorumluluğu.
Kuşak Çatışması: Çocukların saf bakış açısı ile yetişkinlerin pragmatik yaklaşımları.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...