

Victor Van Dort (voice)

Corpse Bride (voice)

Victoria Everglot (voice)

Nell Van Dort / Hildegarde (voice)

William Van Dort / Mayhew / Paul the Head Waiter (voice)

Maudeline Everglot (voice)

Finis Everglot (voice)

Barkis Bittern (voice)

Pastor Galswells (voice)

Elder Gutknecht (voice)
19. yüzyılın kasvetli ve disiplinli bir Avrupa kasabasında geçen hikâye, ailelerinin zoruyla evlendirilmek üzere olan Victor Van Dort ve Victoria Everglot’un etrafında şekilleniyor. Victor, evlilik provası sırasında yaşadığı sakarlıklar ve heyecan nedeniyle ormana kaçar. Kendi kendine yeminini tekrar ederken, yüzüğü yanlışlıkla bir ağaç dalı sandığı iskelet parmağa takar. Ancak bu dal aslında toprağın altında adalet bekleyen Emily adında bir ölü geline aittir.
Victor, kazara evlendiği Emily tarafından yeraltı dünyasına götürülür. Beklediğinin aksine ölüler dünyası, yukarıdaki sıkıcı ve gri dünyadan çok daha canlı, neşeli ve renkli bir yerdir. Victor, kalbi hâlâ atan Victoria’ya dönmek ile kendisine karşılıksız bir sevgi duyan Emily’nin hüzünlü dünyası arasında sıkışıp kalırken; gerçek sevginin, fedakârlığın ve adaletin ne olduğunu keşfedeceği karanlık ama umut dolu bir yolculuğa çıkar.
Filmin seslendirme kadrosu, Tim Burton’ın fetiş oyuncularının devleştiği bir şölen sunuyor. Johnny Depp, Victor Van Dort karakterine o meşhur kırılgan, çekingen ve naif dokusunu sesiyle harika bir şekilde aktarıyor. Emily, yani Ölü Gelin rolünde Helena Bonham Carter, karakterin hem trajik geçmişini hem de sevgi dolu kalbini sesindeki derinlikli hüzünle iliklerinize kadar hissettiriyor.
Victoria Everglot karakterine hayat veren Emily Watson ise masumiyetin ve sadakatin sesi oluyor. Yan kadroda Christopher Lee’nin otoriter sesi ve Danny Elfman’ın müziğiyle canlanan karakterler, filmin editoryal kalitesini zirveye taşıyor. Karakter tasarımları, seslendiren sanatçıların fiziksel özellikleriyle o kadar uyumlu ki, animasyon olmalarına rağmen gerçek birer performans izlediğiniz hissine kapılıyorsunuz.
Tim Burton ve Mike Johnson’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, stop-motion tekniğinin zirve noktalarından biri olarak kabul edilir. Görsel dil, "yaşayanların dünyası"nı monokrom ve sıkıcı tonlarla yansıtırken, "ölülerin dünyası"nı cazın ve renklerin hakim olduğu bir şölene dönüştürerek toplumsal bir hiciv de sunuyor. Müzikal bölümler hikâyeye mükemmel eklemlenmiş; tempo ise neşeli anlar ile yürek burkan sahneler arasında kusursuz bir denge kuruyor.
Gotik estetiğe hayran olanlar, hüzünlü romantik hikâyelerden hoşlananlar ve her yaştan sinemasever bu filmi izlemeli. Eğer animasyon filmi dendiğinde sadece çocuklara yönelik yapımlar gelmiyorsa aklınıza, bu editoryal derinliği olan masal sizi büyüleyecektir. Aynı zamanda fantastik film türündeki yaratıcı dünyaları ve stop-motion sanatının el emeği dokusunu sevenler için kaçırılmayacak bir yapım.
Bu film, ölüm temasını korkutucu olmaktan çıkarıp hüzünlü bir estetiğe ve hatta yaşama dair bir kutlamaya dönüştürüyor. Emily’nin trajik hikâyesi üzerinden anlatılan "yarım kalmışlık" duygusu, sinema tarihinin en etkileyici final sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Görsel tasarımı ve duygusal derinliğiyle sadece bir çizgi film değil, zamansız bir sanat eseri.
Koşulsuz Sevgi ve Fedakârlık: Emily’nin Victor için yaptığı büyük seçim üzerinden işlenen tema.
Toplumsal Baskı: 19. yüzyıl aristokrasisinin evlilik ve statü üzerindeki katı kuralları.
Yaşam ve Ölüm Kontrastı: Yaşayanların ruhsuzluğu ile ölülerin neşesi arasındaki ironi.
Adalet ve Kefaret: Geçmişte işlenen bir suçun yıllar sonra aydınlanması.
Bu filmin gotik ve masalsı havasını sevdiyseniz, yine Tim Burton imzalı olan The Nightmare Before Christmas kesinlikle ilk tercihiniz olmalı. Stop-motion tekniğinin bir diğer karanlık ve başarılı örneği olan Coraline veya bir köpeğin ölümden dönüşünü anlatan Frankenweenie, benzer bir görsel ve duygusal tat sunacaktır.
Filmin çekimleri sırasında her bir karakterin ifadesini değiştirmek için yüzlerce farklı kafa tasarımı kullanılmıştır.
Emily’nin gelinliği ve duvağı, stop-motion teknolojisinde ilk kez kullanılan özel kumaş simülasyonlarıyla hareket ettirilmiştir.
Tim Burton, bu filmi çekerken aynı zamanda "Charlie'nin Çikolata Fabrikası" filminin setinde çalışmaktaydı; her iki filmde de Johnny Depp ve Helena Bonham Carter başroldedir.
Genel izleyici kitlesine uygun olsa da, taşıdığı melankolik temalar ve gotik görsellik nedeniyle yetişkinlerin de büyük bir derinlik bulacağı "her yaşa uygun" bir masaldır.
Emily, sevdiği adamla kaçmaya karar verdiği gece, o adam tarafından mücevherleri için kandırılmış, öldürülmüş ve ormanda bir ağacın altına gömülmüştür.
Evet, Victor karakteri filmde duygularını ifade etmek için sık sık piyano çalar; özellikle Emily ile olan piyano düeti sahnesi filmin en ikonik anlarından biridir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...