
Komedi
Benito ve Carolo, sinemaya tek kelimeyle tapan ancak bu tutkularını profesyonel bir mecraya dökememiş iki "kaybeden" arkadaştır. Kendi dünyalarında yaşayan bu ikili, hayallerindeki başyapıtı (Obra Maestra) çekmek için kimseden destek bulamayınca işleri kendi yöntemleriyle halletmeye karar verirler. Hedeflerinde ise dönemin popüler ve güzel yıldızı Amanda Castro vardır. Benito, Amanda’nın kendi çekecekleri filmde oynaması gerektiğine öylesine inanmıştır ki, genç kadını kaçırarak ıssız bir çiftliğe hapseder.
Amanda, başlangıçta bu durumu bir şaka ya da tanıtım çalışması sansa da, çok geçmeden kendisini amatör bir yönetmen ve onun tuhaf asistanının insafına kalmış bir halde bulur. Benito’nun tek amacı sanatsal bir şaheser yaratmaktır; ancak bu süreçte işlediği suçlar ve sergilediği dengesiz tavırlar, seti tam bir kaos alanına dönüştürür. Obra Maestra, sinema sanatına duyulan aşkın bir insanın aklını nasıl başından alabileceğini hem güldüren hem de geren bir dille anlatıyor.
Filmin başrolünde İspanyol sinemasının sevilen ismi Santiago Segura, takıntılı yönetmen Benito rolünde harikalar yaratıyor. Segura’nın karakterine kattığı o hem itici hem de acınası hava, filmin kara komedi dengesini kuran en önemli unsurlardan biri. Carolo rolündeki Gabino Diego ise, suç ortağı ve sadık asistan olarak sergilediği saflıkla hikayeye absürt bir mizah katıyor.
Amanda Castro karakterine hayat veren Ariadna Gil, sadece güzelliğiyle değil, içine düştüğü çaresiz durumdaki güçlü duruşuyla da dikkat çekiyor. Gil’in performansı, filmin editoryal olarak bir "rehin alma" hikayesinden çok, karakterler arasındaki tuhaf güç dengesine odaklanmasını sağlıyor. Oyuncuların tamamı, yönetmen David Trueba’nın vizyonuna uygun şekilde, karikatürize olmaktan kaçınan ama hayatın içindeki o tuhaflığı yansıtan bir oyunculuk sergiliyor.
David Trueba, bu filminde sinema endüstrisine ve "auteur" sinemacı kompleksine çok zekice bir eleştiri getiriyor. 2011 yapımı bu yabancı film, her ne kadar bir suç hikayesi gibi başlasa da, aslında yaratıcılık sancıları ve takdir edilme arzusu üzerine derin bir taşlama niteliği taşıyor. Filmin çekim dili, Benito’nun amatör ruhunu yansıtan sahnelerle profesyonel kurgunun iç içe geçtiği dinamik bir yapıya sahip. Tempo, karakterlerin arasındaki çatışmalar arttıkça yükselirken, İspanyol sinemasına has o sıcak ama iğneleyici mizah filmin geneline yayılıyor.
Sinema yapım süreçlerine ilgi duyan, bağımsız ve farklı anlatımlardan hoşlanan izleyiciler bu filme bayılacaktır. Eğer "film içinde film" temalı yapımları seviyorsanız ve kara mizahın o sınırları zorlayan yapısı ilginizi çekiyorsa, Obra Maestra mutlaka listenizde olmalı. Almodóvar sinemasının o renkli ama bir o kadar da karanlık atmosferini seven izleyiciler için de bu komedi filmi oldukça doyurucu bir alternatif sunuyor.
Bu filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, sinemayı bir tutkudan ziyade bir "hastalık" olarak ele almasıdır. Bir başyapıt yaratma arzusunun ahlaki değerleri nasıl yok sayabildiğini görmek, izleyiciyi hem güldürüyor hem de kendi değerlerini sorgulatıyor. Ayrıca, İspanyol sinemasının o kendine has samimiyetini ve karakter derinliğini en iyi şekilde yansıtan modern örneklerden biri olması, filmi izlemek için başlı başına bir sebep.
Sanat ve Saplantı: Bir yaratım süreci için nelerin feda edilebileceği.
Gerçek ve Kurgu: Benito’nun kendi filmiyle gerçek hayat arasındaki sınırı kaybetmesi.
Hayal Kırıklığı: Yeteneksiz ama azimli birinin toplum tarafından reddedilişinin yarattığı yıkım.
Kadın ve İktidar: Bir kadının, kendisini nesneleştiren bir sistem içinde hayatta kalma mücadelesi.
Bu filmin sunduğu o sinema odaklı ve absürt suç atmosferini sevdiyseniz, Martin Scorsese imzalı The King of Comedy (Komediler Kralı) veya benzer bir kaçırılma ve yaratıcılık temasını işleyen Misery (Ölüm Kitabı) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca İspanyol kara komedisinin bir diğer başarılı örneği olan Common Wealth (La Comunidad) de benzer bir editoryal çizgide, heyecan dolu bir macera filmi tadı sunacaktır.
Yönetmen David Trueba, senaryoyu yazarken sinema dünyasında karşılaştığı "narsist" kişiliklerden ilham aldığını belirtmiştir.
Film, sınırlı bir bütçeyle çekilmesine rağmen, senaryosunun özgünlüğü sayesinde eleştirmenlerden tam not almıştır.
Filmde Benito’nun çektiği "film sahneleri", izleyiciye o amatörlük hissini verebilmek için özellikle farklı formatlarda kaydedilmiştir.
Hayır, film bir kaçırma olayını konu alsa da, yaklaşımı daha çok kara komedi ve dram üzerinedir; şiddetten ziyade durum komedisine odaklanır.
Hayır, film tamamen kurgusaldır ancak sinema tarihindeki pek çok saplantılı yönetmen ve oyuncu ilişkisinden izler taşır.
Film orijinal olarak İspanyolca çekilmiştir ve İspanyol kültürünün o kendine has mizah kodlarını taşır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...