
Dram, Tarih

Richard Nixon

Pat Nixon

Alexander Haig

E. Howard Hunt

J. Edgar Hoover

John Mitchell

Ron Ziegler

John Dean

Henry Kissinger

Hannah Nixon
Nixon, 37. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon’ın hayatını, çocukluğundan itibaren şekillenen karmaşık psikolojik yapısı üzerinden ele alan destansı bir anlatıdır. Film, Nixon’ın Quaker bir ailede büyümesinden, hırslı bir hukukçu olarak siyasete girişine ve nihayetinde dünyanın en güçlü koltuğuna oturuşuna kadar geçen süreci bir yapboz gibi birleştirir. Ancak bu başarı hikâyesi, Nixon’ın iç dünyasındaki derin güvensizlikler, sevilme arzusu ve rakiplerine karşı duyduğu amansız öfke ile gölgelenir.
Watergate skandalının patlak vermesiyle birlikte film, Beyaz Saray’ın koridorlarında yaşanan gerilimi ve Nixon’ın kendi kurduğu labirentte nasıl sıkıştığını sarsıcı bir dille aktarır. Oliver Stone, bir başkanın portresini çizerken sadece siyasi olaylara değil, bir insanın vicdanı ve hırsları arasındaki savaşa da odaklanır. Nixon, bir adamın kendi elleriyle inşa ettiği devasa imparatorluğun altında kalışının hüzünlü ve karanlık öyküsüdür.
Anthony Hopkins, Richard Nixon rolünde kariyerinin en etkileyici performanslarından birini sergiliyor. Sadece bir taklitçilikten öteye geçerek, Nixon’ın omuzlarındaki ağırlığı, sesindeki titremeyi ve gözlerindeki kuşkuyu izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Hopkins’in performansı, karaktere hem korkutucu bir otorite hem de derin bir insani çaresizlik katıyor.
Joan Allen, Nixon’ın eşi Pat Nixon rolünde, kocasının hırsları ve yalnızlığı arasında köprü olmaya çalışan vakur kadın portresiyle adeta devleşiyor. Kadroda yer alan Ed Harris, James Woods, Powers Boothe ve Bob Hoskins gibi usta isimler, Beyaz Saray bürokrasisinin soğuk ve stratejik dünyasını mükemmel bir uyumla canlandırıyorlar. Her bir oyuncu, Amerikan siyasi tarihinin bu en karanlık dönemine dair güçlü birer tanıklık sunuyor.
Yönetmen Oliver Stone, bu filmle biyografik sinemanın sınırlarını zorlayarak son derece stilize, hızlı kurgulu ve psikolojik derinliği olan bir başyapıta imza atıyor. Nixon, sadece kronolojik bir hayat hikâyesi değil; aynı zamanda Amerikan siyasetinin ruhuna dair yapılmış bir otopsi gibidir. Stone, siyah-beyaz ve renkli çekimleri bir arada kullanarak belgeselvari bir gerçeklik ile operatik bir trajedi arasında gidip gelen bir atmosfer yaratıyor. Üç saati aşan süresine rağmen, John Williams’ın görkemli müzikleri ve akıcı anlatımı sayesinde izleyiciyi politik bir gerilimin tam kalbinde tutmayı başarıyor.
Siyasi tarihin perde arkasına ilgi duyan ve güçlü karakter analizlerinden hoşlanan herkes bu filmi izlemelidir. Amerikan siyasetinin nasıl işlediğini ve "güç" kavramının insanı nasıl dönüştürdüğünü merak edenler için bu yapım bir ders niteliğindedir. Ayrıca, Anthony Hopkins’in oyunculuk dehasını görmek isteyenler ve Oliver Stone sinemasının o hırçın, sorgulayıcı dilini sevenler için nitelikli bir dram filmleri örneğidir. Tarihsel olayları bir şahsiyetin psikolojisi üzerinden okumayı sevenler bu biyografik anlatıdan büyük keyif alacaktır.
Bu film, Nixon’ı ne bir kahraman ne de sadece bir cani olarak gösterir; onu tüm zaafları, korkuları ve zekasıyla bir "insan" olarak ele alır. Watergate skandalının ötesine geçerek, bir liderin yalnızlığını ve kitlelerin onayını alma konusundaki saplantısını harika bir görsellikle işler. Sinema tekniği açısından ders niteliğinde olan kurgusu ve dönemin ruhunu yansıtan kostüm ve sanat tasarımıyla, türünün en olgun örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Güç ve Yolsuzluk: Mutlak gücün bireyi nasıl yozlaştırdığı ve paranoid bir yapıya sürüklediği.
Baba ve Oğul Figürü: Nixon’ın çocukluk travmalarının ve ailesine kendini kanıtlama çabasının siyasi kariyerine etkisi.
Amerikan Rüyası ve Çöküş: En dipten en tepeye tırmanan bir adamın, yine kendi hatalarıyla düşüşü.
Siyasi hırsı ve medya ile olan savaşı işlemesi bakımından All the President's Men (Başkanın Bütün Adamları), bu filmin en doğal tamamlayıcısıdır. Ayrıca, Oliver Stone’un diğer başkanlık filmleri olan JFK ve W. de benzer bir siyasi perspektif sunduğu için bu türdeki başarılı dram filmleri listesine eklenebilir. Steven Spielberg imzalı Lincoln de liderlik portresi açısından iyi bir karşılaştırma sunar.
Film, 1996 yılında 4 dalda Oscar adaylığı elde etmiştir. Anthony Hopkins, Nixon rolünü kabul etmeden önce kararsız kalmış, ancak yönetmen Oliver Stone’un ısrarı ve senaryonun derinliği üzerine teklifi kabul etmiştir. Filmde kullanılan bazı diyaloglar, Watergate skandalı sırasında kaydedilen gerçek Beyaz Saray ses kayıtlarından birebir alınmıştır. Çekimler sırasında Nixon’ın kızı Tricia Nixon Cox’un prodüksiyonu ziyaret ettiği ve Hopkins’i babasına şaşırtıcı derecede benzettiği söylenir.
Film tarihi gerçeklere sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalışsa da, Oliver Stone karakterlerin iç dünyalarını ve özel görüşmelerini dramatize ederek biyografik bir kurgu oluşturmuştur.
Watergate skandalı filmin merkezinde yer almaz; ancak Nixon'ın çöküşünü hazırlayan nihai süreç olarak hikâyenin tümüne yayılan bir gerilim unsuru olarak kullanılır.
Yönetmen Oliver Stone, bu teknikle hem izleyiciye bir arşiv belgesi hissi vermek istemiş hem de Nixon’ın geçmişi ile bugünü arasındaki duygusal geçişleri vurgulamıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...