
Belgesel
Yönetmen Laura Poitras (ki kendisi daha sonra Citizenfour ile Oscar kazanacaktır), izleyiciyi Bağdat’ın en tehlikeli sokaklarına götürür. Hikâyenin merkezinde, sünni bir doktor olan Dr. Riyadh yer alır.
Dr. Riyadh, bir yandan hastanesindeki kısıtlı imkanlarla hastalarına şifa dağıtmaya çalışırken, diğer yandan yaklaşan seçimlerde bir aday olarak halkına umut vermeye çalışmaktadır. Ancak Dr. Riyadh’ın dünyası; Amerikan askerlerinin baskınları, direnişçilerin tehditleri ve halkın umutsuzluğu arasında sıkışmıştır. Belgesel, dışarıdan getirilen "demokrasi" kavramının, o topraklarda yaşayan insanlar için ne kadar karmaşık, tehlikeli ve bazen imkansız olduğunu gözler önüne serer.
Sıradan İnsanın Trajedisi: Film, savaşı sadece stratejik bir olay olarak değil, bir doktorun günlük yorgunluğu ve ailesinin korkusu üzerinden insancıllaştırır.
Görsel Tanıklık: Poitras, Amerikan ordusunun Ebu Gureyb hapishanesindeki varlığından, sokaktaki çatışmalara kadar pek çok ana tanıklık ederek savaşın gri alanlarını belgeler.
Siyasi Sorgulama: Film, "Özgürlük gerçekten silah zoruyla getirilebilir mi?" sorusunu doğrudan sormak yerine, izleyiciyi Dr. Riyadh'ın çaresizliğiyle baş başa bırakarak cevabı bize bırakır.
Oscar Adaylığı: 79. Akademi Ödülleri'nde (2007) "En İyi Belgesel Film" dalında aday gösterilmiştir.
Laura Poitras'ın Yükselişi: Bu film, yönetmenin "9/11 Sonrası Amerika" üçlemesinin ilk halkasıdır ve onun araştırmacı belgeselcilikteki ustalığını dünyaya kanıtlamıştır.
Gerçek Irak'ı Görmek İçin: Haber bültenlerinin ötesinde, işgal altındaki bir toplumun gerçek dokusunu ve insanların hissettiklerini anlamak için.
Siyasi Bilinç: Ortadoğu tarihinin en kritik dönemlerinden birine, bir Iraklı vatandaşın ve doktorun perspektifinden bakmak için.
Belgesel Sanatı: Bir yönetmenin tehlikeli koşullar altında nasıl bu kadar samimi ve tarafsız bir iş çıkarabileceğine tanık olmak için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...