
New York in New York, New York’tan İstanbul’a gelmiş, plaza hayatının ve modernizmin zirvesinde yaşayan fotoğrafçı Dilber’in hikâyesini merkezine alıyor. Dilber, bir gece kaza eseri bir adamın ölümüne sebep olur. Bu trajedi, onu ölen adamın ailesiyle, yani muhafazakâr ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir dünyayla karşı karşıya getirir. Dilber, içine düştüğü vicdan azabından kurtulmak için ölen adamın evine giderek kendisini ailesine affettirmeye çalışır.
Film, iki uç dünyanın; yani batılılaşmış, özgürlükçü New York hayali kuran modern profil ile Anadolu geleneklerini İstanbul’un göbeğinde yaşatan bir ailenin çarpışmasını işliyor. Dilber, bu evde hapis mi kalacaktır yoksa vicdanını mı özgürleştirecektir? Bu sorunun cevabı, izleyiciyi klostrofobik bir ev ortamında geçen, gerilim ve dramın iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkarıyor.
Filmin başrolünde Rafael Cemo Çetin yer alıyor. Genç oyuncu, Dilber karakterinin yaşadığı kültürel şoku ve içsel parçalanmayı kendine has tarzıyla yansıtıyor. Ona eşlik eden isimler arasında ise Mine Kılıç ve tecrübeli oyuncu Ahmet Yıldırım bulunuyor.
Mine Kılıç, ölen adamın eşi rolünde sergilediği performansla, intikam ve acı arasındaki o ince çizgiyi izleyiciye hissettirmeyi başarıyor. Oyuncu kadrosu, özellikle evin içindeki o baskıcı ve tekinsiz havayı koruma konusunda oldukça tutarlı bir oyunculuk sergiliyor. Karakterlerin birbirlerine olan bakışları, diyaloglardan çok daha fazla şey anlatıyor.
Yönetmen Muammer Koçak ve Serdar Akkuş’un imzasını taşıyan yapım, 90'lı yılların kült filmi "İstanbul Kanatlarımın Altında" gibi projelere imza atan Sinan Çetin’in yapımcılığında hayata geçirilmiş bir yeniden çevrim (remake) niteliği taşıyor. Film, görselliği ve mekan kullanımıyla modern bir klostrofobi yaratıyor. Renk paleti ve ışık oyunları, Dilber’in ruh halindeki kaosu ve evin boğucu atmosferini destekliyor. Hikâye, toplumsal sınıf farklarını ve "öteki" olma durumunu sert bir dille eleştiriyor.
Kültürel çatışma temalı dramları sevenler, tek mekânda geçen gerilimli hikâyelerden hoşlananlar ve toplumsal zıtlıkların birey üzerindeki etkisini merak eden izleyiciler bu yapımı tercih edebilir. Eğer yerli dram kategorisinde alışılmışın dışında bir görsel dil ve hikâye yapısı arıyorsanız, New York in New York ilginizi çekebilir.
Filmi izlemek için en önemli neden, 1993 yapımı orijinal "Berlin in Berlin" hikâyesinin günümüze ve İstanbul'un modern çelişkilerine nasıl uyarlandığını görmektir. Sinan Çetin ekolünün izlerini taşıyan yapım, Türkiye’nin bitmek bilmeyen "Doğu-Batı" sentezi sancılarını bir evin içine sığdırarak anlatıyor. Provokatif sahneleri ve rahatsız edici atmosferiyle, izleyiciyi konfor alanından çıkaran bir yapıya sahip.
Vicdan ve Kefaret: Yapılan bir hatanın bedelini ödeme çabası.
Kültürel Çarpışma: Modern yaşam tarzı ile muhafazakâr geleneklerin çatışması.
Hapis Hayatı: Sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da bir mekâna ve duruma hapsolma.
Bu filmin temelini oluşturan ve Türk sinema tarihinin önemli yapımlarından biri olan Berlin in Berlin filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, benzer bir kültürel çatışma ve aile içi gerilimi işleyen Duvara Karşı (Gegen die Wand) veya toplumsal sınırları zorlayan Pusher gibi yapımlar da ilginizi çekebilir.
Film, Sinan Çetin’in oğlu Rafael Cemo Çetin’in başrolünde yer aldığı ve babasının ikonik filminin bir nevi mirasını devraldığı bir projedir. Çekimlerin büyük çoğunluğu kapalı bir ev ortamında gerçekleştirilmiş, bu da oyuncuların performansları üzerindeki odaklanmayı artırmıştır. Film, vizyona girdiği dönemde cesur sahneleri ve orijinal filme olan sadakati/farklılıklarıyla sinema çevrelerinde çeşitli tartışmalara yol açmıştır.
Hayır, bu film 1993 yapımı "Berlin in Berlin" filminin modern bir yeniden çevrimidir (remake). Konu benzerdir ancak karakterler ve mekanlar güncellenmiştir.
Filmin adı New York in New York olsa da hikâye İstanbul’da geçmektedir. İsim, karakterin iç dünyasındaki Amerikan rüyası ile İstanbul gerçekliği arasındaki ironiye vurgu yapmaktadır.
Barındırdığı şiddet öğeleri, bazı cesur sahneler ve ağır dramatik yapısı nedeniyle çocuk izleyiciler için uygun değildir ve belirli bir yaş sınırı ile vizyona girmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...