

Stuntman Mike

Zoë Bell

Abernathy

Arlene

Jungle Julia

Kim

Pam

Shanna

Lee

Warren
Austin, Teksas’ın neon ışıklı barlarında geceye akan bir grup genç kadın, eğlencenin tadını çıkarırken farkında olmadıkları bir gölge tarafından izlenmektedirler. Dublör Mike, modifiye edilmiş ve "ölüm geçirmez" (death proof) olduğunu iddia ettiği ürkütücü arabasıyla yolların tozunu atan eski bir Hollywood dublörüdür. Ancak Mike’ın bu demir yığınıyla tek amacı hız yapmak değil, kurbanlarını yüksek süratli ve ölümcül trafik kazalarına sürüklemektir.
Filmin ikinci yarısında Mike, yeni bir grup kadını gözüne kestirir; ancak bu sefer karşısındakiler sıradan kurbanlar değildir. Aralarında profesyonel dublörlerin de bulunduğu bu kadınlar, Mike’ın sadist oyununa aynı sertlikte karşılık vermeye kararlıdırlar. Kovalamaca tersine dönerken, asfaltta sadece lastik izleri değil, amansız bir hayatta kalma ve intikam mücadelesi kalacaktır. Death Proof, klasik bir gerilim filmi yapısını, Tarantino’nun eşsiz diyalogları ve nefes kesen araç sahneleriyle birleştiriyor.
Kurt Russell, Dublör Mike rolünde hem karizmatik hem de tekinsiz olmayı başararak karakterine muazzam bir derinlik katıyor. Russell’ın performansı, 70’lerin sert adam figürlerine bir selam niteliği taşıyor. Filmin asıl sürprizi ise dublörlükten oyunculuğa geçen Zoë Bell’dir. Bell, filmde kendi adıyla yer alarak, özellikle hareket halindeki bir aracın kaputunda sergilediği gerçek sahnelerle izleyiciyi büyülemektedir.
Rosario Dawson, Vanessa Ferlito ve Rose McGowan gibi isimler, Tarantino’nun o güçlü ve karakterli kadın figürlerini başarıyla canlandırıyorlar. Oyuncu kadrosu, yönetmenin uzun ve ritmik diyaloglarını o kadar doğal bir şekilde sunuyor ki, bu durum filmi sadece bir suç filmi olmaktan çıkarıp, karakter odaklı editoryal bir başarıya dönüştürüyor.
Quentin Tarantino, Death Proof ile sinema tarihindeki "Grindhouse" geleneğini modern bir dokunuşla yeniden canlandırıyor. Filmin kasıtlı olarak kullanılan "yıpranmış" görüntü efektleri, atlayan kareleri ve cızırtılı soundtrack'i, izleyiciyi 1970’lerin salaş sinema salonlarına götürüyor. Sinematografik açıdan bakıldığında, filmde CGI (bilgisayar efektli) sahnelerin yok denecek kadar az olması ve gerçek araç kazalarının kullanılması, yapıma çiğ ve vurucu bir gerçekçilik kazandırıyor. Spielberg’ün duygusal anlatımının aksine Tarantino, burada tamamen saf aksiyon, popüler kültür referansları ve fetişistik bir sinema dili üzerinden ilerliyor.
Hız tutkunları, otomobil kültürüne ilgi duyanlar ve "slasher" türüne farklı bir bakış atmak isteyenler bu filmi mutlaka izlemelidir. Eğer Tarantino’nun bol diyaloglu ve sonradan patlayan aksiyon sekanslarını seviyorsanız, Death Proof listenizde olmalı. Ayrıca, güçlü kadın karakterlerin merkezde olduğu bir intikam hikayesi arayanlar için bu aksiyon filmi tam bir tatmin noktası sunacaktır.
Sinema tarihinde çekilmiş en gerçekçi ve heyecan verici araba kovalamaca sahnelerinden birine tanıklık etmek için izlenmeli. Zoë Bell’in hiçbir güvenlik ipi olmadan saatte 100 kilometre hızla giden bir aracın üzerinde durduğu sahneler, bugünün dijital dünyasında eşine az rastlanır bir cesaret örneğidir. Ayrıca, Kurt Russell’ın oyunculuğuyla hayat bulan o "yaralı ama tehlikeli" antagonist figürünü incelemek oldukça keyiflidir.
İntikam ve Karşı Koyma: Av konumundaki karakterlerin avcıya dönüşme süreci.
Kadın Dayanışması: Erkek egemen ve şiddet yanlısı bir figüre karşı birlikte hareket etmenin gücü.
Nostalji ve Sinema Aşkı: 70’lerin B-tipi filmlerine ve dublörlük mesleğine duyulan saygı.
Şiddetin Estetiği: Şiddetin araçlar ve hız üzerinden stilize edilmiş bir dille sunulması.
Bu filmin yüksek oktanlı atmosferini sevdiyseniz, Robert Rodriguez imzalı ve bu projenin diğer yarısı olan Planet Terror filmini izlemelisiniz. Ayrıca araç odaklı gerilimlerin zirvesi sayılan Vanishing Point (1971) veya George Miller’ın epik dünyası Mad Max: Fury Road benzer bir adrenalin seviyesi sunacaktır.
Film, aslında Robert Rodriguez’in "Planet Terror" filmiyle birlikte "Grindhouse" adlı tek bir projenin parçası olarak vizyona girmiştir.
Zoë Bell, Kill Bill filmlerinde Uma Thurman’ın dublörlüğünü yapmıştır; Tarantino ondan o kadar etkilenmiştir ki bu filmde başrol vermiştir.
Dublör Mike’ın kullandığı 1970 model Chevy Nova, sinema tarihinin en ikonik kötü adam araçlarından biri olarak kabul edilir.
Filmdeki bar sahnesi, Tarantino’nun o meşhur uzun plan çekim tekniklerinin en başarılı örneklerinden birini içerir.
Film, bir "slasher" (seri katil) filmi mantığıyla başlar ancak ikinci yarısında yüksek tempolu bir aksiyon ve intikam filmine evrilir.
Hayır, Tarantino bu filmde dijital efektlerden kaçınmış ve tüm tehlikeli sürüş sahnelerini gerçek profesyonel dublörlerle, fiziksel araçlar kullanarak çekmiştir.
Bu durum bir hata değil, yönetmenin 70’lerin düşük bütçeli ve yıpranmış "Grindhouse" kopyalarına gönderme yapmak amacıyla kasten kullandığı sanatsal bir tercihtir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...