
Yetimhanede büyüyen küçük Oliver Twist, daha fazla yemek istediği için cezalandırıldıktan sonra bir cenaze levazımatçısının yanına verilir. Buradan kaçarak Londra’nın tekinsiz sokaklarına düşen Oliver, burada "Artful Dodger" lakaplı kurnaz bir çocukla tanışır. Dodger onu, çocukları birer hırsız olarak yetiştiren yaşlı ve gizemli Fagin’in (Ben Kingsley) yanına götürür.
Oliver, bu suç dünyasının içinde saflığını korumaya çalışırken, hayat onu varlıklı Bay Brownlow ile karşılaştırır. Ancak hırsız çetesinin acımasız üyeleri Bill Sikes ve Nancy, Oliver’ın geçmişini ve çetenin sırlarını korumak için onu geri çekmeye kararlıdır. Film, bir çocuğun yoksulluk ve kötülük sarmalından kurtulup ait olduğu yeri bulma çabasını anlatır.
Filmde özellikle yan karakterler ve atmosferi tamamlayan yüzler ön plana çıkıyor:
Barney Clark (Oliver Twist): Oliver’ın masumiyetini ve savunmasızlığını büyük bir doğallıkla yansıtıyor.
Ben Kingsley (Fagin): Karakterin hem ürkütücü hem de acınası yanlarını muazzam bir makyaj ve oyunculukla birleştiriyor. Kingsley’nin Fagin yorumu, sinema tarihinin en iyilerinden biri kabul edilir.
Mark Strong (Toby Crackit): Sert ve karizmatik duruşuyla yeraltı dünyasının tehlikeli figürlerinden birine hayat veriyor.
Jamie Foreman (Bill Sikes): Filmin asıl karanlık yüzü ve şiddet unsuru olarak izleyicide gerçek bir korku uyandırıyor.
Jeremy Swift (Mr. Bumble): Yetimhanedeki o sevimsiz ve otoriter figürü başarıyla canlandırıyor.
Roman Polanski’nin Vizyonu: Kendi geçmişinde de benzer zorluklar yaşayan Polanski, filmi bir masal gibi değil, sert bir toplumsal eleştiri gibi kurguluyor.
Görsel Tasarım: Çek Cumhuriyeti’ndeki stüdyolarda devasa bir set olarak kurulan 19. yüzyıl Londra’sı, Pawel Edelman’ın görüntü yönetmenliğiyle adeta o dönemin bir tablosu gibi görünüyor.
Müzik: Rachel Portman’ın dokunaklı melodileri, filmin duygusal yükünü ve Oliver’ın yalnızlığını çok iyi destekliyor.
Edebi Sadakat: Dickens’ın karmaşık olay örgüsünü, ana temalara (yoksulluk, sınıf farkı, merhamet) sadık kalarak 130 dakikalık akıcı bir yapıya kavuşturuyor.
Yoksulluk ve Çocuk Hakları: Sanayi Devrimi sonrası toplumun en altındakilerin yaşadığı trajediler.
Kötülük ve Merhamet: İnsanın doğuştan mı kötü olduğu yoksa şartların mı onu suçlu yaptığı sorgusu.
Aidiyet: Kimsesiz bir çocuğun, her türlü zorluğa rağmen bir aile ve güvenli bir yuva arayışı.
Polanski, bu filmi kendi çocukları için çektiğini belirtmiştir. Filmin prodüksiyonu sırasında Prag’da kurulan set, o güne kadar Avrupa’da inşa edilmiş en büyük dış mekan setlerinden biriydi. Fagin karakterinin makyajı ise o kadar başarılıydı ki, Ben Kingsley set aralarında tanınmıyordu.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...